GeriKitap Sanat ‘İnsanlığı aşkla birleştirmek istiyorduk’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘İnsanlığı aşkla birleştirmek istiyorduk’

‘İnsanlığı aşkla birleştirmek istiyorduk’

Derinlikli müziğiyle cazın usta ismi Charles Lloyd, 81 yaşında ve müzik yolculuğunun zirvesinde. ‘Vanished Gardens’ı geçen yıl yayımlayan efsane müzisyen, basçı Reuben Rogers ve baterist Eric Harland’dan oluşan Sky Trio’sunun yanı sıra piyanoda Gerald Clayton ve gitarda Marvin Sewell’la 23 Ekim’de (CRR) 29. Akbank Caz Festivali'nin konuğu olacak.

Müziğinizin kaynağı blues’a dayanıyor. Memphis kültüründen nasıl etkilendiniz?
Büyüdüğüm zamanlarda, Mississippi Nehri’nde ticaret ve seyahat hâlâ çok aktif ve yoğundu. New Orleans, güneyde 400 mil mesafede, Chicago’nun kuzeyindeydi. Her ikisinin de kendilerine özgü ayrı müzik gelenekleri vardı. Kuzeye ya da güneye seyahat ederken herkes Memphis’te bir kere dururdu. Cab Calloway, Duke Ellington, Louis Armstrong, Billy Eckstine, bu kişilerden sadece birkaçıydı... Ve tabii ki bunların hepsi blues müziğin büyük isimleriydiler. Howlin’ Wolf, B.B. King, Roscoe Gordon, Johnnie Ace ve daha pek çok kişi... Büyürken bu büyük müzisyenlerin hepsini dinlemem ve henüz bir ergenken onlarla çalmam, benim bir müzisyen olarak kim olduğumu belirledi ve şu anda da bu kimliğimin tamamlayıcı bir parçası oldu. Onlar benim varoluşumun temelini oluşturdular.

Sizin insancıl bakışınızı muhtemelen etkilemiş olan ‘Çiçek Çocuklar’ hakkındaki izlenimleriniz neler?
1960’ların baskın mesajı hoşgörü ve aşktı. Hepimiz ırksal bölünmeleri parçalayıp atmak ve insanlığı aşkla birleştirmek istiyorduk. ‘Gerçek bir ve tektir’.

Müziğiniz daima fikirler ve seslerin birbirine geçtiği olağandışı, çokkültürlü ve çok boyutlu oldu. Tüm bunları nasıl bir araya getiriyorsunuz?
Eğer bir insan benim yaşadığım kadar uzun yaşarsa ve tüm dünyada benim gezdiğim kadar seyahat ederse, benim Memphis köklerimin olduğu gibi o insanın da bu kadar çok deneyim ve yaşanmışlıkla gelişmesi ve büyümesi kaçınılmaz olurdu. Tüm bu deneyim ve yaşanmışlıklar benim müziğimde açıkça işitilebilir aslında, fakat bu tabii ki her zaman bilinçli bir karar değil. Bazı notalar sadece benim çaldığımı ve size ‘Merhaba’ dediğimi gösteriyorlar.

Grup müziğindeki kimyanın sınırları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Kimya bir grubun anahtarıdır, hepimiz hem sahnede hem de sahne dışında birbirimize güvenmek zorundayız. Bu güven olmadan, korkusuz araştırma ve keşif yapmak mümkün olmazdı. Ve hepimiz, günlük sıradan yaşamımızın ötesine geçmeyi ve yukarılara çıkmayı çok seviyoruz.

Çalıştığınız piyanistlerin listesi gerçekten etkileyici; Keith Jarrett, Michel Petrucciani, Bobo Stenson, Brad Mehldau, Geri Allen...
Phineas Newborn! Phineas, beni, ben dokuz yaşındayken buldu ve kanatları arasına aldı. Bana bir tohum ekti. Bu tohumun meyveleri hâlâ büyümeye ve meyve vermeye devam ediyor. Bu cevapları verdiğim sırada, Jason’la (Moran) Alonzo King ve Lines Ballet için yeni tamamladığımız bir balenin açılış gösterisi için San Francisco’dayım.

New Quartet ile akustik piyano tabanlı 50 yıllık dörtlünüz arasında nasıl bir karşılaştırma yaparsınız?
New Quartet’i seviyorum. Aramızda, sahnede ve sahne dışında derin bir sempati duygusu var ve 13 yıllık birliktelikten sonra, birlikte paylaştığımız ‘ilk’ deneyimlerden oluşan bir sesimiz var ve bunların asla benzeri olamaz.

AKBANK CAZ’DA BUNLARI DA KAÇIRMAYIN!
1. James Carter Organ Trio/ 21 Ekim/ Zorlu PSM
2. Art Ensemble of Chicago/ Bu akşam 20.30/ CRR
3. B’r Şeyler Eks’k/ Bu akşam 23.00/ Bova
4. Mats Eilertsen Trio/ Yarın 19.00/ Akbank Sanat
5. Cazzip Project/ Yarın 21.30/ The Badau Akasya
6. Jakob Bro Trio feat. Joey Baron & Thomas Morgan/ 22 Ekim 20.30/ Zorlu PSM
7. Sarah McCoy/ 23 Ekim 21.30/ Babylon
8. Louis Sclavis Quartet ‘Characters on a Wall’/ 24 Ekim 21.30/ Babylon
9. Bugge Wesseltoft & Erkan Oğur & Friends/ 24 Ekim 21.00/ Moda Sahnesi
10. Pecovic & Kanacki Guitar Duo/ 25 Ekim 19.00/ Akbank Sanat
11. Kokoroko/ 26 Ekim 21.30/ Babylon

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle