GeriKitap Sanat Latin Amerika’nın büyüsü ve gerçeği
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Latin Amerika’nın büyüsü ve gerçeği

Latin Amerika’nın büyüsü ve gerçeği

Eduardo Galeano’nun ‘Ateş Anıları’ üçlemesinin ikinci kitabı olan ‘Yüzler ve Maskeler’ Latin Amerika tarihini hem belgeler hem de söylenceler eşliğinde anlatıyor. Güneyin gerçeği de büyüsü de burada.

Bir yandan ne öyle değil ki ama, Latin Amerika artık iyice pazarlanan birşeye dönüştü. Uyuşturucu kartellerinin; setlerin ketçapla sulanmışçasına aşırı bol kanlı hikâyelerini anlatan dizilerden, filmlerden, bir çeşit lokal ekmek olan tako’nun, baklavaymışçasına/börekmişçesine gazlanmasından, tekila/kahve/turizm şirketlerinin sosyal medyanın tektip ‘influencer’larıyla anlaşmalar yapıp Güney Amerika kültürünü nasıl en sığ şekilde aktarırız diye yarışa girmelerinden filan gına geldi. Gerçi ilk ve en önemli dertleri bu, yani Güney Amerika’yı anlatmak değil ama Güney Amerika, sanıyorum, yine de hiç öyle birşey değil.
Ben Latin dillerini fazla geveze bulan, İspanyol üst komşum köydeki annesiyle bağıra çağıra Facetime yaparken iç şişmesinden yürüyüşe çıkan bir insan olarak Latin Amerika kültürünün daha derin birşey olduğunu biliyorum, anlıyorum, bunun dizisini/kokteylini/Instagram güzellemesini yapanın, o kültüre ölen bitenin üzerinde azcık daha derinleşmesi fena olmaz.

Latin Amerika’nın Yaşar Kemal’i
Latin Amerika’yı gerçekten anlatan bir insan 2015’te bu dünyadan göçen Uruguaylı gazeteci, yazar, düşünür Eduardo Galeano. Gerçi kıyas kabul etmez. Burayı anlamak için ‘Evleneceksen Gel’ izleyene Yaşar Kemal önermek gibi olur ama meseleye ciddi bakana hatırlatma olsun. Galeano’nun daha evvel Can Yayınları’ndan çıkan ve Latin Amerika tarihini hem belge, bilgi, kayıt hem de söylencelerle aktardığı destansı eseri ‘Ateş Anıları’, Sel Yayıncılık tarafından basıldı. Serinin ilk kitabı olan ‘Yaratılış’ tüm hikâyeyi 1700’lere getirip bırakmıştı. Bu ikinci kitap ‘Yüzler ve Maskeler’ ise Yeni Dünya’da köleliğe ve sömürüye başkaldırının yaşandığı 18. ve 19. yüzyılı anlatıyor. Latin Amerika’nın devrimci damarını, dini inançlarını, sınıf savaşını, adetleri, acıları, komik öyküleri, yemekleri, ekmekleri, sosyeteyi, rahibeleri, tangoyu, şeker üretme tesislerini, dövüş horozlarını, işkence odalarını, kırmızı taştan evlerde oturan beyaz pançolu ihtiyarı, toprağı ve zamanı olduğu gibi aktarıyor.
1840’ta Meksika’da gün boyu duyulan satıcı seslerini şöyle yazıyor:
“Kömür, senyor!”
“Tereyağ, tereyağ bir buçuk real!”
“Tütsülenmiş etin iyisi burada!”
“DÜĞMECİİİİİİ!”
“Biber yemekleri için alıç!”
“Yabani muz, portakal, nar isteyen?”
“EL AYNALARIIIIII”
“Fırından yeni çıkmış ekmekler!”
“Beş yarda boyunda hasırlar, Puebla hasırı isteyen var mı?”
“Şekerlemeler, hindistancevizi tatlısı, bezeeeeeleeeeeer!”
“En son piyango bileti, son bilet yarım real!”
“TORTİLLAAAAAAAAAA!”
“Ceviz isteyen var mı?”
“KESİK PEYNİRLİ TORTİLLA!”
“Ördek var, cancağzım! Sıcak ördek!”
Her satırı ilham verici bir kitap bu, üreterek yaşamı zenginleştiren bir halkın baskı ve zulme direnme biçimleri de gülüp eğlenme halleri de nefis. İnsan kendi sokağına çıkmak, çarşıda neler fısıldanıyor bakmak, tarihe not düşmek istiyor. Meydanda KHK ile işten atılmış insanlar seslerini duyurmaya çalışıyor, öbür tarafta; tezgâha taze yeşillik gelmiş, mavi önlüklü adam “Kıvırcık 2” diye bağırıyor, ezan okunuyor, okuldan dağılan liseliler gürültüyle şakalaşıyor, bebekler ağlıyor, kediler uyuyor. İyi ki Galeano gibi yürekli insanlar var ki gerçekler yazılıyor.

ATEŞ ANILARI II

Latin Amerika’nın büyüsü ve gerçeği

YÜZLER VE MASKELER
Eduardo Galeano
Çeviren: Süleyman Doğru
Sel Yayınları, 2017
336 sayfa, 28 TL.

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle