GeriKitap Sanat Mektuplarla ‘sevgili Erdal’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mektuplarla ‘sevgili Erdal’

Mektuplarla ‘sevgili Erdal’

Erdal Öz, kendisini sevgi ve iyilikten inşa etmiş, sağlığını sanki arkadaşlıkta bulan bir insan gibiydi. ‘Sevgili Erdal – Erdal Öz’e Mektuplar - 1. Cilt’te yazar ve şairler yazdığı mektuplarla Türkiye’deki yayıncılığın bu erdemler üzerinden dönüşümünü dile getiriyor.

Mektup, yazı değil, yazışmadır. Kendimizin sathında değil, ilişkide ortaya çıkar. İlişkide yer alan veya yer alacak olan işe ilişkindir. Yazıyla veya bir tür olarak denemeyle değil, mekteple akraba bir kelimedir mektup. Mektep, bilgi vermeye ilişkin bir yerdir, bilgi oluşturmaya ilişkin bir yer değil. Mektup kelimesi de tam bu anlamsal bağlamın bir uzantısıdır. Bir ilişkiye, bir ilişkideki işe ilişkin haber vermek, bir kararı sormak, bir kararı bildirmek ya da bir duyguyu, bir düşünceyi dile getirmek için vücuda gelen bir yazışma. Bu girizgâhı, ‘Sevgili Erdal – Erdal Öz’e Mektuplar 1. Cilt’teki mektuplar için yapıyorum. Bu ilk ciltte Bilge Karasu, Salâh Birsel, Onat Kutlar, Gülten Akın, Aziz Nesin, Edip Cansever, Yaşar Kemal, Metin Demirtaş, İlhan Berk, Cahit Külebi, Konur Ertop, Yusuf Atılgan, Behçet Necatigil, Talip Apaydın, Yaşar Nabi Nayır, Ülkü Tamer, Ali Püsküllüoğlu ve Cevdet Kudret’in mektupları yer alıyor. Sevgili Erdal’ı oluşturan mektuplar, ilişkiye ilişkin olmaktan çok, ilişkideki işe ilişkin... Dolayısıyla ‘Sevgili Erdal’ bir sevgi ifadesi olmasının yanı sıra aynı zamanda mektubu yazanın gardını alış halini de kamufle eden bir ifade durumunda. Mektuplar, şair ve yazarların ticaret söz konusu olduğunda, ‘ciddileşen’ kimliklerini de gösteriyor bize. Mektupta da söz konusu; kendini okutan metin ile kendini okutmayan metin. Sözgelimi Yusuf Atılgan’ın mektupları, edebiyatının metinleri gibi değil; kendini okutmuyor. İlişkiye ilişkin olanı değil, kendini dile getiriyor ama kendisinin neliğini değil, Erdal Öz’ün karşısında konumlandırdığı kendisini. Edip Cansever’in mektuplarının çoğu, bazılarında zorlama düzyazı söz konusu ama iş değil, ilişki, yani arkadaşlık mektupları. Damarlı bir maden var orada: Ahmet Oktay için şöyle yazmış 61 yılındaki bir mektubunda: “(Ahmet) Oktay’ın şiiri iyiydi. Ben sevdim. Biraz daha az içse, biraz daha düzene soksa hayatını, iyi olacak.” Onat Kutlar, Ülkü Tamer’in mektupları da, Cansever’in kimi mektupları gibi, Öz’ün, ‘dergi arkadaşlığı’ dönemine ait.
Bilge Karasu’nun mektupları, tıpkı edebiyatının metinleri gibi; ayrımlar yaparak ilerliyor. Cahit Külebi’nin mektupları da bir solukta okunan türden. Mektuplarının içeriği, nedense şaşırtıcı gelmedi bana. Fahreddin Es’ad-i Gorgânî’nin şöyle bir beyti vardır: “Benim adım onların arasında yer alırsa/ Onlarınki gibi gerçekleşir benim de muradım.” Külebi, bu duygudan hiç kurtulamamış gibidir. Erdal Öz, Atılgan’ın mektuplarına olduğu gibi Külebi’nin mektuplarına da not düşmüş.

‘Yaralısın’ ile ‘Kanayan’ı lisedeyken okumuştum. ‘Havada Kar Sesi Var’ı daha sonra... Ama şimdi ‘Erdal Öz’e Mektuplar’ın eklendiği ‘Deniz Gezmiş Anlatıyor’, ‘Düşünüyorum da Müthiş Bir Şey’ ve ‘Yarın, Nasıl Bir Olacaksın – Günlükler’ ayrı bir bağlam... Bu ikinci bağlamın üzerinde özellikle durulması gerekir. Erdal Öz’ü, TÜYAP’ın, Taksim civarındaki son fuarlarından birinde görmüştüm: Erdal Öz, kendisini sevgi ve iyilikten inşa etmiş, sağlığını sanki arkadaşlıkta bulan bir insan gibiydi... Mektuplar, bütün yayıncılık ve yazarlık deneyiminin neticesi olan Can Yayınları özelinde, Türkiye’deki yayıncılığın bu erdemler üzerinden dönüşümünün ‘anlatısı’nı da dile getirir. Bilge Karasu’nun, Gülten Akın’ın mektupları sözgelimi...İkinci cildi merakla bekliyoruz.

Mektuplarla ‘sevgili Erdal’

SEVGİLİ ERDAL - ERDAL ÖZ’E MEKTUPLAR - 1. CİLT
Kolektif
Can Yayınları, 2019
416 sayfa, 36,11 TL.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle