GeriKitap Sanat Sadece âşığız!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sadece âşığız!

Sadece âşığız!
‘Arnolfini’nin Evlenmesi’, Jan van Eyck

Agata Toramanoff’un kaleme aldığı ‘Sanat Tarihinde Âşıklar’ kitabı aşkın çarşaflar üstünde, ağaçlar altında, ırmaklar kenarında, bulutlar üstünde yaşanacak bir şey olmaktan ziyade, yani salt yaşanmaktan ziyade, görünmekten/görüntülenmekten hoşlandığının kanıtı adeta. Çünkü aşk ancak her görülüşte kendini yeniden ve yeniden üretiyor, nazarlarla büyüyor.

Birliktelikleri henüz medyaya yansımamış ünlü çiftlerin, gece kulübü çıkışı panikleri vardır hani. Bazen mekândan ayrı ayrı çıkıp az ileride kavuşurken patlayan flaşlarla girerler aynı kareye. Bazen de bir taksinin arka koltuğunda, çiftlerden biri, genelde kadın, eliyle yüzünü örtmüş, panik, şaşkınlık, öfke içinde... Kişisel olarak en sevmediğim ise âşık çiftten birinin karşısında gazetecileri görünce sevgilisini/flörtünü nihayetinde içeride konuştuğu, güldüğü insanı bırakıp ortamdan kaçarak uzaklaşmasıdır. O ilişkiler zaten uzun da sürmez. Tarihin bir zamanlar aşk yaşayan çiftler galerisine gömülürler.
Agata Toramanoff’un yazdığı ‘Sanat Tarihinde Âşıklar’ kitabı, birbirinden hiçbir koşulda kaçmayan, bazen evlerinin salonunda, bazen bir sarayın merdivenlerinde, bazen pastoral bir ortamda hanımelleri altında ressamlara poz veren âşıkların sanat tarihine bu yönleriyle konu oluşlarını işliyor. Yani bu çiftler “Sadece arkadaşız” değil “Sadece âşığız” diyor.
Sanıyorum bu kitapta yer alan çiftler arasında hepimizin en aşina olduğu resimlerden biri, Jan van Eyck’in Giovanni di Nicolao Arnolfini ve karısı Giovanna Cenami’yi (Erkeğin ismi amma uzun, kadının ismi gayet kısa) resmettiği portredir. Bu resimde kendilerini, aşklarını gösteren çift, sanat tarihinin belki de en yanlış anlaşılmış çiftidir. Kadın burada hamile değildir, elbisesinin kabarıklığı çiftin zenginliğine işaret eder. Ayrıca bu bir düğün sahnesi de değildir, bu onların gündelik halidir. Kırmızı perdeli büyük yatak, süslü avize ve ahşap sandık çiftin varlıklı olduğunu gösterir. ‘Gelin Evi’ programındaki gibi düşünün; aşklarına en uygun yatağı, masayı, perdeyi bulduğuna inananların mutluluğunu, onun gibi... 1434 tarihli bu resim de evlerinin kapısını sadece ressam Van Eyck’e açmaları da aslında çağının ötesindedir.

Sadece âşığız


Benim kitapta en sevdiğim resimlerden biri olan ve adına bayıldığım ‘Memur ile Gülen Kız’ adlı resimdeki çift ise diğer çiftin aksine kendilerini resmeden ressama bakmamaları, kendi hallerinde bir mevzuya dalmış olmalarıyla dikkat çekiyor. Johannes Vermeer tarafından 1657’de yapılan bu resimde, kızın arkasında yer alan Hollanda haritası Vermeer’in alameti farikası.
Kitap Jan Steen’in ‘Uyuyan Çift’inden Ahenaton ile Nefertiti’nin el ele tutuştukları heykellerine, Herakles ile onu öldüren karısı Deianeira’nın kucak kucağa resmedildikleri etkileyici tablodan, acılar içinde kıvranan Eyub ile karısına uzanan, farklı zamanlarda, farklı coğrafyalarda yaşanan aşkları sanat gözünden yeniden gösteriyor. Aşk bakılmak istiyor; çarşaflarını, perdelerini, yemek takımlarını ve birlikte ne kadar da güzel, mutlu ve uyumlu olduklarını göstermek, göstermek, göstermek istiyor, insan bu resimlerde onu görüyor.

Sadece âşığız


ŞEMSİYENİN ALTINDAKİ ÇİFT

(Ron Mueck, 2013’ten beri)
Şemsiyenin altındaki yaşlı çift adeta bir kumsaldan çıkmış gibi. İkisi de mayo giyiyor, kadın dik bir şekilde oturup aşağı bakarken adam, kadının uzattığı bacaklarından birinde yatıyor ve nazikçe kadının elini okşuyor. Bu küçük, sevgi dolu hareket ikilinin arasındaki yakınlığı gösteriyor. Adam kendi düşüncelerine dalmışken kadın, adamın yüzünü inceliyor. Aynı zamanda hem endişe hem de ilgi hissi var. Zamanın geçişini ya da vücutlarının yaşlandığını mı düşünüyorlar? Her ne hakkında endişelilerse, renkli şemsiye sayesinde güneşten korunan çift kendi evreninde. Çift son derece gerçekçi, ciltlerinin her ince detayı ve yüzlerindeki ifadeler çok doğal. Bu insan figürlerinin heykel olduğunu yalnızca ölçülerini idrak ettiğimizde algılıyoruz (heykel grubunun ölçüsü 300x400x350 cm). Ron Mueck, insan heykellerini yaratmaya başlamadan önce yirmi yıldan fazla bir süre profesyonel kukla oynatıcısı ve maket yapımcısı olarak çalıştı (ünlü Muppet Show da dahil), dolayısıyla gözümüzü nasıl yanıltacağını kesinlikle biliyor.

SANAT TARİHİNDE ÂŞIKLAR Sadece âşığız
Agata Toromanoff
Çeviren: Ayşegül Gürsel Duyan
Hep Kitap, 2018
208 sayfa, 55 TL.

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle