GeriKitap Sanat Tanrı’ya yönelik bir söz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tanrı’ya yönelik bir söz

Tanrı’ya yönelik bir söz

Dinin ve mitolojinin başlangıcına ilişkin metinler olarak kabul edilen ‘Rigveda’ ve Barbara D. Metcalf ile Thomas R. Metcalf’ın kaleme aldığı ‘Modern Hindistan’ın Kısa Tarihi’, Hint edebiyatının anlam dünyasını analiz eden çalışmalar.

Korhan Kaya’dan, Hint düşüncesinin temel metinlerinden yeni çeviri; daha önce Şüdraka’nın ‘Toprak Arabacık’, Narayana’nın ‘Hitopadeşa’ (Yararlı Eğitim), Upanishaslar ve Somadeva’nın ‘Masal Irmaklarının Okyanusu’ gibi temel metinleri çevirmişti Korhan Kaya, şimdi ise bir başka temel metin olan ‘Rigveda’nın tam metin çevirisi geldi. ‘Rigveda’, Sanskritçede ‘ilahi bilgisi’ anlamına geliyor. ‘Rigveda’ metinleri, dinin ve mitolojinin başlangıcına ilişkin metinler olarak kabul ediliyor. ‘Rigveda’, 1028 ilahiden oluşuyor ve ilk defa tam metnin çevirisi basılmış oluyor. ‘Rigveda’ metinlerinin ortaya çıkışının kökleri yaklaşık olarak MÖ 1500’lere dayanıyor ve MÖ 4. yüzyıldan itibaren yazıya aktarıldığı tahmin ediliyor. Dua, varlıksal bakımdan dile gelişi itibariyle şahsidir. Dinin kurumlaşmasıyla birlikte, duanın, gayri şahsileştirilerek formülasyon haline getirilmesinden söz edebiliriz. Dolayısıyla bir klişeleşmeden de... ‘Rigveda’, burada Tanrı’dan, ilahtan gelen bir söz olarak değil, ilaha, Tanrı’ya yönelik bir söz olarak, dua biçiminde ortaya çıkıyor. Hint düşüncesinin ve edebiyatının klasik metinlerinde olduğu gibi ‘Rigveda’nın okunuşunda da temel bir zorluk söz konusu. Yapıtların kendilerinden çok, kültür farklılığından kaynaklanan bir zorluktan söz ediyorum. Bağlam oluşturucu çalışmaların eksikliğinden kaynaklanan bir zorluk. Edebi metinlerin de dini mitolojik metinlerin de tarihselleştirilmesi gerekir. Hint edebiyatının, düşüncesinin ya da dini mitolojik yapıtlarının niteliğini ve anlam dünyasını analiz eden ve tarihselleştiren çalışmaların çevrilmesi önemli bir boşluğu dolduracaktır.

Barbara D. Metcalf ile Thomas R. Metcalf’ın ‘Modern Hindistan’ın Kısa Tarihi’, tam da sözünü ettiğim bu boşluğu dolduran kitaplardan biri. ‘Modern Hindistan’ın Kısa Tarihi’, yayımlandığı 2001 yılından itibaren Hindistan konusunda bir klasik kabul edilmekte. Bu da, kültürel farklılıktan kaynaklanan zorluğun sadece bizimle ilgili bir durum olmadığını gösterir. Hindistan’la ilgili siyasi sorunsal, farklı etnik ve dini unsurları barındıran imparatorluklardan gelen bütün modern ulus-devletlerde olduğu gibi yekpare bir geçmişten gelmiyor oluşundan kaynaklanır. Babür ve Britanya dönemini, Hindistan ve Pakistan olarak ikiye bölünme dönemini ve günümüzün en büyük ekonomilerinden biri olarak bugünün Hindistan’ının oluşumunu irdeliyor Barbara ve Thomas Metcalf. ‘Modern Hindistan’ın Kısa Tarihi’, tarihsel ve siyasal bir trajedinin de anlatımı. 20. yüzyılın iki büyük şairinin de, bu trajediden çıktığını hatırlatmak isterim: Muhammed İkbal ve Rabindranath Tagore.

Tanrı’ya yönelik bir söz

RİGVEDA
Yazar: Anonim
Çeviren: Korhan Kaya
İş Bankası Kültür Yayınları, 2018
1008 sayfa, 38 TL.

Tanrı’ya yönelik bir söz

MODERN HİNDİSTAN’IN KISA TARİHİ
Barbara D. Metcalf, Thomas R. Metcalf
Çeviren: Zeynep Hale Akmak
Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 2018
335 sayfa, 55 TL.

 

 

 

 

Haftanın Önerisi:
1- ‘Uzak Gece Rüzgârı’, Rilke, Çeviren: Tanıl Bora. Tanıl Bora daha önce Hannah Arendt’in şiirlerini çevirmişti. Arendt’in ‘Akşam örttü üstümü/ Kadife kadar yumuşak, acı kadar ağır’ dizeleriyle başlayan ‘Geç Yaz’ şiiri muhteşemdir. Arendt çevirisi, Rilke çevirisinin kefilidir. ‘Uzun Gece Rüzgârı’nda, şiir çevirilerinin yanı sıra iki önemli deneme yer alıyor. İlki Rilke’ye ait, ‘Modern Şiir’; ikincisi ise Stefan Zweig’a ait, Rilke’nin ölümü üzerine kaleme alınmış: ‘Rilke’ye Veda’.
2- ‘Sorumluluk ve Yargı’, Hannah Arendt, Çeviren: Müge Serin, Sel Yayıncılık, ‘Sorumluluk ve Yargı’, Arendt’in makale, konuşma, ders gibi kitap bağlamı dışında kaleme alınmış bağımsız yazılarından oluşuyor. Filozofların bağımsız yazıları, her zaman en çok ilgi duyulan yazıları olmuştur. ‘Prolog’, ‘Diktatörlük Koşullarında Kişisel Sorumluluk’, ‘Ahlak Felsefesinin Bazı Sorunları’, ‘Sessizliğin Vebali’ başlıklı yazılara dikkat çekerim.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle