GeriKitap Sanat Rüyada gelen ‘Alacakaranlık’
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Rüyada gelen ‘Alacakaranlık’

Rüyada gelen ‘Alacakaranlık’

Borusan Contemporary’de ‘Mika Tajima: Esir’ sergisiyle eşzamanlı ziyarete açılan ‘Alacakaranlık’ sergisini, küratörü Dr. Necmi Sönmez’le konuştuk. Sönmez’in son üç yıldır Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndaki eserlerle hazırladığı, edebiyat ve medya sanatı arasında diyalog zemini kuran sergilerin devamı niteliğindeki ‘Alacakaranlık’, şair ve ressam Metin Eloğlu’na selam gönderiyor.

Metin Eloğlu’na selam gönderen ‘Alacakaranlık’ sergisini oluşturmadan önce, Eloğlu’nun şiirleri, resimleri, çizimleri ve desenleri arasında nasıl bir yolculuğa çıktınız? 
Önce Eloğlu’nun toplu şiirlerini birkaç kere okudum. Zaten uzun süreden beri onun kitaplarını, desenlerini, fotoğraflarını, sergi davetiyelerini, kartpostallarını topluyordum. Bir gece bu malzemelere baka baka, uyku ile uyanıklık arasındayken, Metin Eloğlu karşımda belirdi. Onunla konuşuyordum. Sergiye ne isim vermem gerektiğini sorduğumda eliyle pencereyi gösterdi, şafak sökmek üzereydi ama henüz alacakaranlık dağılmamıştı. ‘Alacakaranlık’ fikri böyle gelişti.

Rüyada gelen ‘Alacakaranlık’

Size göre Metin Eloğlu nasıl bir şair ve ressam?
Eloğlu kelimenin tam anlamıyla sıradışı bir yaratıcı. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nden solcu olduğu iddiasıyla kaydı daha 19 yaşındayken siliniyor. Ama o resim dünyasından kopmamak için misafir öğrenci olarak devam ediyor Akademi’ye. Şiir yazıyor, sergiler açıyor. Karşılaştığı zorluklar karşısında yılmadan yazmaya, çizmeye devam ediyor.

Peki, bir koleksiyon sergisi nereden başlar?
Bir koleksiyon sergisi izleyicinin merakını uyandırabildiği anda başlar. İtiraf etmek gerekirse sergi düzenlemenin en zor yanı da bu ilgiyi uyandırabilmektir. Çünkü günümüzde internet ve hızlı iletişim kanalları ‘ilgi’nin önemini, değerini daha da ortaya çıkardı. İzleyiciler, bana ne bundan, deyip sırtını çevirebilirler. Koleksiyon sergilerimizin hedefi, onlarda merak uyandırabilmek, görsel algılarında farklılık yaratabilmek.

Rüyada gelen ‘Alacakaranlık’

Necmi Sönmez


SANATIN ANLAŞILMASI GEREKMİYOR

Bir keresinde, günümüz sanat izleyicisinin çoğunlukla, hissetmekten ziyade, “Bu eserde ne anlatılıyor’ sorusunun cevabını aradığını, anlamanın ve kavramanın öncelikli tutulduğunu söylemiştiniz. Gösterilen bu refleks bir alışkanlığın neticesi mi, yoksa nedir?
Bence son 20 yılda çağdaş sanatı anlatma konusunda son derece yanlış bir yöntem izlendi. Müzeciler, pedagoglar sürekli anlam, ifade üzerinde durdular; sanatın bir şeyleri aktardığını, bir şeylere gönderme yaptığını anlatıp durdular. Oysa bu yanlış bir yönlendirmeydi. Sanatın özündeki bilinmezlik, heyecan bu şekilde adeta kısırlaştırıldı. Sanat eserinin içindeki ışık, pırıltı izleyiciye geçebiliyorsa bunun illaki anlaşılması, yorumlanması gerekmiyor. Sevmek, kendine yakın hissetmek bence daha doğal ve gerçekçi.
Perili Köşk’ün (Borusan Contemporary) ofis katlarına yayılan ‘Alacakaranlık’ başlıklı sergi 18 Ağustos’a kadar hafta sonları görülebilir.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle