GeriKitap Sanat SUB: Kitap şöleni
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

SUB: Kitap şöleni

SUB: Kitap şöleni
Tristan Tzara

Kitapokur/kitapobur bir adam olarak söylüyorum, insan bazı kitaplar ve yayınevleriyle kendini bir şölende, ziyafet sofrasında hissediyor! Büyük yayınevlerinin dışında SUB, 6.45, Alef, Monokl, Sel, Dedalus, Kolektif, Büyüyen Ay ilk aklıma gelenlerden...

SUB, bize bir şölen sunuyor. Biz dediğim, kitabı seven herkes. Bir, iki derken, okumaya değil, izlemeye de yetişemez oldum SUB kitaplarını. Logosu da hem gözümü hem gönlümü doyurmuştu. Bir çark içinde, siyah zemine kırmızı ingilizanahtarı ve çekiç. Kendisi de güzel, çağrışımı da. Öyleyse dedim, bu da o çağrışımın yeraltı hali.

Türkiye’de ilk yeraltı edebiyatı yayınevi 6.45. Etkinliğini sürdürürken 30 yıldır özgünlüğünü de koruyor. SUB da kapsamlı yayın yapan, şaşırtıcı, sürpriz kitaplar basan ve bu tarz kitaplarla ilgisi olmayan okuru da kışkırtacak seçimler ve kapaklarla baştan çıkarıcı bir yayınevi.
10 yılı geçmiştir, Saraybosna’da İzzet Sarayliç anısına, İtalyan Casa Della Poesia’nın düzenlediği şiir festivalinde Hırvat bir şairle tanışmıştım, Dubrovnikli. Birkaç kez de yazıştık fakat adını hatırlayamıyorum şimdi. Amerika’da bulunmuş, Beat ozanları Ginsberg ve Ferlinghetti ile de beş yıl kadar ahbaplık etmiş, Beat Generation ve yeraltı edebiyatı tutkunu bir şair. Dünyadaki tüm dillerden Beat yazar ve şairlerinin o dillerde yayımlanmış kitaplarını topluyordu. Bir ev almış bunun için. Bizim Ali Lidar gibi; o da şimdi Eskişehir’de bu amaçla bir ev aldı, ‘Küçük Prens’in dünya dillerindeki kitaplarını koruyup sergileyeceği bir müze ev. Hırvat şaire ben de özellikle 6.45’ten ve birkaçı da başka yayınevlerinden çıkan Beat kitaplarını topladım, yollamak üzere, iletişimimiz koptu.
Beat Kuşağı ya da yeraltı edebiyatı, tanımlarından ötürü sanırım kimi okurlara uzak geliyor. Oysa öyle geniş, zengin ve renkli edebiyatlar ki ikisi de. SUB kitaplarından bile hemen anlaşılıyor bu. Tristan Tzara’nın ‘Dada Şansonları’ da, Guattari’nin ’Benim Küçük Tımarhanem’i de var, Karl Marx’tan ‘Makine Üzerine Fragmanlar’ da. Yakınlarda yitirdiğimiz ve benim hep bir ‘masal anlatıcısı’ olarak görüp okuduğum Ursula K. Le Guin’in ‘Postmodern Anarşizmi’ üzerine Lewis Call’ın kitabı da var, ünlü Beat yazarı Richard Brautigan’ın ‘dünyada ilk kez’ SUB tarafından yayımlanan ve tüm şiirlerini içeren ‘Tanrım O Kadar Güzelsin ki Yağmur Başladı’ adlı hacimli kitabı da.

Sinefilleri de bilirim ve olmak isterdim ama hayat uzun metraj bir film değil ne yazık ki, hele yaşlandıkça iyice klip gibi oluyor! Bu nedenle de, bibliyofil olmasam da kitapokur/kitapobur bir adam olarak, baştan dedim ya, insan bazı kitaplar ve yayınevleriyle kendini bir şölende, yani ziyafet sofrasında da hissediyor! Büyük yayınevlerinin dışında SUB, 6.45, Alef, Monokl, Sel, Dedalus, Kolektif, Büyüyen Ay ilk aklıma gelenlerden. İşte onlardır ki hem ‘Zen Şiiri’ (çev: İnan Mayıs Aru) derlemesi yaparlar hem de 1923’te Aleksandr Bogdanov’un yazdığı ‘Proleter Şiir’ (çev: Ali Akova) kitabını 100 yıl sonra basarlar. Yetinmezler, Uluer Oksal Tiryaki’nin hazırladığı ‘Anadolu Ekspresi Yeni Türk Şiiri’ antolojisini de Türkçe ve İngilizce çıkarırlar. Onur Akyıl’dan Emre Varışlı’ya, Semih Yıldız’dan Onur Sakarya’ya, Caner Ocak’tan Müslüm Çizmeci’ye pek çok şairin şiirleriyle hazırlanan kitapta, bir önyazı da olsa iyi olurdu. O yok ama sıkı bir bildirge niteliğinde bir son yazı var: “Bugüne kadar eleştirdiği faşizmin ta kendisi olan, insanları küçük politik hesaplarla yargılayan ve etrafındaki sözde ‘kanon’lara methiyeler düzen ‘şiir’in sonuna gelmiş bulunmaktayız.”

SUB: Kitap şöleni

DELİ BİR ÇİFTÇİDEN ŞİİRLER...

Şiirle ilgisi bu kadarla sınırlı değil SUB’un, ‘Kahve ve Şiir’ de özellikle günümüzdeki iptilayı da düşünerek okunacak bir çalışması. Wabi-Sabi’yi duymuşsunuzdur, “kusurlu, kalıcı olmayan ve tamamlanmamış şeylerin, gösterişsiz ve mütevazı olanın, geleneklere uymayanın güzelliği” olarak tanımlanan ve Japonya’da çay seremonisi ile bağdaştırılan çay etkinliği. Bununla ilgili sanatçıları, tasarımcıları, şair ve filozofları da ilgilendiren bir kitap da var. Deli Çiftçi Özgürlük Cephesi’nin Manifesto’sunu duydunuz mu? Wendell Berry adlı Amerikalı bir deli çiftçinin, bence şair anlamına da gelir, şiirleri: “yalın bir uyanıklık doldurur/kusursuzca/yapraklarla arasındaki boşluğu”.

‘Şiir Okulu’ adıyla yayımlanan David Meltzer’in şiir yazma notları bilinen atölye kitaplarına benzemiyor. Zaten asıl adı da ‘Çift Taraflı Ayna: Bir Şiir Defteri’. Şiir okuma ve yazma hakkında her şey ve çok daha fazlasını içeriyor. SUB yalnızca şiirle ilgili değil, cinsellik, psikanaliz, müzik, edebiyat, felsefe, çevre vb. konularda kitaplar da yayımlıyor. Ben bu övgü ve sevgi yazısında çok azını anabildim, örneğin Walter Benjamin’den ‘Yalnızlık Anlatıları’. Yollarda okuyorum.
Bir de şu Hırvat şairin adresini bulabilirsem, SUB’a yollayacağım. Türkiye’de Beat’in ve yeraltının sıkı bir yayınevi olduğunu görsün diye!


Yorumları Göster
Yorumları Gizle