GeriKitap Sanat Semih Balcıoğlu’nun fıkraları
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Semih Balcıoğlu’nun fıkraları

Semih Balcıoğlu’nun fıkraları
Semih Balcıoğlu

Karikatürist Semih Balcıoğlu aynı ortamda bulunmaktan hoşlanacağınız, hoşsohbet bir dostumdu. Çizgileri kadar fıkralarıyla da ünlüydü.

Semih Balcıoğlu iyi bir karikatürist olduğu kadar, sohbeti tatlı olan dostlardan biriydi.
Onunla sık görüşürdük ve çok eğlenirdik. İki kitabına giriş yazısı yazmıştım. Bekir Ödemiş’in Ürgüp Belediye Başkanı olduğu dönemde başlattığı Semih Balcıoğlu Karikatür Yarışması’nda jüri üyeliği de yaptım.
Ekip halinde uçakla Kayseri’ye gider, oradan otomobille Ürgüp’e geçerdik. Yıllarca Hürriyet’in yayımladığı Çarşaf adlı karikatür dergisini de yönetmişti. Bu işlerin her aşamasında dostluğumuz sürdü. Günlük gözlemlerini de fıkra gibi anlatırdı. İşte onlardan biri:
Üç tekerlekli arabasında nohut pilav satan adamın camında şöyle bir yazı görmüş: “Şubemiz yoktur.”
Anlattığı fıkraların etkileyiciliğini sonrasında attığı kahkahasıyla da pekiştirirdi.
En güzel kahkaha atan dostlarımdan biriydi. Karikatürcülük mesleğinde karşılaştıklarını anlattıkça kendimizi zor tutardık.
Bir gün karikatürünü çizmiş, mürettiphaneye göndermiş.
Aradan bir süre geçtikten sonra aşağıdan bir çocuk gelmiş ve şöyle demiş: “Usta karikatürün altındaki yazıyı unuttuğunuzu söyledi.”
Mürettip ustası belli ki ilk kez yazısız bir karikatürle karşılaşmış. Yazısız karikatürün şaşırttığı günler.
Süleyman Demirel, müzesini yaparken ondan karikatürlerin orijinalini istemiş. O da hazırladığı karikatürleri kendisine göndermiş.
Demirel daha sonra teşekkür için aramış ve “Semih amma çok beni çizmişsin, galiba sen benim sayemde karikatürist oldun” demiş.
Karikatürcüler hakkında yazdığı kitap bugün de karikatür dünyası için bir başvuru niteliği taşımaktadır.
Unutamadığım fıkralarından biri:
Kiracı aylardır kira parasını ödeyemiyormuş, en nihayet ev sahibi kapıya dayanmış.
Neden ödemediğini sorunca, kiracı cevap vermeden odanın köşesine birkaç parça peynir atmış, üç-dört fare birden deliklerinden fırlamışlar.
O sırada tavandan masaya bir de balık düşmüş.
Ev sahibi şaşkınlık içindeyken, kiracı şöyle cevap vermiş: “Daha evin rutubetine sıra gelmedi.” Ürgüp’teki yarışmalarda, hepimizi bu fıkralarıyla güldürürdü.
Fıkranın etkisi ancak iyi anlatıcılarla sağlanır. Albümlerini, kitaplarını okuyun. Özellikle TÜYAP Kitap Fuarı’nda ‘Onur Konuğu’ seçildiği yıl hakkında hazırlanan kitabı tavsiye ederim.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle