GeriKitap Sanat Tarihi baştan yazdıracak günlükler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tarihi baştan yazdıracak günlükler

Tarihi baştan yazdıracak günlükler

Sovyetler’in 1932-1943 arasındaki Londra Büyükelçisi İvan Mayski’nin tesadüf eseri bulunan günlükleri, tarih profesörü Gabriel Gorodetsky tarafından ‘Stalin ile Churchill Arasında’ adıyla kitaplaştırıldı. 2. Dünya Savaşı’na giden süreci anlatan doğrudan bir kaynak olan günlüklerle ilgili Gorodetsky, “Bu malzeme kullanılarak o dönemin tarihi yeni baştan yazılmalı” diyor.

1930 ve 1940’lı yıllarda Sovyet yetkililerden neredeyse hiçbiri kişisel günlük tutmadı. Çünkü bunun çok tehlikeli olduğunu biliyorlardı. O yıllarda dünya kamuoyunda ‘Büyük Temizlik’ olarak ifade edilen Sovyetler Birliği’ndeki ordu ve yönetim katındaki tasfiyeler sırasında bir gece ansızın Sovyet ajanları tarafından kapıları çalınabilirdi. Günlüklerdeki tek bir kelime bile hapis cezasına, çalışma kampına veya idama kadar götürebilirdi. ‘Büyük Temizlik’ sırasında bile günlük tutmayı sürdüren bir Rus diplomat ise ateşle oynuyordu: Londra Büyükelçisi İvan Mihayloviç Mayski...
Mayski, 1912’de Çarlık Rusya’nın siyasi sürgünü olarak ilk kez Londra’ya gitmişti. Eski bir Menşevik olan Mayski, devrimden sonra Sovyetler’in diplomatik kadrolarına girdi. Gelecekteki dışişleri komiserleri Georgiy Çiçerin ve Maksim Litvinov ile yakın ilişkiler kurdu. Sürgündeki yıllarında Mayski, İngiliz dili, İngiliz tarihi ve kültürüne hâkim olmuş, aralarında Bernard Shaw, H.G. Wells ve Beatrice Webb’in bulunduğu entelektüel ve edebi dünyadan geniş bir arkadaş çevresi kurmuştu. Çok iyi İngilizce bilen, entelektüel, keskin bir zekâya sahip Mayski, 1932’de Londra’ya elçi olarak atandı. 2. Dünya Savaşı başladığında Avrupa’daki büyükelçilerden sadece dördü sağ kalmayı başarırken Mayski, 1953’te Stalin ölmeden iki hafta önce tutuklandı. İngiliz casusu olmakla suçlandı. Tutuklandığında kendi özel arşivi, bu arada tuttuğu günlükler elinden alındı. Hapisten çıktığında tüm arşivi ona geri verildi ama günlükler devlet sırrı barındırıyordu; verilmedi.
1932’den 1943’e kadar olan döneme ait, 1500 sayfadan oluşan günlükler, 1930’larda Münih’teki tutuklamalar, Ribbentrop-Molotov Paktı ile sonuçlanan müzakereler, Churchill’in iktidara gelmesi, İngiltere Savaşları ve Hitler’in işgalinden sonraki savaş ittifakına yol açan olaylar da dahil olmak üzere savaşa doğru sürüklenen dünya hakkında, Sovyet diplomatının fikirlerini sunuyor.
Oxford Üniversitesi’nin Sovyetler Birliği dış politikası konusunda önde gelen isimlerinden Gabriel Gorodetsky, Mayski’nin günlüklerini 1993’te Rusya Dışişleri Bakanlığı Kütüphanesi’nde tesadüfen buldu. Günlükleri gün yüzüne çıkaran ve ‘Stalin ile Churchill Arasında’ adıyla yayıma hazırlayan Gorodotsky, iki hafta önce bir dizi söyleşi ve imza günü için Türkiye’deydi. Babasının işi nedeniyle 13 yaşındayken geldiği İstanbul’da bir yıl yaşayan Gorodetsky, Türkçe baskının kendisi için duygusal açıdan çok önemli olduğunu vurguluyor. Gorodetsy, günlüklerdeki Türkiye ve Balkanlar’a odaklanan bölümleri, özel olarak hazırladığı Türkçe baskıya aldığının altını çiziyor.
Yaptığı araştırmalar ve günlüklerden edindiği bilgiler ışığında Stalin’in tarihçilerin pek dillendirmediği önemli bir planından bahsediyor: “Tarihçilerin genel görüşüne göre; Batı’yla ittifak kuramayan Stalin, Ribbentrop-Molotov Paktı’nı imzalamak zorunda kaldı. Gerçeğin bu olmadığını görünce çok şaşırdım. Aslında Stalin, Almanya ile Sovyetler Birliği’nin yeni bir Avrupa düzeni kurabileceğine inanıyor. Paktın içinde Balkanlar ve Karadeniz sorunu yani Romanya ile Bulgaristan hiç konu edilmemiştir. Stalin 1939’da başlayan savaşın ‘Versay’ gibi bir barış konferansıyla biteceğini ve istediklerini alacağını düşünüyordu. Bulgaristan’ı kendi nüfuz alanına almak istiyordu. Böylelikle Bulgarların Karadeniz kıyısına hâkim olduktan sonra Boğaz’ın hemen kuzeyine kadar gelmiş olacaktı.”
Günlüklerde Mayski ve Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Tevfik Rüştü Aras arasında geçen konuşmalar da var. Gorodetsy, “Rusya savaşa girdikten sonra, Churchill savaşa Türkiye’yi de katmaya çalışıyor. Churchill’in yaptığı toplantılarda 19. yüzyıl emperyal dili devam ediyor. Günlüklerden çıkarımım; Türkler de bunun farkındaydı” diyor.

Tarihi baştan yazdıracak günlükler

‘O BİR HAYATTA KALMA UZMANI’
Okuyucunun günlüklerde iki önemli eksenle karşılaşacağını ifade eden Gorodetsy, “Biri, 2. Dünya Savaşı ve savaşa giden süreç. Mayski savaşın çıkacağını biliyordu. O nedenle gün gün bunu takip ediyor. Diğer konu ise hayatta kalmaya çalışıyor. 1934’te Kirov öldürüldüğünde diplomatlara ve askerlere yönelik terör başladı zaten. O zaman günlüklerdeki iki önemli tema iç içe geçiyor. İşinde başarılı olursa hayatta kalabileceğini biliyordu. Chamberlain ve Churchill’le bile yakın bir ilişki kuruyor. Stalin açısından vazgeçilmez bir adam haline geliyor. Mesela o zamanlarda hiç yapılmayacak şeyi, basınla iyi ilişkiler kurmayı başarıyor. O dönem bu bir skandal. Can alıcı yıl, 1939’da, Batı’yla anlaşılması gerektiğini savunan Mayski, Moskova’ya çağrılıyor. O gece Mayski, İngiltere’nin en önemli dört basın lordunu elçiliğe getirtebiliyor. Ertesi gün o büyük dört gazetenin hepsinde Mayski’nin Rusya’ya döndüğü, İngiltere’yle birtakım pazarlıklar konusunda talimatlar alacağı hakkında haberler çıkıyor. Dolayısıyla dokunulması zor bir adama dönüşüyor. Sonuçta Londra’ya geri dönebiliyor. Bu bir anlamda yeni bir diplomasi yöntemi oluşturmuş oluyor. Yaratıcı bir diplomasi. O bir hayatta kalma uzmanı.”
Güzel bir rastlantı sonucunda günlüklere ulaştığını söylüyor profesör. Rusya ile İsrail Dışişleri’nin ortak projesi kapsamında Rusya Dışişleri Bakanlığı arşivinde çalıştığı sırada, aradığı bir konuyla ilgili arşivin müdürü, “Mayski’nin günlüklerinde bu konuyla ilgili birtakım bilgiler olması lazım diye hatırlıyorum” deyip, günlüklerden bir cildi Gorodetsky’nin masasına bırakıyor. Üstelik 1941 yılının günlüğü. Yani Almanya’nın Sovyetler’e saldırdığı yıl. “Gördüğümde ellerim titremeye başladı. O yıllarda kimse günlük tutmamıştı. O yıllara ait bulunan ve bulunulabilecek olan tek günlük bu. Bu günlük sayesinde bir büyükelçinin gözünden Sovyet dış politikasının nasıl şekillendirildiğini öğrenme şansı buluyoruz. Ben Rusya dış politikasındaki süreklilik meselesine inanırım. Rusya’nın başında kimin oturduğunun bir önemi yok. ‘Temel Rus ulusal çıkarı nedir?’ konusuna bakışları değişmiyor. Bu ulusal çıkarlar da jeopolitik değerlendirmeler üzerine oturuyor. Düşünüldüğü gibi Bolşevikler zamanında bile sınıfsal değildir.”
Gorodetsky, konuşmasında en önemli konuyu en sona saklıyor: “Bence bu günlüklerden çıkan en önemli sonuç; bütün bu malzeme de kullanılarak o dönemin tarihi yeni baştan yazılmalı. Elimizdeki tek büyük kaynak bu. Bu doğrudan bir kaynak.”

STALİN VE CHURCHILL ARASINDA/
SSCB LONDRA BÜYÜKELÇİSİ MAYSKİ’NİN GÜNLÜKLERİ Tarihi baştan yazdıracak günlükler(1932-1943)
Gabriel Gorodetsky
Çeviren: Deniz Berktay
İş Bankası Kültür Yayınları, 2019
888 sayfa, 85 TL.

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle