GeriKitap Sanat ‘Hayatı cumhuriyet tarihine açılan bir pencere’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Hayatı cumhuriyet tarihine açılan bir pencere’

‘Hayatı cumhuriyet tarihine açılan bir pencere’

‘Gölgenin Ağırlığı’ adlı romanında Türkiye’de armatörlüğün kurucularından Mecit Çetinkaya’nın trajedilerle dolu hayat hikâyesini anlatan Sitem Ateş, aynı zamanda 1920’lerden günümüze bir Türkiye panoraması çıkarıyor. Ateş’le romanını konuştuk.

Gölgenin Ağırlığı’, Kaptan Mecit’in hayatını anlatıyor. Gerçek bir hikâyeden uyarlama bir roman. Mecit Çetinkaya’yı nasıl anlatırsınız tanımayanlara?
Beş yaşından itibaren hayatının neredeyse büyük kısmını çeşitli trajedilerle yaşamış, sahip olduğu her şeyi defalarca kaybetmiş; hayata, zamana ve bazen kendine karşı bile insan üstü bir inatla direnmiş bir adam Mecit Çetinkaya. Büyük savaşların ortada bıraktığı bir çocuk ve büyük savaşlar vererek büyüyen; Türkiye’nin denizcilik kültürü ve mirasına önemli katkıları olan bir adam. Doğumundan itibaren yaşadığı her şeyi dönemleriyle ve kendi hayatı üzerindeki etkileriyle izlediğimizdeyse hayatı ülke ve Cumhuriyet tarihine açılan bir pencere.

Mecit’in hikâyesinde en çok nelerden etkilendiniz?
İnsan aklının kavrama yeteneğini, başa gelince dayanma gücünü, söz konusu olunca sağduyusunu aşan evrensel gerçeklerin bazılarını -savaş ve barış, güç ve zayıflık, gerçekler ve hikâyeler gibi- bir ömre sığdırmış bir adam vardı karşımda. Gölgesi ve gerçeğiyle, izleri ve anılarıyla. Hayattayken önüne aldıkları, bu dünyadan ayrılırken ardında bıraktıklarıyla. Denizin, savaşın, ölümün, mücadelenin ne anlamlara geldiğini bilemeyecek bir yaştayken başına gelenlerle, hayatı deniz, savaş, ölümler ve kavgayla geçen bir adamın hikayesiydi bu. Kurgudakine benzer bir tesadüfle karşılaştım onunla. Karşılaştığım yer onun mirası denilebilecek bir gemide, benim ilk uzak yolculuğumdaydı. Ölümünün hemen ardından doğan ve kendi adını taşıyan torunuyla olmuştu hakkında ilk sohbetim. Daha dinlerken tüyleri diken diken eden bir hikâyeydi hayatı. Yüzyıl kadar öncenin hikayesiydi, ancak bugün gibiydi. Kesişen hikâyeler ve biten yolculuklar arasında geçtiğim köprüler, beni hep Mecit’e yaklaştırmış sanki.

Tarihi bilgiler, coğrafya önemli yer tutuyor kitapta. Kitap için nasıl bir çalışma yaptınız?
Kitap hakkında eleştiri ve değerlendirme yazısı yazan bir araştırmacı “Biyografik bir roman nasıl yazılır hakkında yazmalı veya ders vermelisiniz” dedi bana. Bu çalışmam hakkında çok güzel bir iltifat oldu benim için... Coğrafi şartlar tarihe, tarihi süreçler de coğrafyaya şekil veriyor. Tarihi olaylar ve coğrafya, sosyoekonomik şartlar biyografiye konu kişiyi anlama çabasının ilk ayakları olmalı. Bu nedenle Mecit Kaptan’ın hayatını anlamak ve onu anlatabilmek için öncelikle içinden geçtiği süreçleri olabildiğince doğru ve tarafsız kavramam gerektiğini düşünerek başladım çalışmaya. Bunun için de farklı kaynaklardan dönem okumaları çalışmamda önemli bir yere sahip oldu. Onu tanıyan ve yolu bir yerde Mecit Kaptan ile kesişmiş hemen herkesle çeşitli sohbet ve röportajlar yaptım. Edindiğim bilgiler Mecit Kaptan’ın karakteri itibarıyla pek anlatmadığı ve haliyle kimsenin bilemeyeceği bir takım hassas noktalarda tıkandığında, gerçeğe yakın olasılıklara dayandı. Bu da yaşadığı, temas ettiği her mekâna dokunma, ayak basma gibi yolculuklara sürükledi beni.

Mecit Bey’in aile üyeleri hayatta. Kitaba tepkileri nasıl oldu?
Onlar adına romanı övmem çok doğru olmasa da yaptığım araştırmalarda babaları hakkında kendilerinin dahi bilmedikleri kimi bilgilere ulaşmam ve bütün hikâyesini derleyip toparlamamdan çok etkilenmiş olmalılar ki, çok duygulanarak ve etkilenerek okuduklarını söylüyorlar.

‘Hayatı cumhuriyet tarihine açılan bir pencere’GÖLGENİN AĞIRLIĞI
Sitem Ateş
Turkuvaz Kitap, 2019
317 sayfa, 35 TL.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle