GeriKitap Sanat Nafile dünya
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Nafile dünya

Nafile dünya

‘Kan Görünce Rüya Bozulur’ başlıklı yeni sergisiyle ArtOn’a konuk olan Ali Elmacı’nın figürlerine baktıktan sonra herkesin onlara benzediği hissine kapılıyorsunuz. Keskin hicivcilerin bir başarısı budur. Etki sarsıcıdır.

Ali Elmacı’nın resimleriyle ilk karşılaşmamda bu resimlerdeki beyaz, mavi gözlü, sarışın, pembe dişetleri belirgin insanlar kimdir diye düşünmüştüm. Sonra anladım ki onun her resminde varlar ve bunlar ‘biri’ ya da ‘birileri’ değil, tek kişiler. Bir çeşit ‘everyman’ ya da ‘herkes’ ya da ‘hiç kimse’... Kurgubilim filmlerinde dünyayı ele geçiren istilacıların orayı kendilerine benzeyen insanlarla doldurmaları gibi, onlar da ortaçağdan bu yana resmin kadim konularından biri olan vanitas’ın (nafilelik, geçicilik) pençesinde, Elmacı’nın ayrıntılı biçimde resmetmekten zevk aldığı haz bahçelerinde yuvarlanıyorlar. Hem komik hem ciddi. Bu figürlerin bir etkisi de resimlere baktıktan sonra sokağa çıktığınızda, hatta sergi açılışında etrafınıza baktığınızda herkesin -kendiniz de dahil- onlara benzediği hissine kapılmak oluyor. Keskin hicivcilerin bir başarısı budur. Bir süreliğine de olsa dünyaya ilişkin yüce hayalleri askıya alır, okura ya da seyirciye dünyayı deforme eden bir aynadaki yansımasını gösterirler.

Etki sarsıcıdır. “Trajedi seyircinin başına gelir, komedi ise başkalarının” demişler. Ali Elmacı, bu parodik dünyayı kurarken birkaç karşıtlıktan yararlanıyor; ‘fazlasıyla bariz’, ‘fazlasıyla bariz olmayan’, ‘gülmeye davet edecek ölçüde aşırı’ ve ‘artık gülemeyeceğiniz kadar aşırı’. Fazlasıyla bariz olan şey figürlerin içinde yuvarlandıkları, çocuksuluğa varan coşku. ‘Kan Görünce Rüya Bozulur’da saldırgan bir pembenin hâkim olduğu bu dünyada paten kayanlardan kafa koparan kızlara kadar türlü şeyler delimsirek bir neşe konusu. Yüzümüze çarpan bu parodi dünyasının kitsch tadı bazen fazlasıyla fazla... Güller kusan bu dünyada gözlerinizden çeşme gibi yaşlar akıncaya kadar kahkaha atabilirsiniz. Ama resmi zengin yapan bu değil. Daha az bariz ya da gizlenmiş şeyler; Hollanda resminden zevkle devşirilmiş ‘yenilebilir’ ayrıntılar, Osmanlı-Hollanda laleleri, orda burda vızıldayan arılar. Parodinin arka planı. ‘Kan Görünce Rüya Bozulur’un dünyasında diğerlerinin yanı sıra bu sergiye özel, salam (ya da rozbif) olarak resmedilmiş delik delik vanitas insanlarıyla da eğlenebilirsiniz. Ayrıca kendisinin bir parodinin konusu olduğunu bilerek dil çıkaran kız tam da o esnada gerçekten ti’ye alınıyor olabilir. Kısacası, ressamın, konunun ve seyircinin sinikliğin suç ortağı oldukları noktada oyuna herkes katılabilir. Ama iyi hiciv sadece karikatür değil, karikatürün ima ettiği acıklılığın izlerini de barındırandır. Artık gülemeyeceğimiz nokta...

Ali Elmacı’nın hicvini parlatan da bu. Benim favorim daha esrarengiz bir boks sahnesinin ‘Romantik’ resim tadı oldu; insan boksörün havalı pozuyla birlikte rakibi kangurunun ağzından resmin yukarısına doğru fışkıran kan. Saçmayla nafilenin, şiddetle parodinin buluşması, ayısıyla dolaşan Lord Byron, vanitas’ın çöküşü...
Ali Elmacı’nın ‘Kan Görünce Rüya Bozulur’ başlıklı sergisi 21 Nisan’a kadar ArtOn İstanbul’da.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle