GeriKitap Sanat Tolstoy’un çok acıklı son yılı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tolstoy’un çok acıklı son yılı

Tolstoy’un çok acıklı son yılı
Lev Nikolayeviç Tolstoy

Anna Karenina, Savaş ve Barış gibi başyapıtların yazarı Lev Nikolayeviç Tolstoy ölümünden bir yıl önce nasıl bir hayat yaşadı? Yasnava Polyana’dan yola çıktığında bavulunda hangi sorunları taşıdı? Biyografi yazarı Jay Parini, Tolstoy’un yakınlarının günlüklerinden şahane bir roman ortaya çıkarmış.

John Steinbeck, Robert Frost ve William Faulkner gibi yazarların biyografilerini yazan Guardian yazarı Jay Parini, Türkçeye çevrilen ‘Son İstasyon’da Tolstoy’un son bir yılını anlatıyor.
Önce Parini’nin yazma sürecinden bahsedelim: Parini, Napoli’de ikinci el kitaplar satan bir kitabevinde Tolstoy’un sekreteri Valentin Bulgakov’un yazarın son yılına dair tuttuğu günlüğü bulur. Çok geçmeden Tolstoy’un, 1910 yılında artık dikkat çekecek ölçüde genişlemiş olan yakın çevresinden kişilerin tuttuğu başka günlüklerin varlığını keşfeder ve onların peşine düşer. Parini, bu günlükleri defalarca okur ve sürecin romanını yazmaya oturur.

Roman bir zamanların görkemli çiftliği Yasnaya Polyana’da geçiyor, ancak Tolstoy 82 yaşındayken daha saf ve ruhsal bir hayat bulmak için yola çıkmaya karar verir. “Bu ev benim için dayanılmaz hale geldi” diyerek karlı, soğuk bir günde buradan yalnız başına kalmak üzere bir yolculuğa çıkar. Ne mümkün!
O artık Tolstoycular için İsa Peygamber kadar önemlidir. Etrafındakiler onun çatısı altında kalma, her gün onunla birlikte olabilmeyi bir ayrıcalık olarak görür. Kimse bulmadan yalnız başına ölmek mümkün değildir Tolstoy için...
Onu adeta bir mesih, bir kurtarıcı olarak görenlerin sayısı epey fazladır. Öyle ki, aslında Yasnaya Polyana’da kaldığı süre boyunca evinin önünden gazeteciler eksik olmaz.

Onlar için en büyük haberlerden biri eşiyle arasındaki anlaşmazlıktır. Tolstoy hareketinin amacı, yığınları pasif direnişe teşvik etmektir. O, özel mülkiyeti reddeder. Servetin herkesi baştan çıkardığına inanır. Dini yaşama bağlıdır, cinsel birlikteliği onaylamaz... Tüm varlığının kamu malı olması için imza atar...
Karısı Sofya Andreyevna’nın en büyük mücadelesi bunun önüne geçmektir. O, bu servetin çocuklarına ait olması gerektiğini savunur. En azından ‘Savaş ve Barış’ ile ‘Anna Karenina’nın telif haklarını üstüne almaya çalışır. Karısı onunla aynı dini ve siyasi görüşü paylaşmaz. Tolstoy hareketi içinde Sofya’yı seven tek bir kişi yoktur...

Tolstoy’un bu son yılı, belki de en zor yılı, bir anlamda ‘mesih’in servetini kime bırakacağı tartışmalarıyla geçer. İşte ölümle sonuçlanan o yolculuk Tolstoy’un tüm bu rezalete varan tartışmalardan bunalıp çıktığı yolculuktur.
Jay Parini, tüm o yılı karısı Sofya Andreyevna, doktoru, çocukları, “Benden daha Tolstoycudur” dediği can dostu Çertkov –ki Sofya için o ailesini yok etmek isteyen bir aptaldır- ile sekreteri Bulgakov’un tuttuğu notlar, günlükler ve mektuplar üzerinden anlatıyor.
Bernard Shaw ile mektuplaşmaları, idealizmi, dönemin Rus edebiyatı üzerine düşünceleri, Hıristiyanlık, Budizm ve daha birçok inanç hakkındaki görüşlerini de içeren kitapta Tolstoy’un zenginliği ve ayrıcalıklarından nasıl utandığını da göreceksiniz. Tolstoycuların sevmediği Kontes’le aralarındaki şeyin sadece uyumsuzlukla açıklanamayacağına, derinlerde yatan duyguya tanıklık edeceksiniz. Ve Tolstoy’un unutamadığı “Büyük olasılıkla şehvet olan güçlü bir duygunun peşindeydim, ama... aşka benziyordu” diye anlattığı Kazak kızıyla tanışacaksınız.

Söylemeye gerek yok. O huzuru bulmak için çıktığı yolculukta yerel bir tren istasyonunda hastalandı ve öldü...
‘Son İstasyon’u okuyun. Okumakla kalmayın, başrollerini Christopher Plummer ve Helen Mirren’ın paylaştıkları filmini de izleyin...

SON İSTASYON / TOLSTOY’UN  Tolstoy’un çok acıklı son yılı

SON YILI
Jay Parini
Çeviren: İlknur Özdemir
Alfa Kitap
320 sayfa, 24 TL.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle