GeriKitap Sanat Sakın unutma gökyüzü senindir
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sakın unutma gökyüzü senindir

Sakın unutma gökyüzü senindir

Zülfü Livaneli’nin gençler için tekrar kaleme aldığı ‘Rüzgârlar Hep Gençtir’i okuyunca hiçbir şeyin imkânsız olmadığı kafanıza kazanıyor ve hayatla giriştiğiniz mücadele için cesaretle dolmuş şekilde kapatıyorsunuz kitabı.

Hepimiz biliriz ki, Zülfü Livaneli, Abidin Dino’nun dediği gibi “Geleceğin kapılarını zorlayanlar arasında ilk safta” yer alır ama bunun da ötesinde onu büyük kılan, iki hatta şimdilerde üçüncü nesle istenilen her şeyin mümkün olduğunun, tüm engellerin aşılabileceğinin ilhamını verebilmesi. Livaneli, yıllardır sanatıyla verdiği ilhamı ve umudu, şimdi de DEX’ten yayınlanan son kitabı ‘Rüzgârlar Hep Gençtir’ ile veriyor.
Livaneli, özellikle gençler için tekrar kaleme aldığını söylediği, sürükleyici bir roman tadındaki anı kitabında, ilk sözü babaannesine veriyor ve iyi ki de öyle yapıyor: “Bu benim yavrum keçidir! Öteki çocuklar koyundur, onların büyük kuyrukları her türlü kabahatlerini örter ama bu benimki kapatamaz; dağkeçisi gibi yapayalnız kalır.”
Bu cümle aslında Livaneli’nin hayatının bilgece bir özeti gibi. ‘Rüzgârlar Hep Gençtir’deki hayatını okuyunca anlıyorsunuz ki, her ne kadar dostlarla, hayranlarla dopdolu bir hayatı var gibi görünse de, aslında Livaneli yaşamının çoğunu yalnız geçirmiş bir usta. Tüm gençliğinde kitaplar arasında kaybolurken, uykusuz gecelerinde hayal kurarken, düşünceleri nedeniyle hapis yatarken ve sonrasında çok sevdiği ülkesinden sürülüp yeni bir hayat kurmaya çalışırken, beste yaparken ve yeni melodiler ararken, film sahneleri kurgularken, kitap yazarken, politikada yanlış anlaşılmalara maruz kalırken, evrensel bir sanatçı olduğunda bile kıskanç önyargılar ve suçlamalarla savaşırken de aslında hep tek başına ama dimdik ayakta.

Livaneli, bu kitabında da hemen ilk sayfadan, her yaştan okuru kendine çekebilecek kadar yetkin ve açık. Okulla başının pek hoş olmadığını itiraf edecek kadar samimi ama okumanın, sürekli öğrenme açlığı içinde olmanın da öneminin altını sürekli çizecek kadar eğitici. Anılarının arasına ustalıkla, ince ince serpiştirdiği hayat dersleri de almayı bilene altın değerinde nasihatler.

Kendisinin kitapta da dediği gibi, Livaneli’nin hayatını okuyunca gerçekliğinden şüpheye düşüyor insan, hayatında kimler yok ki... Yılmaz Güney, Arthur Miller, Maria Faranduri, Mikis Theodorakis, Wim Wenders, Elia Kazan ilk akla gelenler. Ve yine okurken, gerçekten, tekrar tekrar, hiçbir şeyin imkânsız olmadığı kafanıza kazanıyor ve hayatla giriştiğiniz mücadele için cesaretle dolmuş şekilde kapatıyorsunuz kitabı.

Doğumundan itibaren hastalıklarla savaşan zayıf bünyeli çocuktan Erzincan’da kar altında günlerce film çeken yönetmene; ailesi yasakladığı için yatağının altına yaptığı gizli okuma tapınağında uykusuz geceler geçiren yeniyetmeden Cengiz Aytmatov, Peter Ustinov, Yaşar Kemal’le üretken dostluklar kuran, edebiyat ödülleri alan, onlarca ülkede okunan yazara; soğuk stüdyolarda sesi kısıldığı için bir şarkı bile okuyamayan ‘artist’ten Ankara Hipodromu’nda 500.000 kişilik konser veren, besteleri Moskova ve Berlin Senfoni orkestralarında çalınan besteciye ve daha pek çok alana değen bir hayat onunkisi...

Livaneli kitabının son cümlesinde bile aynı umudu veriyor; “Unutmayın, dünyayı güzellik kurtaracak.”
İyi ki varsın Ömer Zülfü Livaneli diyelim ve bir alıntıyla bitirelim “Bir gün çok bunalırsan, denizin dibinde, yosunlara takılmış gibi, soluksuz, sakın unutma gökyüzüne bakmayı, gökyüzü senindir, gökyüzü herkesindir.”

Sakın unutma gökyüzü senindir

RÜZGÂRLAR HEP GENÇTİR
Zülfü Livaneli
DEX, 2019
224 sayfa, 23,15 TL.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle