GeriKitap Sanat Tamam da hesabı kim ödeyecek?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tamam da hesabı kim ödeyecek?

Tamam da hesabı kim ödeyecek?

Bizi birbirimize bağlayan şey kan mı, toprak mı, aşk mı, para mı? Cynthia D’Aprix Sweeney, ‘Mirasyediler’de kan bağı olan kişilerle arkadaşlık etmenin zorluklarını ve bu zorluklar aşılınca ulaşılan hazineleri duygusallığa dalmadan yazıyor.

Mirasyediler’in yazarı Cynthia D’Aprix Sweeney elli yaşında üniversiteye dönüp yaratıcı yazarlık okumaya karar veriyor. Aklında bir roman dosyası bitirmek var. Elli beş yaşındayken ilk kitabı ‘Mirasyediler’ için saygın yayınevi Ecco ile milyon dolarlık bir anlaşma yapıyor. Güzel bir başarı hikâyesi. Yazarın hayatının başarıyla değişip değişmediğini bilemem. Ne var ki dengemizi bozan, aklımızın arkasında sürekli uğuldayan krizlerin, kişiyi ne hallere sokabildiğini iyi bildiğinden eminim. Sweeney, romanında şu ‘birbirine benzemeyen’ mutsuz ailelerin en serseri, travmatik çocukluğunu unutamayan en dertlilerinden birini yaratmış. ‘Mirasyediler’in Beatrice Plumb’ı, ‘Salinger’ın Franny’sine nasıl davranırdı acaba?

Hikâye edebiyat yayını olarak başlayıp dedikodu gazetesine dönüşen internet sitesini satıp büyük paralar kazanan, Plumb kardeşlerin en büyüğü Leo’nun kafayı çekmesiyle başlıyor. Leo’nun bu büyük düğünde, kendinden çok daha genç bir garson kızla yaşayacağı skandal, kardeşlerinin ve daha fazlasının hayatını değiştiriyor.

Çoğu anne-baba hayatları sona erdikten sonra da çocuklarının güvende yaşamasını ister. Plumb’ların babası da bunu düşünerek bir emanet fonu hazırlar. Fon yıllar geçtikçe değerlenir. Kardeşler, en küçükleri Melody’nin kırkıncı doğum gününde paraya erişecektir. Kardeşlerin hepsi, belki bu paranın verdiği güvenceyle, belki de hiç öğrenemedikleri sorumluluk duygusunun eksikliğiyle hayatlarında pek çok sorunla karşılaşır. Her şey yıllarca bekledikleri parayı alınca daha iyi olacaktır zaten değil mi?

KIZMA BİRADER
Cynthia D’Aprix Sweeney, bölümler içinde karakterden karakterin yaşamlarına atladığı büyük kadrolu bir hikâye kurmuş. Leo’nun yaşadığı skandalın üstünü kapatmak için kardeşlerin artık ‘Zula’ ismini verdikleri emanet fonundan büyük bir meblağ, babanın aksine hâlâ hayatta olan anne tarafından ödenir. Birbirine yakın olmayan kardeşler bu olay üzerine toparlanır. Leo onlara bu parayı kısa sürede geri ödeyeceğine söz verir. En küçük kardeş Melody evinin ipoteği ve çocuklarının üniversite parası için Zula’ya güveniyor. Bir zamanlar kısa öyküleriyle adını duyuran Beatrice, romanını bir türlü bitiremediği için bu miras ona da iyi gelebilir. Homoseksüel olduğunu bilmelerine rağmen ailesini düğününe çağırmayan Jack ise antika dükkânını ayakta tutmak için kocasıyla emeklilik günlerini geçireceği kır evinin ipoteğini nasıl kapatacağını düşünüyor peki? Elbette Zula ile. Sweeney, gelmesi kesin görülen çözümler hiç gelmediğinde hazırlıksız yakalananları ustalıkla, başka bir eleştirmenin dediği gibi ‘acı-tatlı’ bir kıvamda anlatıyor. Bu anlarda kime yardım edip etmediğinizin de karakterinizi belirlediğini gösteriyor. New York’lu hafiften ‘sosyete’ bir aileyi anlatan ‘Mirasyediler’in yirmi beşten fazla ülkede yayımlanmasının nedeni belki de bu işte: Para yetmiyor, önce yavaş, sonra aniden etkisini gösteren ekonomik krizler, tutulmayan sözler, bir dokunuşun alevlendirdiği eski aşklar. Bunları herkes yaşıyor. Sweeney, genç bir kızın cinsel yöneliminin keşfini dürüst, şehvetli, eğlenceli bir dille anlatıyor. Kan bağı olan kişilerle arkadaşlık etmenin zorluklarını ve bu zorluklar aşılınca ulaşılan hazineleri asla duygusallığa dalmadan yazıyor. Sweeney karakterlerini okura kabullendiriyor. Onlara acımıyorsunuz, hatalarını görüyorsunuz ve dertlerini umursamadan edemiyorsunuz.

Tamam da hesabı kim ödeyecek

MİRASYEDİLER
Cynthia D’Aprix Sweeney
Epsilon Yayınevi, 2018
416 sayfa, 35 TL.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle