GeriKitap Sanat Tek başına...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tek başına...

Tek başına...

Seray Şahiner, yeni romanı ‘Kul’da tek başına hayata tutunmaya çalışan temizlikçi Mercan Hanım’ın hikâyesi üzerinden bir varoluş meramını dile getiriyor, kadın olmanın ne demek olduğunun altını kırmızı kalemlerle çiziyor.

Neresinden tutsa elinde kalır kimi insanların tek başınalık, oysa lükstür kimi zaman. Tek başına olmakla yalnız olmak arasında kocaman bir fark vardır. Biri bir tercihle oluş, diğeri kimin tarafından olduğu önemsiz bir kalıştır. İnsan başına gelen şeyin ne olduğunu anlayana kadar kendini düşünmekten kaçar. Heba eder zamanını. Sonra bir bakar ki kaçamıyordur artık, kendine çoktan yakalanmıştır. Düşünür durur içinden çıkılamayan, nedenli nedensiz terk edilmeleri.
2007’den bu yana yazıyor Seray Şahiner. Bir kadın olarak kadınlığa dair dertleri bol oyunlu bir dille anlatıyor. Acıyı acı gibi yazıp merhamet duyurmaktansa acıyı olağanlaştırıp durulaştırıyor. Bu olağanlık anlattıklarını sıradanlaştırmıyor, aksine okunanı gerçek kılıyor.
Son kitabı ‘Kul’da Mercan Hanım’ın hikâyesini anlatıyor Seray Şahiner. Bekliyor Mercan Hanım. Hayatı beklemekle geçiyor. Önce bir çocuğu olsun diye bekliyor, olmadıkça türbelere, camilere, cemevlerine, kiliselere giderken buluyor kendini. Eğer bir Allah varsa her yerde ve herkes için diye niyet ediyor her defasında, o sadece bir kul. Sonra giden kocasını bekliyor. Hayatı bir aralık kapı gibi kalıveriyor elinde. Ne ev yuva demek için ne sokak hayat. Her dermansız kalışında ya da ne yapacağını bilmediğinde bütün ibadethaneleri tekrar tekrar dolaşırken buluyor kendini. Olmayan parasıyla adaklar adıyor. Apartman merdivenlerini temizleyerek para kazanıyor Mercan Hanım. Evine dönüyor artık koynunda yatılacak birisi olmadığından, yatak odası olmaktan çıkan odasını terk edip çekyata geçiş yapıyor. Yatağı hayatında tek terk ettiği şey Mercan Hanım’ın. Televizyon karşısında geçiriyor gecelerini. Evde bir ses olsun diye sürekli açık tutuyor, televizyon kumandasıyla uyuyor. Oysa kendisi için istedikleri bambaşka değil olağan şeyler olan bir kadın. Bir çocuğu olsun, kocası geri dönsün, evini çekip çevirsin dışında bir dileği yok hayattan.
Beklerken biraz biraz eğleniyor da Mercan Hanım. Tek başına ilk defa sokağa çıkıyor, insanların mütemadiyen onu seyrettikleri endişesiyle. Oysa kadınlar seyredilmek için var derler koca koca erkekler diyerek fısıldamak istiyor insan Mercan Hanım’ın kulağına. Mahcubiyetinden çekinip söyleyemiyor. Başka bir şekilde varolmayı öğrenemiyor Mercan Hanım. Kulakları her daim tıkalı, kendini duymuyor.
Haftada en az bir kere gördüğünüz apartmanınızın merdivenlerini silen kadın Mercan Hanım. Dolmuşta, otobüste yan yana oturduğunuz. Kim bilir belki onun merdivenlerini sildiği apartman dairelerinin içerisinde eve girer girmez ses olsun diye televizyon yerine klasik müzik açan kadınlardan biri de sizsiniz. İnsan kendi sesini duyup kendinden korkmamak için doldurur evin içini asla muhatap bulamadığı seslerle.
Kul yaratandan ötürü yaradanlara sığınmış bir kadının hikâyesi, kendini yaratamadan kaybolup gidecek olanlardan biri belki. Sosyal konumunuz Mercan Hanım’la bir olmasa dahi okurken hayatınızdan farklı şekillerde ama yine de benzer beklemelerin geçtiğini görmeniz mümkün. ‘Antabus’la bir manifesto yazmıştı Seray Şahiner, öfkeyi kendince bir şenliğe çevirmişti. ‘Kul’ ile bir varoluş meramını dile getiriyor. Görünür olmanın, kadın olmanın ne demek olduğunun altını kırmızı kalemlerle çiziyor. Öğrenilmiş çaresizliğin öğrenilmiş bir takatsizlik olduğunu da gösteriyor.

Seray Şahiner yarın saat 14.00’te İzmir Kitap Fuarı’nda Can Yayınları standında kitaplarını imzalayacak.

KUL

Tek başına...

Seray Şahiner
Can Yayınları, 2017
151 sayfa, 14 TL. 


 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle