GeriKitap Sanat Kahire’ye ilk gidişim...
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kahire’ye ilk gidişim...

Kahire’ye ilk gidişim...
Murat Bardakçı

Mısır’a iki kez gittim. Sevdiğim ülkelerden oldu. İlk gittiğimde sevgili dostum Murat Bardakçı Hürriyet’in temsilcisi olarak Kahire’deydi. Onun sayesinde ülkenin ruhunu hissetmiştim.

Sevgili dostum Murat Bardakçı, Hürriyet’in Mısır/Kahire temsilciliğini yaptığı yıllarda bir kongre için Kahire’ye gitmiştim.
Kahire’ye Almanya üzerinden gitmiştim. Bonn’da o zaman Simavi Vakfı tarafından düzenlenen karikatür yarışmasının sergisinin açılışına katılmıştım. Vakfın genel müdürü sevgili Orhan Birgit’ti. Almanya’nın soğuğundan Kahire’nin sıcağına inince, doğrusu bir yorgunluğa kapılmıştım.
Kongreye gelenler arasında rahmetle andığımız Sevgi Gönül, Türkolojiden rahmetli Ali Alpaslan, Ekmeleddin İhsanoğlu, Nevzat Atlığ vardı.
Murat Bardakçı, sabahları okuduğu Mısır gazetelerinden bize günün gelişmelerini aktarırdı. Doğrusu onun gibi bilgili bir rehber sayesinde Kahire’yi iyice tanıdım.
Onun sayesinde Ümmü Gülsüm’ün kasetlerini aldım. Kaset satıcısı hem çalıyor hem söylüyordu.Murat Bardakçı oranın iyi lokantalarına da götürdü bizi. Suudilerin açtığı bir İtalyan lokantasını hatırlıyorum, her şey vardı ama alkollü içki yoktu.
Kongre kapsamında Nevzat Atlığ yönetimindeki Kültür Bakanlığı Korosu da bir konser verdi. Konser verdiği yer Kavalalı Mehmet Ali Paşa Camisi’nin avlusuydu. Şakir Eczacıbaşı bu örnekten yola çıkarak Sultanahmet Camii’nin avlusunda dini eserlerden oluşan bir konser için müsaade istemiş ama alamamıştı.
Mariott Oteli’nde kalıyordum, hava kararıp şehrin ışıkları Nil’e vurduğunda garip bir şark akşamı yaşamaya başlardık.

Sevgi Gönül, Kahire’deki arkadaşlarının davetine giderdi, oradaki yaşam üzerine aydınlatıcı bilgileri de ondan alırdım. Otelimizde yapılan düğünlerde genellikle Sudanlı olduğu söylenen erkek dansçılar assolist olarak görünürlerdi. Murat Bardakçı, çok imrenerek baktığım nar sularını içmemi önlemişti.
Kaldığım otelin altında Nobel Edebiyat Ödüllü Necip Mahfuz’un çeşitli dillerde kitaplarının satıldığı bir kitabevi de vardı. Bizim otellerimizin de içinde Türkçe ve yabancı dile çevrilmiş kitaplar bulundurabiliriz.
Daha sonra bir kez daha gittim Kahire’ye... Dönemin Kültür Bakanı İstemihan Talay götürmüştü.
Mısır benim hayran olduğum ülkelerden biri. Sarı çöl rengi, Nil’in yeşil yılankavi çizgisi her zaman belleğimde tazeliğini korudu.
Yazımın amacını bir kez daha belirtmeliyim.
Sevgili arkadaşımız Murat Bardakçı bize güzel bir Mısır rehberliği yapmıştı.
Onun yazdığı ‘Safiye’ kitabını mutlaka okumalısınız. Ayrıca yakın tarihin kahramanlarından ‘Enver Paşa’ da yazın okuyup bilgiler kazanacağınız bir kitap.
Safiye (Ayla) kitabını ancak onun gibi iyi bir yazar, iyi bir tarihçi ve usta bir tanburi yazabilirdi.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle