GeriKitap Sanat Uçmak ya da uçmamak, işte bütün mesele bu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Uçmak ya da uçmamak, işte bütün mesele bu

Uçmak ya da uçmamak, işte bütün mesele bu

Peter Brown, uçamayan Badi kuşlarıyla uçabilen Tezkanatlar arasındaki macerayı konu alan ‘Dodo’nun Uçuşu’ ile ayaklarımızı tam anlamıyla yerden kesiyor.

Sıradan konulara sınırsız bir hayal gücüyle yaklaşan Peter Brown, ‘Amazon En İyi Çocuk Kitabı’, ‘Publishers Weekly Yılın En İyi Kitabı’, ‘New York Times En İyi Resimli Kitap Ödülü’ gibi pek çok önemli ödülün sahibi bir yazar ve çizer. ‘Öğretmenim Bir Canavar’, ‘Arkadaşım Olacaksın’ ve ‘Bay Kaplan Yabana Çıkıyor’ ile tanıdığımız Brown, bu kez uçamayan Badi kuşlarla uçabilen kuşlar Tezkanatlar arasındaki bir macerayı konu alan ‘Dodo’nun Uçuşu’ ile ayaklarımızı tam anlamıyla yerden kesiyor.

Kim demiş Badiler uçamaz diye? Evet, son 50 milyon kere milyon yıldır uçamadıkları doğru ama artık Penguen, Devekuşu, Avustralya Devekuşu ve Kivi için değişim zamanı. Sadece Tezkanatlar’ın her şeye kuşbakışı bakabilmeleri ve eğlenmeleri hiç adil değil. Üstelik gökyüzündeyken nereye kaka yaptıklarına bile dikkat etmiyorlar. Tıpkı o sabah Penguen’in ceketine de yaptıkları gibi. Neyse ki Penguen bunun bir işaret olduğunu anlıyor da Badiler’in geleceğini tartışmak için arkadaşlarını etrafına topluyor. Ve uzun mu uzun tartışmalar sonunda karar veriliyor; Badiler uçacak. Yalnız tek sorun nasıl yapacaklarını bilememeleri.

Bunun için de yine uzun mu uzun araştırmalar yapıp aylarca köle gibi çalıştıktan sonra Dodo adını verdikleri, sıcak hava balonunu andıran bir uçma makinesi icat ediyorlar. Peter Brown’un isim seçiminin bir anlamı var elbette. Dodo kuşlarının da uçamayan kuşlar grubuna dahil olmalarının yanı sıra insan eliyle nesli tükenmiş ilk canlı türü oldukları biliniyor. Brown hikâyede konuya değinmemekle beraber Dodolara şahane bir selam gönderiyor.

Badiler Dodo’ya atladıkları gibi gökyüzünde alıyorlar soluğu. Böylece onlar için unutulmaz bir macera, bizler içinse bir kahkaha tufanı başlıyor. Yıllarca yerden yükselmeyi bekledikten sonra hayalini kurdukları her şeyi denemek hakları tabii. Suya çömlek atlayışı, bulutların tadına bakmak, hedefe tam isabet kaka yapmak bunlardan sadece birkaçı. Ama tüm dünyaya uçabildiklerini gösteremedikten sonra ne önemi var? Bunun için de yabankazı sürüsünün etrafında afralı tafralı birkaç akrobatik hareket yapmak yeter de artar bile. Anlayacağınız gökyüzünün altını üstüne getiriyorlar. Ta ki yüksek perdeden bir gümbürtüyle gelen yıldırımlı bir fırtınaya yakalanana dek. İşin kötüsü etrafta uçan, onlara yardım edebilecek tek bir canlı yok, tehlikeyi sezmiş olan yabankazı sürüsü ise onları duyamayacak kadar uzakta, yerde oturuyor. Ve Badilerin yabankazlarına seslerini duyurmaktan başka çareleri yok. Evet evet, daha demin “Bu Tezkanatlar işi baştan sona yanlış yapıyor, bir kez bile kanatlarımızı çırpmadık” diye alay ettikleri yabankazlarına...

Uçmak ya da uçmamak, işte bütün mesele bu

DODO’NUN UÇUŞU
Peter Brown
Çeviren: Sevin Okyay
Hep Kitap, 2019
32 sayfa, 28 TL

Yorumları Göster
Yorumları Gizle