GeriKitap Sanat Rüzgârda ağaçlar hep aynı yöne sallanır
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Rüzgârda ağaçlar hep aynı yöne sallanır

Rüzgârda ağaçlar  hep aynı yöne sallanır

Üstün Dökmen yeni romanı ‘Ay Kapanı’nda şiddet mağduru kadınlar ve ağaçlara ağıt yakarken aşk üzerine de bir güzelleme yapıyor. Okuru, sıcak olduğu kadar dengeli bir aşk anlatısı bekliyor...

Üstün Dökmen’i okurlara tanıtmak için çok söz söylemeye gerek yok. Psikolog kimliğinin yanı sıra edebiyat sevgisi ile de bilinen Dökmen, son romanıyla bir kere daha sevenleriyle buluşuyor. Şimdiye dek ‘Ladesçi’, ‘Miyase’nin Kuzuları’, ‘Yorgun Heykel’, ‘Mektup’ gibi romanlarından bu yüzüne aşina olduğumuz Dökmen, Ay Kapanı’nda şiddet mağduru kadınlar ve ağaçlara ağıt yakarken aşk üzerine de bir güzelleme yapıyor. 

Kaz Dağları ormanlarına ve ona benzer şekilde şiddete uğrayan, yok edilen dünyadaki tüm kadınlara ithafla başlayan ‘Ay Kapanı’, ormanın içinde kurulmuş, bütün pencereleri ve müşterileri ağaç gören bir pansiyon ile açılıyor. İnsanlardan uzakta, huzuru ve kendini arayanların sığınağı ‘Ay Pansiyon’un işletmecisi Aysel Hanım’dır. Uzun yıllar mutsuz bir evliliğe mahkûm olmuş Aysel Hanım, güzelliğiyle dikkat çeken yalnız ama güçlü bir kadındır. Doğa ve hayvan sevgisiyle hayata tutunup geçmişine sünger çekerek kendine yeni bir hayat kurduğu bu pansiyonda kimselere muhtaç olmadan kendi yağında kavrulup giden bu kadına sırf bu yüzden bile hayran kalmamak elde değil. Kadirşinaslığı bir yana tecrübesi ve bilgi birikimi ile de şapka çıkarttıracak Aysel Hanım’ın müşterileri ile kurduğu sıcak ilişkiden başka herhangi bir erkeğin hayatındaki varlığına da ihtiyacı yoktur. 

Ama tabii işler öyle gitmez. Zaten hayat hiç beklemediğin anlarda hiç beklemediğin yerden vurmaktan özel bir zevk alıyor şüphesiz. Nitekim Hakkı Bey’in iş sebebiyle Kaz Dağları bölgesine gelip üstüne Ay Pansiyon’dan oda kiralaması da bir tesadüften fazlasıdır. Maden ocağı tesisi için kesilmesi istenen bir ağaçlık bölgenin sorumlusu olarak bölgeye gelen Hakkı Bey, bir yandan içten içe bunun vicdan azabını duyarken, diğer yandan “Ben kesmesem nasılsa başkaları kesecek” diye de kendini teselli etmektedir. Şimdiye dek sürdürdüğü meslek yaşamında her daim kendini avutacak bir bahane olarak tekrarladığı bu açıklama belki
geldiği bu yerde yerini başka bir düşünceye de bırakacaktır. Bir şeyleri öğretmek için her daim en doğru zamanı kollayan hayat burada da şovunu yapacaktır.

Diğer yandan her ne kadar başlangıçta sakin bir yaşantısı varmış gibi görünse de geçmişin elini yakasından çekmediği Aysel Hanım, eski eşinin tehditlerine de göğüs germek durumundadır. Bir yanda paramparça olmuş hayatını kendi başına kurmuş ve şiddete direnmiş bir kadın, diğer yanda söz konusu şiddetin bir başka türlüsünü doğaya yapmakla görevlendirilmiş Hakkı Bey ve ekibi. Dökmen kitabında iki boyutlu bir paralellik üzerinden ilerlerken yine de aşkın gücüne sığınıyor. Birisi için direnmek olurken diğeri için de fark etmek olan bu ikili hikâyede, birbirinden destek alıp, birbirinin yaralarını sararak iyileşen ruhların tanıklığını yapıyor okur. 

Anlaşılacağı üzere bu aynı zamanda beklenmedik anda kapıyı çalan bir aşk hikâyesi. Belki biraz da ikinci bahar hikâyesi gibi düşünülebilir. Okuru için sıcak olduğu kadar dengeli bir aşk anlatısı sunan ‘Ay Kapanı’ geçmişlerindeki pişmanlıkları, soru işaretleri, endişeleri ve hüzünleriyle olgunlaşmış, kendi yolunu kendi çizmiş iki karakterin karşı karşıya geldiği duygusal bir buluşma gerçekleştiriyor. Bir yanda o ilkgençlik heyecanını anımsatan bocalama ve dil sürçmeleri, tatlı telaşlar, diğer yanda yılların getirdiği görmüş geçirmişlik ile filizlenen bu aşk, tok bir anlatıya dönüşürken iki insanın yoldaşlığı, paylaşmak ve hangi yaşta olunursa olunsun aşkla yeniden büyümek nasıl oluru gözler önüne seriyor. Tıpkı kökleri farklı olsa da yaprakları rüzgârda hep aynı yöne savrulan ağaçlar gibi.

Rüzgârda ağaçlar  hep aynı yöne sallanır

 

AY KAPANI
Üstün Dökmen
Doğan Kitap, 2019
264 sayfa, 32.50 TL.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle