GeriKitap Sanat Meleklerin ağlama zamanıydı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Meleklerin ağlama zamanıydı

Meleklerin ağlama zamanıydı

Sezgin Kaymaz, 16. kitabı ‘Nefha’da Adem ve Havva ile İblis’in Cennet’ten kovulmasından sonra geride kalanların başına neler geldiğini anlatıyor. Yine eğlenceli, kara mizahı bol ve epey derin.

Son sayfayı okuyup kenara koyamadım, göğsüme bastırdım, ağladım ağladım ağladım... Sonra ağlarken durdum güldüm, neden ağlıyordum ki? Şahane bir kitap okumuştum işte, üstelik de birçok yerinde tek başıma da olsam kahkahalar atmış, kendi kendime bir eğlenmiştim ki... Sonra ne oldu oldu, kitabın sonunda hain yazar öyle bir şey yaptı ki, çok ağladım... Meleklerin ağlamasına ağladım, insanların meleklerin neden ağladığını umursamamasına ağladım, Adem ve oğullarının dünyayı yiyip yiyip tükürmesine ağladım, meleklerin arkadaşları ağaçlara ağladım, meleklerin sevdiği ölü hayvanlara ağladım... Oysa gülüyordum yahu! Sezgin Kaymaz bu, kitaplarıyla insanı şaşkına çeviriyor. Yo, belki de tam da olmamız gereken şekle getiriyor. 15 kitaptır böyle, 16.’sı ‘Nefha’ da kusur kalacak değildi ya!
Her zamanki gibi, bir Sezgin Kaymaz kitabı okurken işin içine girince serseme dönüyorum, aklım yetmiyor, kalbimle düşünmem ve okumam gerektiğini unutuyorum. Çünkü anlattığı hikâyeler gerçek desem gerçek değil, fantastik desem fantastik değil, kurgu desem kurgu değil, tam bir Sezgin Kaymaz kitabı işte. Sizi alıp tepetaklak ediyor, gerçek sandığınız her şeyin hayal, hayal sandığınız her şeyin gerçek olduğunu hissettiriyor. Ve hep aynı soru: Bu adamın kafası nasıl çalışıyor, nasıl böyle şeyler yazabiliyor, hangi dünyadan geliyor yahu! Sezgin Kaymaz’a kalırsa, her şey son derece basit: “Öyle geliyor!” Bir de şöyle diyor kitapları ve yazı hayatı için: “Hayal varsa her şey var kardeşim. Hayal, gerçekten daha gerçektir!” Gel de anla!
Yok yok, oturup saatlerce düşünmeniz gerekmiyor, elinize alınca, herhangi bir kitabını, o zaten sizi hooop diye götürüyor, o hem ‘bu’ hem de ‘öteki’ hayatın içine. Atıyor oraya, sonra tutuyor kulağınızdan bir bu dünyaya, bir öteki dünyaya dolaştırıp duruyor. Üstelik son derece derin meseleleri komik mi komik, eğlenceli mi eğlenceli, ağır mı ağır, kara mı kara, bilge mi bilge bir şekilde anlatıyor. Daha da güzeli, “Bak ben sana ne anlatıyorum hoopp” havasına da girmiyor. Hatta girene de gıcık kapıyor.

‘Nefha’ da ‘bir peşini bırakmama kitabı.’ Yani bakarsanız, hangi taraftan bakarsanız bakın, ‘Nefha’, tek başına bir kitap ama daha da aslında Kaymaz’ın 2008’de çıkan ‘Ateş Canına Yapışsın’ isimli romanının da devamı. ‘Ateş Canına Yapışsın’da Kaymaz, cenneti, Adem’in ve Havva’nın yaratılmasını, Allah’ın Adem’e “Secde edin” demesiyle o zamanki adıyla Azazil’in isyan edip İblis’e dönüşmesini sonra Adem ve Havva’yla birlikte İblis’in Cennet’ten kıyamete kadar kovulmasını anlatıyordu. ‘Nefha’da ise geride kalanlar başrolde. Yani dört büyük melek Mikail, İsrafil, Azrail ile Cebrail ve Cennet’in tatlı minik binlerce melecikleri. Daha önce meleciklere eğitim veren Azazil, İblis olup cennetten atılınca, hocalık işini Mikail üstlenmiştir. Ama olmuyordur işte, olamıyordur, hemen kızıyordur meleciklere, ne yapsındır fıtratında biraz heyhey vardır. Tamam Mikail biraz heyheylidir, dalgalanıp dalgalanıp durulamıyordur ama melecikler de biraz tuhaflaşmıştır. Hiç bilmedikleri, bilmedikleri gibi daha önce duymadıkları, duymadıkları gibi ne anlama geldiğini bilmedikleri bir sürü cümleler kurmaya ve sorular sormaya başlamışlardır. Mikail de ne ve neden söylediğini bilmeden garip garip konuşmaya başlamıştır. Cennet cennetlikten çıkıyordur. Ne oluyordur yahu? İşte o bölümü anlatıyor ‘Nefha’da Kaymaz. Ama öyle güzel anlatıyor ki, okuyucunun kalbini yakıyor. “Meleklerin ağlama zamanıydı, ağladılar” diyor. Bir de “Cennet ol, cehennem gibi yakıp durma.” İnsanoğlu melekleri ağlattıysa, kendi cinsine ne yapmaz ki? Ateş olur canımıza yapışır işte.

Meleklerin ağlama zamanıydı

NEFHA
Sezgin Kaymaz
Kırmızı Kedi, 2019
200 sayfa, 16,20 TL.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle