Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kızan ‘insan’ Atatürk

    Hürriyet Haber
    09 Kasım 2001 - 00:00Son Güncelleme : 09 Kasım 2001 - 00:01

    İNSAN kim olursa olsun bazen gülüyor, coşuyor, eğleniyor, bazen de kızıyor. Ya da kızdırıyorlar.Atatürk de bazı olaylarda kızıyor, azarlıyor, tavır koyuyor... Çünkü o da insan. Bugün size Ahmet Hamdi Başar'ın ‘‘Atatürk'le Üç Ay’’ isimli kitabından bir bölüm aktaracağım. Başar o yıllarda devlet memuru. Atatürk kendisini zaman zaman çağırıp fikirlerini soruyor ve 1930 yılında, yurt gezilerine götürüyor. Bu gezilerden birinde, Samsun'a gidiliyor. O sırada Serbest Fırka kapatılmış. Gericilerin toplandığı, cumhuriyet rejimine karşı odakların yuvalanmaya başladığı parti, bir emirle faaliyetine son vermek zorunda kalmış.Atatürk ve ekibi, Amasya'dan Samsun'a geliyor. Samsun Valisi Kazım Dirik Paşa, Atatürk'ün yakın silah ve çalışma arkadaşlarından biri. Fakat Atatürk ona kırgın. Samsun'da belediye başkanlığı seçimini kapatılan Serbest Fırka adayı, CHP adayı karşısında kazanmış, Vali de bu açıdan yardımcı olmuş. Şimdi Başar'ın kitabından, olayları özetle izleyelim: ‘‘Samsun'a vardığımızda akşam saat 21 olmuştu. Hiç görmediğimiz bir manzara karşısında kaldık. Çok büyük güvenlik önlemleri alınmıştı. Halk, süngülü asker kordonlarının arkasına sinmişti. Gazi ve bizler, bir düşman şehrine giren kumandan gibiydik. O Samsun ki, 1919 yılında Gazi'nin vatanı kurtarmak için ilk adım attığı yerdi. Bu manzara Atatürk'ü müthiş sinirlendirdi.’’Saat 22 oluyor, sofraya oturuluyor. Atatürk belediye reisinin nerede olduğunu soruyor. Reis bulunuyor ve geliyor. ‘‘Gazi, Reis'i soluna aldı ve kadehini ona doğru kaldırarak ‘İçelim' dedi. Reis önündeki su bardağını kaldırınca ‘Ne o Reis beyefendi, yoksa rakı günah diye içilmiyor mu?...' ‘Hayır efendim, yemek yemiş bulundum da...' ‘Yaaa, demek bizim geleceğimizi bilmiyordunuz, öyle mi...' ‘Yok efendim, teşrif-i devletinizi bütün halkla birlikte ben de bekliyordum...' ‘Şu halde beraber yemek yiyeceğimizi düşünebilirdiniz...' ‘Evet efendim, bendeniz de o şerefe nail olmak ümidindeydim. Fakat çağrılmadım.' Gazi, Vali'nin yüzüne baktı. Vali önüne bakmayı, lafa karışmamayı tercih ediyordu. Gazi sordu: ‘Vali Beyefendi, geleceğimizi ve bu akşam beraber yemek yiyeceğimizi Reis beyefendiye niçin haber vermediniz?'Verilecek cevap yok. Sofra devam ediyor... Sofrada söz diğer konularda dolaştıktan sonra Serbest Fırka'ya intikal ediyor.’’* * *Atatürk bu konuda görüşlerini, anılarını anlatıyor ve Belediye Reisi'ne dönerek ‘‘Zatıaliniz de fesh edilmiş bir partinin belediye reisi olarak vazifenize devam etmek istemezsiniz değil mi? İstifa ediniz, yeniden seçim yapılsın. Belki yine zatıaliniz seçilirsiniz’’ diyor. ‘‘Fakat Reis öyle yapmadı. ‘Bu seçim, halkın şahsıma bir güvenidir. Eğer istifa edersem, halkın bu güvenini kötüye kullanmış olurum. Eğer bendenizin bu görevde kalması arzu buyurulmuyorsa, hükümetin elinde kuvvet vardır. Seçimi fesheder, ben de halka karşı mahcup vaziyette kalmam' dedi. Bu beklenmedik cevap Gazi'yi sinirlendirmedi. Sakin bir sesle ‘Düşündüğünüz doğru. Arzu ettiğiniz gibi olsun' dedi. Sofrada konu eski anılara, günlük konulara doğru yayılıyor. Görünürdeki bu sessizliğe rağmen, yakında bir fırtına kopacağı hissediliyor. Bunu Belediye Reisi de hissetmiş olacak ki, biraz sonra, yarın önemli işleri olduğu bahanesiyle Gazi'den izin istiyor ve ‘Buyurunuz' emrini alınca sofradan kalkıp gidiyor...’’Eyvah, fırtına patlamak üzere... Çünkü bu yapılan, korkunç bir saygısızlık. Ahmet Hamdi Başar, anlatımını sürdürüyor:‘‘Bir iki dakika nefes bile almaktan korkarak sustuk. Sonra Gazi'nin sesi gürledi:‘Vali Paşa hazretleri, Belediye Reisi diye seçtiğiniz bu adamın yaptıklarını gördünüz mü? Her şeyden önce terbiyesiz. Şehirlerine misafir geliyoruz, soframıza yemek yemiş geliyor. İçki ikram ediyoruz, içmiyor. Sonra da, bir cumhurbaşkanı sofrasından, biz kalkmadan def olup gidiyor. Reisinizin hareketlerini beğendiniz mi?...'Kazım Dirik Paşa'nın haşlanması ve konunun devamı sabaha kadar sürdü.’’ Vali, iki gün sonra görevden alınıyor. ‘‘Bu hadiselerden sonra yine Samsun'da bir gece sofrada, şaka olsun diye şunları söylüyorum:‘Bakınız Paşam (müfettişlerden) Necati Bey'in yaptıklarına! Misafir olarak geldiğimiz bir şehrin valisine işten el çektirmiş.' Gazi bu konuda şakaya izin vermiyor. ‘Onu bizim emrimizle yaptı' diye konuyu kesiyor.’’ Atatürk de insan. Bazen kızıyor. Kızdırıyorlar. Bazen de gülüyor, eğleniyor. Paşa Kazım onu eğlendiriyor. Kim bu Paşa Kazım?Onu da pazar günkü yazımda anlatacağım. ‘‘Kızan İnsan Atatürk’’ten sonra, o yazıda ‘‘Gülen İnsan Atatürk’’ü göreceksiniz.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı