GeriKitap Sanat Onurlandırılmış bir hayat
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Onurlandırılmış bir hayat

Onurlandırılmış bir hayat
Özer Yelçe ile Ayşegül Domaniç Yelçe

Bir ilham hikâyesi Ayşegül Domaniç Yelçe’nin hayatı. Kaybolan her kasına inat her güne yeni bir umutla başlamanın, yaşadığın her anı onurlandırmanın ve hem çevrendeki hem de hiç tanımadığın insanlara dokunmanın hikâyesi...

‘Sesler, Yüzler, İzler’, lafı dolandırmadan anlatılması gereken kitaplardan biri. Halen hurriyet.com.tr’de engelliler üzerine köşe yazısı yazan Ayşegül Domaniç Yelçe’nin kendi kaleminden hayat hikâyesi. Öyle bilindik, tanıdık bir hayat değil onunki. Zor; mücadele, cesaret, azim isteyen bir hayat ama öte yandan sevgi dolu, aşk dolu… İstanbul’da başlıyor hikâye. Şehrin o en güzel zamanlarında... Kültürlü bir ailenin en büyük kızı olarak geliyor dünyaya Yelçe. Üsküdar Amerikan Kız Lisesi’nin sınavlarını kazanıyor, başarılı bir öğrenci olarak mezun oluyor. Bu sırada yakışıklı bir gazeteci olan Özer Yelçe’yle tanışıyor. Yeşilçam filmlerindeki gibi ilk görüşte âşık oluyorlar birbirlerine. Önce nişan yapıyorlar, okul bitince de soluğu nikâh dairesinde alıyorlar. 70’lerin romantik filmleri gibi Yelçe’nin çizdiği fotoğraf. Güzel kız, yakışıklı erkek, onları seven aileleri... Kurdukları güzel dünyalarında keyifle yaşıyorlar. Derken ‘aşkın meyvesi’ küçük kızları Zeynep de katılıyor aralarına.

EN BÜYÜK DESTEK EŞİ ÖZER YELÇE
Küçük Zeynep biraz büyüyünce Yelçe, iş hayatına atılmaya karar veriyor. Şansı yaver gidiyor emekli oluncaya kadar çalışacağı Şişe Cam’daki görevine başlıyor, Tarhan Erdem’in asistanı oluyor. Yıllar böyle geçerken aile genetiğinde bulunan FSHD adlı kas hastalığı Yelçe’de de çıkıyor. Aslında ailesi onun bu hastalığı taşıdığını küçük yaştan beni biliyor ama Ayşegül Hanım çok daha geç öğreniyor. Hatta babasının hem çok zor bir dönem yaşamasından hem de çocuğa da aynı hastalığın kalmasından duyduğu endişeyle hamile olmasına üzüldüğünü yazıyor kitabında. Hastalık Zeynep’te de çıkıyor ama tıpkı annesine engel olmadığı gibi ona da engel olamıyor. Yelçe, etkileri yavaş yavaş kendini zorlayan hastalığıyla başa çıkmak için pek çok yöntem geliştiriyor ama nihayetinde en başta azim gerekiyor ki bu azim onda fazlasıyla var. Kasları her geçen gün yok olsa da hayata duyduğu sevgi hiç kaybolmuyor. En büyük gücü 40 yıldan fazla aynı yastığa baş koyduğu eşi Özer Yelçe’den alıyor. Onların aşk hikâyesi bile başlı başına okuyana ilham veriyor. Birbirlerine yoldaş, el-ayak, her şey oluyorlar. Özer Yelçe’nin ölümü çok etkiliyor Ayşegül Hanım’ı...

Kusursuz bir evlilik, başarılı bir iş hayatı, tarih doktorasını tamamlayıp üniversitede hoca olan harika bir kız… Tüm bunların yanında her gün başa çıkmaya çalışılan engeller. Sevdiklerinin kaybı, gönül dünyasına yeni girenler. Bir ilham hikâyesi Yelçe’nin hayatı. Her güne yeni bir umutla başlamanın, yaşadığın her anı onurlandırmanın ve hem çevrendeki hem de hiç tanımadığın insanlara dokunmanın hikâyesi. Uzun zamandır engellilerin hayatını kolaylaştırmak için çalışıyor Yelçe. Onlar için projeler geliştiriyor, takipçisi oluyor. En son kendi hastalığı olan FSHD için yapılan araştırmaya katıldı, zor bir ameliyat geçirdi. Ezcümle çok özel bir kadın Ayşegül Domaniç Yelçe. Onun kendi kaleminden sade ve akıcı diliyle anlattığı her kelimesinden samimiyet akan hayatını okuyunca bunu çok iyi anlıyorsunuz.

SESLER, YÜZLER, İZLEROnurlandırılmış bir hayat
Ayşegül Domaniç Yelçe
Doğan Kitap,2018
256 sayfa, 26 TL.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle