GeriKitap Sanat Perili Köşk’te teknolojik hayalet avı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Perili Köşk’te teknolojik hayalet avı

Perili Köşk’te teknolojik hayalet avı

Japon asıllı ABD’li sanatçı Mika Tajima’nın Borusan Contemporary’deki sergisi ‘Esir’, davranışımızı düzenleyen görünmez güçlerin hayatımızı nasıl etkilediğiyle ilgilenen dört farklı işi bir araya getiriyor. Mekânın yer aldığı Perili Köşk, Tajima’nın teknolojik hayalet avı için muhtemelen en uygun ortamlar arasında.

Mika Tajima’nın Borusan Contemporary’deki sergisi ‘Esir’, bugün etkisi en çok dijital teknolojiyle bağlantılı ortamlarda görülse de belki Sanayi Devrimi’nden bu yana kafamızı meşgul eden bir soruyu gündeme getiriyor: “Öngörülebilir olması için sınıflandırılan, kayda geçirilen hayat, bu kalıplara ne kadar sığabiliyor?” Tajima’nın Margot Norton küratörlüğünde gerçekleştirilen ve davranışımızı düzenleyen görünmez güçlerin hayatımızı nasıl etkilediğiyle ilgilenen dört farklı işi bir araya getiren sergisinde Twitter girdilerinde içeriklerinden soyutlanmış emojilerin göründüğü ekran dışında bize bu bağlantının doğrudan hatırlatıldığı herhangi bir unsur yok. Ancak kenarları yumuşatılmış mobilya benzeri objelerde, jakuzi/SPA başlıklarında, yavaş yavaş kararan LED ampullerde, sayısal teknolojinin dayattığı keskin köşelerle, içine sokulduğu kabı zorlayan insan hayatı arasındaki çekişmenin izleri aşikâr.
Japon-ABD’li sanatçı Tajima’nın, İstanbul’daki gerçek zamanlı Twitter akışını algoritmalar yoluyla, öngörülemez şekilde hareket eden, renk alan dumanlara yansıttığı video ‘İnsan Sentezi (İstanbul)’, sayısal teknolojiyle insan faktörü arasındaki çekişmeli ilişkinin en görünür olduğu eserlerden biri. Kıvrılıp yükselen, genişleyen ya da azalan bulutumsu imgeler pembeye, beyaza dönüştükçe, tüm şehrin içeriğinden arındırılmış Twitter akışı, onun ruhunu görünür kılıyor. Makineyle, taşıdığı ya da onu hareket ettiren ruh arasında bir ikilik öngören bu yaklaşım, yine algoritmalar yoluyla Twitter akışını soyutlaştıran bir başka iş ‘Meridyen (İstanbul)’un da belkemiği. Bu sefer sayısal datalara dökülmüş akış, yavaş yavaş yanıp sönen LED ampullere ‘hayat’ veriyor. Onun hemen karşısındaki ekranda tweet’lerden arınmış halleriyle emoji’leri ekrana yansıtan Tajima, meramını iyice belirginleştiriyor. Büyük oranda yazıyla iletişimin kurulabildiği, karşılıklı mesaj gönderme imkânı sunan iletişim mecralarına yüz kazandırma iddiasındaki emoji ikonları, içeriği belirleyen ruh hallerini yansıtıyor.

Perili Köşk’te teknolojik hayalet avı


Ancak Tajima’nın bu eserlerdeki meramı görünür kılma taktikleri, onun iletişim mecralarına dair tespitini dillendirmekle yetindiği anlamına da gelmemeli. Işığa, bulutumsu unsurlara, ‘Pranayama E’ ve ‘Sosyal Sandalye’ eserlerinde insan bedeninin yansıması formlara ve hem bu eserlerde hem de ‘Güçlü Dokunuş (Manu Dextra Sinistra Yatay)’da jakuzi ve SPA başlıklarından üflenen havaya başvurarak, sanatçı, duyumsama temelli bir deneyim sunuyor. Burada teknoloji, sadece baskı uygulayan bir unsur olarak değil, aynı zamanda çelişkili bir şekilde insan hayatıyla girdisi çıktısı yoğun bir ilişki içindeki bir güç olarak beliriyor. Tüm bu ilişkide hem makineyi hareket ettiren hem de onun tarafından zapturapt altına alınmaya çalışılan bir ruhun olup olmadığı sorusunun sorulduğu mekânın geçmişi ise ilgi çekici bir tesadüfe işaret ediyor: Bulunduğu binaya halk arasında verilen ‘Perili Köşk’ lakabını resmi ismine taşıyan Borusan Contemporary, Tajima’nın teknolojik hayalet avı için muhtemelen en uygun ortamlar arasında.
1910’lardan kalma binanın içinde yaratılmış, beyaz, yalın atmosfer, insanın aklında, sayısal teknolojiyle ilgili meseleler yansıtılırken oluşturulması âdetten temiz, ‘insan etkilerinden arındırılmış’ ortamları çağrıştırıyor. Ancak bu sefer söz konusu çağrışım, dijital teknolojiyi, yeni ve daha demokratik bir çağın başlangıcı olarak addeden 1990’ların iyimserliğinden çok daha çetrefil bir manzaraya işaret ediyor. Tajima, ölçüm ve sınıflandırma aygıtları ile ölçtükleri arasındaki hiyerarşinin temelleriyle oynadıkça, teknolojinin kurtarıcı rolü de çatırdıyor.
Mika Tajima’nın ‘Esir’ başlıklı sergisi 19 Ağustos’a kadar hafta sonları açık olan Perili Köşk’teki Borusan Contemporary’de görülebilir.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle