GeriKitap Sanat Sirkeci Garı’nın anımsattıkları
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sirkeci Garı’nın anımsattıkları

Sirkeci Garı’nın anımsattıkları
Sirkeci Gar Lokantası

Sirkeci Garı, Bâbıâli’de çalışanların, gazetecilerin, yazarların da uğrak yeriydi. Gar Lokantası’nda buluşulur, yemek yenirdi. Trenin kalkış saatine kadar masa sohbetleri burada yapılır, uğurlamaya gelenlerle gidecekler bir araya gelirdi.

Sirkeci Garı çoğumuzun hayatında yeri olan bir mekân. Hem veda, hem buluşma yeri.
Bütün garlar öyle değil midir?
Cumhuriyet kuşağının Avrupa’ya açılan kapısı. Yurtdışına okumaya giden bilim insanları, yabancı ressamların atölyelerine giden ressamlar, öğrenciler, genç müzikçiler oradan başladılar yolculuklarına.
Hepsi seyahate çıkmadan önce vagonların önünde toplu bir resim çektirmiştir. Kültür tarihinin de en istisna fotoğraflarıdır onlar.
Sirkeci Garı, Bâbıâli’de çalışanların, gazetecilerin, yazarların da uğrak yeriydi. Gar Lokantası’nda buluşulur, yemek yenirdi. Trenin kalkış saatine kadar masa sohbetleri burada yapılır, uğurlamaya gelenlerle gidecekler bir araya gelirdi.
Çevirmen Atillâ Tokatlı, her yıl burada bir davet verirdi. Aylar önce davetiye basılır, dostlarına ulaştırılırdı.
O gece Atillâ Tokatlı smokinini giyer, papyonunu takar, konuklarını ağırlardı. Mönü de o geceye özgü hazırlanırdı, Fransız mutfağı ağırlıktaydı. Hiç kuşkusuz çalınan müzik de Fransız şansonlarıydı. ‘Geleneksel Atillâ Tokatlı yemeği’ diyebiliriz.
Toplantının her yılki gerekçeleri de farklıydı. İlk çeviriye başladığı yıl, ilk kitabının yayımlandığı yıl gibi...
Sirkeci Garı lokantasına sık gidenler arasında adları anılacaklar Mehmed Kemal ve arkadaşlarıydı. Belli bir saate kadar masa başında kalındıktan sonra, Edirne’deki bir dostlarını anımsayıp oraya gitmeye karar verirlerdi.
Edirne’deki dostlarının da tanıdık bir davulcusu vardı. Edirne gezisinin amacı da o davulcuyu dinlemekti. Elbette gecenin geç saatinde Edirne’ye varabilirlerdi.
Adını andığım dostlar dışında başka arkadaşlar da ben de Gar Lokantası’na giderdim, giderdik. Garda daha sonraki yıllarda sergiler açıldı, davetler devam etti ama bugün eski popülerliğini korumuyor.
Garlardan söz edince elbet buna Haydarpaşa Garı’nı da eklemeli.
Yazılarımızın amacını yineleyelim:
Mehmed Kemal’in şiirlerini yeniden okuyun.
Kitapları:
‘Birinci Kilometre’, ‘Dünya Güzel Olmalı’, ‘Acılı Kuşak’, ‘Pulsuz Tavla’, ‘Şairler Dövüşür’.
Belleğimde kalan dizeleri: “Ankara nire Zara nire/Dayanmak marifet dayan bre.”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle