GeriKitap Sanat Ruhi Su ve Tülay German
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ruhi Su ve Tülay German

Ruhi Su ve Tülay German

Yalnız müzik tarihimiz için değil, toplumsal tarihimiz için de dinlenmesi gereken sanatçıların başında gelir Ruhi Su ve Tülay German. Gençlik yıllarımızda özellikle ikisini çalıp söyledikleri yerlerde dinlemeye giderdik.

Gençlik yıllarımızda iki sanatçıyı hayranlıkla dinlerdik. Biri Ruhi Su, diğeri de Tülay German.
Ruhi Su her yerde sanatını icra edebilme özgürlüğünden yoksundu. Bazı kulüplerde söylediği zamanlarda onu dinlemeye giderdik. O yıllarda onun söyledikleri özellikle üniversite öğrencilerinin dillerindeydi. Bir opera sanatçısının türkü söylemesi, yorumlaması, türkülerin yeni bir dinleyici kitlesine ulaşmasını sağladı.
Bir akşam Kalamış’taki bir lokantada, Bâki Hoca (Abdülbâki Gölpınarlı) ve hocam Prof. Dr. İsmet Sungurbey’le birlikte yemek yerken onun çalıp söylediği parçalardan birini mırıldanmaya başlamıştık. Bir anda diğer masalarda oturan üniversiteli gençler de bize katılınca adeta bir koro oluşmuştu.
Özellikle çok sevilen ve söylenen bir nefes vardı, Muhyi’nin. Bazı dizeler belleklere kazınmıştı.
İlk dizesi şöyleydi:
“Zahit bizi tan eyleme.”
Ruhi Su ile konuşmalar yaptım, evine de gittim. Konuşmalarındaki ses tonu büyük bir opera sanatçısının huzur veren tınısıydı.
Demir Özlü, Sina Akşin, Önay Sözer ve ben Şişli’de ‘Selçuk’un Yeri’ diye bir kulübe giderdik sık sık. Gitmemizin nedeni orada Tülay German’ın sahneye çıkmasıydı. Erdem Buri ile birlikte çalışıyordu.
Listelerin başında yer alan bir türküsü çok ünlenmişti: ‘Burçak Tarlası’
Yıllardır söylenen, bilinen bu türkü, onun sesinden popüler olmuştu.
Daha sonra Şişli’de Site Sineması’nın üstündeki As Kulüp’te söylemeye başladı. Ara sıra Ruhi Su da orada konserler veriyordu.
Müziğin tarihimizin içinde yoğruluşunun örnekleriydi. Söyledikleri, müziğin dışında da mesajlar içeriyordu.
Ruhi Su’yu kaybettik, ışıklar içinde yatsın.
Tülay German, Paris’te yaşıyor. Sahneye sade siyah bir kıyafetle çıkardı. Zamanın yazarları, müzikçileri, genç kuşak temsilcileri onu dinlemeye gelirlerdi.
Türkiye’de Kalan Müzik’ten çıkan CD’leri bakın hangileri?
*Yunus’tan Nâzım’a
*Burçak Tarlası
*Song of Love
Bir devri, siyasetten müziğe toplumu anlamak için ikisinin de CD’lerini alın dinleyin. Yalnız müzik tarihimiz için değil, toplumsal tarihimiz için de dinlenmesi gereken sanatçılar.
Yazımızın amacını bir kere daha anımsatalım.
İkisini de dinlemenizi salık veririm.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle