GeriKitap Sanat Teknoloji Bill Viola’ya yetmiyordu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Teknoloji Bill Viola’ya yetmiyordu

Teknoloji Bill Viola’ya yetmiyordu

Bill Viola, video sanatının öncü ve dünyadaki en önemli isimlerinden biri. Borusan Contemporary’de açılan ‘Bill Viola: Geçici’, efsane sanatçının Türkiye’deki ilk kişisel sergisi. 40 yılı aşkın süredir insan olmanın gizemlerini, bu süreçte hızla gelişen teknolojiyi kullanarak inceleyen ve şu sıralar sağlık sorunları yaşayan Bill Viola’yı, Bill Viola Studio’nun idari direktörü Kira Perov’la konuştuk.

Bill Viola, hareketli görüntü alanında öncü olarak tanınıyor. Zamanında sanatsal bir mecra olarak kolayca kabul edilemeyen biçimleri ve yöntemleri kullanmanın zorlukları nelerdir?
60’ların sonunda ve 70’lerin başında gelişen pek çok yeni sanat biçimi vardı. Bunların kabulü çok yavaş oldu. Elbette çok heyecan verici bir dönemdi. Müzelerin bu biçimleri birer sanat biçimi olarak kabul etmesi uzun zaman aldı. Video festivalleri yapıldı, birçok yeni iş üretildi. Birdenbire bir sürü video çekildi ve video küratörleri ortaya çıktı. 1977 Documentası’nda Alman Manfred Schneckenburger, video ile çalışan ilk insanlardan biriydi. Nam June Paik oradaydı ve Bill (Viola) de oradaydı. 1976’da ‘Sizin İçin Ağlıyor’ adlı bir çalışma yaptı. Bu iş ilk defa uluslararası ölçekte bu sergide gösterildi. 70’lerin başlarında, daha önce sergilerimiz olmuştu, ancak ilk defa böyle bir görünürlük kazanmıştı. O zamanlar video izlemenin tek yolu, saatlerce video monitörünün önünde oturmaktı. Sıradan ziyaretçiler için bunu yapmak çok zordu, bu yüzden özel bir şeydi.

‘Sizin İçin Ağlıyor’ adlı eserin ardından neler yaşandı?
Bazı film festivalleri video bölümünü ekledi. Çok açık bir şekilde hatırlıyorum, 1983 yılında, John Hanhardt, Whitney Müzesi’nde çalışıyordu (New York) ve oradaki medya küratörüydü. Bill’e yeni bir iş sipariş etti ve Bill, ‘Bellek Tiyatrosu’nu üretti. İlk defa video diğer mecralarla birlikte gösteriliyordu; resim ve heykellerle yan yanaydı. Başka yerlerde de işleri göstermiştik, ancak bu sergi bizim için bambaşka bir şeydi. Long Beach Sanat Müzesi’nin önemli bir video sanat programı vardı. Küçük bir müze için alışılmadık bir medya merkezine sahipti. Sanatçıların eserlerini üretebilecekleri, post prodüksiyonlarını yapacakları bir yerdi.

Sanki kurumların ve tepkilerin zamansallıkları birbirinden çok farklıymış...
Kesinlikle çok farklıydı. Mesela New York, MoMA’daki Barbara London. Yeni işler ve yeni sanatçılar için bir proje alanı vardı. Bu alan elbette tuvalete giden yolun üzerindeydi. Video çalışmaları hep böyle yan alanlarda duruyordu. Ancak, 1979’da MoMA’da ‘Sizin İçin Ağlıyor’u gösterdik. 1987’de, proje alanında değil de ana alanda iki-üç yerleştirme içeren bir sergi yaptık ve tiyatroda da bazı şeyler gösterdik.

Bir röportajınızda, teknolojinin Viola’nın yapmak istediği şeyi yakalayamadığı zamanlar olduğunu söylemiştiniz. Bir örnek verebilir misiniz? Teknoloji ne zaman Viola için yeterli olmaya başladı?
En başından beri, Bill slow motion (ağır çekim) yapmak istiyordu. 70’lerin başında bunu yapmak gerçekten çok zordu. İlk başta, makaradan makaraya çalışıyordu ve bandın kendisini kullanarak yavaşlatmaya çalışıyordu. 1976’da, ‘Biri Kitlesel Bireyselleştirmeyle Gerçek Olan Dört Şarkı’ adlı bir çalışma gerçekleştirdi. Burada gerçekten slow motion ile deney yaptı. Bu çalışma, New York’taki bir televizyon kanalının siparişiydi. Wall Street’te sabah 5’te çekilmiş bir bölüm var. Silahı ateşliyor ve yankılanan şeyleri görebiliyorsunuz. Daha sonra kameraya yaklaşıyor ve silahı tekrar ateşliyor. Bu, videoda slow motion’ın başladığı bölümdür ve kameraya yaklaştıkça hareket de yavaşlar. Çok çaba gerektiren bir işti ama şimdi ne yaptığını izlemek çok güzel.

Viola’nın pratiği, hem formda hem de içerikte, dünyanın her yerinden gelen birçok geleneği kapsıyor. Bu çalışma biçimine nasıl ulaştı? Tarihi ve geleneksel malzemelerle çalışması onun için ne anlama geliyor?
Bill hep kamerayı farklı bir yere yönlendirdi. Başlarken en önemli şey bu. Örneğin bir video kasetle başlardık; sanırım 1994’te video kaset kullanmayı bıraktık. İmaj yapımının tarihi Yontma Taş Devri’yle başlar. Herkesin yaratıcı olma eğilimi vardır. Şimdi Buda heykeline sanat eseri diyoruz, ancak sanat o zamanlar kelime dağarcığının bir parçası bile değildi. Çağdaş sanatın bir işlevi olması gerekir ve çağdaş sanat alanında çalışanların da bu işlev üzerine düşünmesi gerekiyor.

Sergileme süreçleriyle ilgili tecrübelerinizi paylaşabilir misiniz? Bill Viola’nın pratiğinde zaman nasıl işliyor?
Sabretmek çok önemli. Beklediğiniz zaman, fikirlerinize sahip çıktığınız zaman koşullar, teknoloji bir araya gelerek doğru sergiler oluşturmanızı sağlıyor. İstanbul bizim için çok özel bir yer. 2005’te iki oğlumuzla birlikte burada vakit geçirdik. Şehrin katmanlı yapısı, Borusan Contemporary’deki ‘Bill Viola: Geçici’ sergisinin farklı bakış açılarından yorumlanabilmesini kolaylaştırıyor.
‘Bill Viola: Geçici’ sergisi 13 Eylül 2020’ye kadar Borusan Contemporary’de. Müzede ayrıca Turgut Uyar’dan alınan ilhamla Dr. Necmi Sönmez küratörlüğünde hazırlanan, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan bir seçkinin yer aldığı ‘Söylenir ve Yarım Kalır Bütün Aşklar Yeryüzünde II’ sergisi de görülebilir.

Teknoloji Bill Viola’ya yetmiyordu
İNSAN OLMANIN ANLAMI
Bill Viola’nın kompozisyonlarıyla büyüleyen işleri, içine sinmiş büyük anlatının ipuçlarıyla bizi içine çekerken, doğum, ölüm, korku, arzu ya da gerçeklikle ilgili daha öğrenmediğimiz bir şeyi kulağımıza fısıldıyor. Görsel netliğin zenginliği, insan ve insan olmanın ne demek olduğunun sorgulanması, çelişkilerle yüzleşilen tavır, izleyicinin eserlerin ardındaki hikâyeyi aramasına yol açıyor.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle