GeriKitap Sanat Türkiye’nin yeni nesil sanatçıları bir arada
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türkiye’nin yeni nesil sanatçıları bir arada

Türkiye’nin yeni nesil sanatçıları bir arada

Bu yıl 65 üniversitenin 2018 mezunlarından 1200’e yakın başvuru alan Base, 94 yeni nesil sanatçının 105 yapıtını, Derya Yücel küratörlüğünde 23 Aralık’a kadar Galata Rum Okulu’nda sanatseverlerle buluşturuyor. ‘Base Talks’ kapsamında 50’den fazla profesyonel sanat insanını ağırlayacak Base’nin yeni nesil sanatçıları anlatıyor.

Bekir Dindar (Mimar Sinan GSÜ Fotoğraf): “Daha çok ekolojik işler üzerine yoğunlaştığım bir portfolyom var. Base; bu işlerin görülmesini, duyulmasını, bu tür konulara dikkat çekilmesini ve çalışmaların devamlılığı açısından sanatçıyı güdülemesi gerçekten çok değerli.”

Ayça Sertkaya (Marmara Üniversitesi GSF Seramik): “Base’de sergilenen çalışmalarımda değersizleşen iletişim hakkımızı, eskiden haberleşme ağı olarak kullanılan posta güvercinleri üzerinden ele aldım. Sanat kariyerime prestijli bir sergide başlamak benim için önemli bir ilk adım.”

Duygu Aydoğan (Eskişehir Osmangazi Üni. Sanat ve Tasarım): “‘Kopyalanabilen ve çoğaltılabilen bir çağda insan olmak, insan sonrasında insanın temsili ve diğer türlerle ilişkisi’ gibi konular üzerinden oluşturduğum ‘Posthuman/İnsan Sonrası’ isimli resim ve heykel çalışmalarımla seçildim. Base’in yeni diyaloglar kurmamda etkili olacağını düşünüyorum.”

Neslihan Kara (Mimar Sinan GSÜ Seramik ve Cam Tasarımı): “Mezun olduğumuzda kendimizi duyurmak o kadar kolay olmuyor maalesef. Seçilen yapıtımın ismi ‘Filtreli Hayatlar’. Sosyal medyayı aktif kullanıyorum. Gözlemlediğim bir şey var ki; sosyal medya artık bize iyi gelmiyor. Çünkü sosyal medya hesapları ‘sanal harikalar diyarları’na döndü. Ben de yapıtımda bunu seramikle anlatmaya çalıştım.”

Umut Kambak (Hacettepe Üni. GSF Seramik): Base’de tüm coğrafyadan farklı fikir ve pratiklerin bir arada görünür olması ilgimi çekiyor. Burada sunduğum yapıt; kentsel dönüşüm projesiyle yıkılan bir mahalledeki (Zeytinburnu) evin, zihnimde tekrar inşası ve kendine yeni bir yer araması üzerine kuruldu.”

Fatih Çankaya (Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üni. GSF Resim): Kendimi ifade edeceğim bir platform sunan Base’e ‘Sabit’ isimli fotoğraf çalışmalarımla katılıyorum. Gündelik bir tekstil malzemesi olan kumaşı kullanarak çektim bu fotoğrafları. İnsanın doğayı tahribata uğratmasını, kumaş imgesini eleştirel bir ifadeyle kullanarak anlatmaya çalıştım.”

N. Pınar Özen (Dokuz Eylül Üni. GSF Resim): İstanbul’da yaşayan sanatçılara nazaran kendimi sanat ortamında temsil edebilmenin zorluğunu daha fazla hissediyorum. Buraya seçilen ‘Bulutlar’ isimli enstalasyonumda ritmin devamlılığı ve sürekliliği ile seyircide gerçek dünyadan kopma ve hayal dünyasına sevk etmeyi amaçlıyorum.”

Aytuğ Aykut (Anadolu Üniversitesi GSF Resim): Katılan arkadaşlarım Base’in her açıdan kendilerini beslediğini ifade etmişlerdi. Burada yer alan ‘Medeniyet Fasikülleri’, eski kitap-ansiklopedi kapakları üzerine akrilik ve doğal boyaları kullanarak oluşturduğum çok parçalı bir seri. Temel derdi, insan türünün yıkıcılığının bir sonucu olarak artık sadece kitaplarda yaşayan, soyu tükenmiş hayvanları biraz hatırlatmak.”

Elif Büyüknohutçu (Marmara Üni. GSF Heykel): “Burada birçok insanla sanat yoluyla birebir iletişim kuracak olmayı iple çekiyorum. ‘Herkes’ adlı çalışmamla iktidar, gözetim, ayrıştırma araçlarıyla bireyin normlara uyumunu incelemekteyim. ‘İsimsiz’ adlı çalışmamda ise sandalyenin araçsallığını bozarak eksilen ve kaybolan işlevini vurguluyorum.”

Metin Alper Kurt (Hacettepe Üni. GSF Heykel): “Base’i yeni kapıların açılacağı nitelikli bir platform olarak görüyorum. Betonlaşma ve tüketim kültürüyle içinde yaşadığımız dünya siyah bir lekeye dönüşüyor. Buradaki işimde inşaat sektörünün sunduğu nesnelerin işlevselliğini, dünya haritası kapsamında topografik bir açıdan ele alıyorum.”

Dicle Naz Tohumcu (İstanbul Bilgi Üni. Sinema-TV Bölümü): “Yeni mezun sanatçılara böyle bir imkân tanınması çok kıymetli. ‘Cevher’, Markus Hoffmann’la yaptığım ortak bir çalışma. Antroposen çağında yaşam alanımızla ilişkimizi, geçmiş ve geleceğini sorgulamaktan çok soran bir iş. Özetle Bikini Atolü’nden Yozgat’a uzanan radyoaktif bir yolculuk.”

Saadet Güler (Muğla Sıtkı Koçman Üni. GSF Resim): “Yeni umutlar, yeni hayaller, sanat yolculuğuna bir adım daha atmaya yardımcı olması için buradayım. Seçilen enstalasyonum ‘Tutsak Endişeler’de anlatmaya çalıştığım anksiyete, yani stres (kaygı) bozukluğu. Herkesin umudunu yitirdiği durumlar olmuştur. Vurgulamak istediğim nokta buydu.”

Yorumları Göster
Yorumları Gizle