GeriKitap Sanat Sanki kendi evi...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sanki kendi evi...

Sanki kendi evi...

Turan Aksoy’un O’art’ta açtığı ‘Sandığın Gibi Değil’ başlıklı sergi, sanatçının 1980’lerin sonlarından başlayarak son dönem işlerine kadar süren sanat pratiğinde ortaya çıkan karşıtlıklar ve rastlantısal unsurları merceğe koyarken, mekânla kurduğu ilişkide analitik bir bakış hissettiriyor.

Odeabank’ın sanat galerisi O’art, bir senedir süren sessizliğini akademisyen sanatçı Turan Aksoy’un kişisel sergisiyle bozuyor. ‘Sandığın Gibi Değil’, Aksoy’un 1980’li yılların sonlarından başlayarak son dönem işlerine kadar süren sanat pratiğinde ortaya çıkan karşıtlıklar ve rastlantısal unsurları merceğe koyarken, analitik bir bakışı da mekânla kurduğu ilişkide izleyiciye hissettiriyor. Turan Aksoy’un desenden pentüre, video enstalasyonundan fotoğrafa kadar farklı malzeme ve teknik arasında gezindiği sanat serüveninin bir özeti nitelindeki sergi, 5 Ocak’a kadar izlenebilecek.
Her sergi mekânı bir dönüştürme işi midir; her sanatçı, mekânının koordinatlarına göre yeniden ‘bedenlenir’ mi? Kartezyen mekân düşüncesinin önyargıları yıkıldığından bu yana güncel sanatın stratejileri bu yöne doğru kaymış; mekân algısı sanatçı tarafından oluşturulan bir anlatıdan, sanatçının bedenine dönüşmüştür. Bir kodlamadan bir metafora; Descartes’tan Lefebre’ye tüm bu düşünsel izleği hissettiren seçkisiyle Turan Aksoy, ‘Sandığın Gibi Değil’ başlığıyla O’art’ta izleyiciyle buluşuyor.
Sergi, alt başlıklar halinde sanatçının beslendiği temel meseleleri ele alırken, Aksoy’un sanat pratiğinde karşıtlıklara temellenen gerilimi de göz önüne seriyor. ‘Bireysel&Toplumsal’, ‘Doğa&Kent’, ‘Gerçek&Gerçeküstü’ alt başlıkları altında oluşturulan seçkiler, sanatçının Ankara Siyah Beyaz Sanat Galerisi’nde gerçekleşen ‘Köpek Gibi’, Pi Artworks’te gerçekleşen ‘Toz ve Telaş’ (2011) ve ‘Bir Portre; Huzursuz’ (2013); Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde gerçekleşen ‘Yönetilebilir Cennet’ (2015) ve ArtRooms’da gerçekleşen ‘Hayali (Gezi Çizimleri)’ (2017) sergilerinden derlenmiş. Bu anlamda seçtiği temalar altında oluşan seçkiler arasındaki geçişlilik, sergiye retrospektif bir ağırlık da katmış.

Sanki kendi evi...


‘Sandığın Gibi Değil’, galeri mekânını bir anda sanatçının kendi evine; yaratıcılığının doğal alanına çeviren bir doğallıkla tuvali, videoyu, maketi, malzemeyi kat eden aynı çizginin istikrar ve ısrarının zaferini ilan ediyor. Bu haliyle, ‘iç mekânın insanın düşlerinin ve yaratıcılığının ilk alanı’ olduğu tezine yaklaşan sergi, otobiyografik unsurları bolca barındırıyor. Dolayısıyla da sanat pratiğini ‘mahrem’in alanına sokuyor. Serginin kronolojik olmayan bir bakış açısıyla, sanatçının farklı dönemlerindeki tutarlı meseleleri üzerine odaklanmış olması, tüm serginin tek bir büyük yerleştirmeymiş gibi okunmasını da olanaklı kılmış. 1980’li yıllardan bu yana süren sanat üretiminde sınıflandırma, adlandırma ve kavramsallaşma arayışları bu tutarlılık içerisinde okunabiliyor. Bu analitik bakış içerisinde, toplumsal tarihle Aksoy’un kişisel tarihinin geçişliliği içerisinde başrolde anıların olduğu görülüyor.
İç mekânın insanın düşlerinin ilk alanı, anılarının ise sığınağı olduğu önermesiyle, Aksoy’un ‘kendi evine’ dönüşen O’art’ın, Turan Aksoy sergisiyle gösterdiği performans ve kaliteyi koruyarak yoluna devam edeceğini umuyorum.
Turan Aksoy’un ‘Sandığın Gibi Değil’ başlıklı sergisi 5 Ocak’a kadar Etiler’deki O’art’ta.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle