GeriKitap Sanat Hayal gücümüzün en kıymetlisi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hayal gücümüzün en kıymetlisi

Hayal gücümüzün en kıymetlisi

Humphrey Carpenter’in fantastik edebiyatın efsane ismini J. R. R. Tolkien’in özel notlara erişim izni alarak ve ailesiyle görüşerek hazırladığı kapsamlı ‘Tolkien’ biyografisi, yıllar sonra Türkçede. “Diller icat etmeye başladım ama onları konuşacak insanlara ihtiyacım vardı” diyen Tolkien, hayal-dünyalarla birlikte yeni diller de yaratmıştı. Yüzyılın kitabı seçilen ‘Yüzüklerin Efendisi’nin Orta Dünya’sı bizim nasıl kıymetlimizse, onun da gözbebeğiydi.

J. R. R. Tolkien, fantazya sevsin sevmesin her çocuğun, gencin ve büyüğün, varlığından haberdar olduğu bir yazardır. Hayal-dünyalar ve karakterler yaratmakla kalmayıp dilleri de yoktan var etmiştir. Onların sözlüklerini bile yapmıştır. Hatta büyücülerle hobbitlerin efendisi, “Kadim İngiliz şiirsel sanatının geriye kalan en büyük eserlerinden biri” dediği ilk kıymetlilerinden Beowulf’un çevirisini bile yapmış ama yayınlammasını istememişti.
Tolkien, biyografileri ve araştırmalarıyla tanınan yazar, radyocu ve müzisyen Humphrey Carpenter’in kalemiyle bir kez daha ölümsüzlüğe kavuşuyor. Carpenter, ilk kez 1977’de yayımlanan ve yıllar sonra Türkçeye çevrilen ‘Tolkien’ kitabını, 1973’te hayata veda eden Tolkien’in tüm özel notlarına erişim izni alarak, ailesi ve arkadaşlarıyla görüşmeler yaparak tamamlamıştı. 59 yaşında ölen Carpenter, ömür boyu Oxford’da yaşamıştı. ‘Tolkien’i, ona çok yakışan biri, ‘Yüzüklerin Efendisi’nin çevirmeni, FABİSAD’ın Mavi Anka heykelciğinin bu yılki sahibi Çiğdem Erkal çevirdi.
Profesör J. R. R. Tolkien, dil üzerinde en çok çalışmış kişilerden biriydi. Gerçi Anglosakson ve İngiliz Dili ve Edebiyatı Profesörü, Eski ve Orta İngilizce uzmanıydı ama esas olarak dil yaratmasıyla tanınmıştı. Annesinin dizi dibinde Latince, sonra da Grekçe öğrendiği gibi, modern ve kadim dillerde, daha sonra da Fincede ustaydı. Bu arada eğlenmek için kendi dillerini yaratmaya başlamıştı. Elflerle gnom’lar ve dilleri Qenya ve Goldogrin, örneğin. Kendi icadı olan Elf dillerini de iyice rafine etti. “Diller icat etmeye başladım ama çok geçmeden bu dillerin bir kültür içinde var olmaları gerektiğini fark ettim. Onları konuşacak insanlara ihtiyacım vardı” demişti. ‘Fantezinin babası’ o insanları da yarattı. Orta Dünya bizim nasıl kıymetlimizse, onun da gözbebeğiydi.


YÜZYILIN KİTABI
Tolkien, ‘Hobbit’ten 17 yıl sonra yayımlamaya başladığı ‘Yüzüklerin Efendisi’yle benzersiz bir efsanenin de yaratıcısı oldu. Kitapta anlattığı hikâye, mekândan mekâna sıçrar, sayısız karakteri ve ayrıntıları sayesinde son derece inandırıcılık kazanan bir hayal dünyası yaratır. Daha da önemlisi, aralarında köprü kurulmuş mitolojisi ve icat edilmiş dilleriyle, bir dilbilim şaheseridir. Yazarın ilk esin kaynağı ise Wagner’in müzik/dramaları olmuş. J. R. R. Tolkien operaya gitmekten pek hazzetmese de Wagner’in ‘Yüzük’ çevriminin metnini gençliğinde adamakıllı incelemişti. Tolkien’in yüzüğü de, Wagner’in yüzüğü gibi suda kaybolur. İkisini de pespaye birer yaratık bulup alır. Bu yüzüklerin gücü, daha üst düzey yaratık ve varlıklar arasında yankılar uyandırır.
3 Ocak 1892’de doğan Tolkien, babası öldüğünde üç, annesi öldüğünde on iki yaşındaydı. Birmingham kırlarında, mutlu bir çocukluk geçirdi. Kırlık bölgeye sevgisi yazdıklarında da, çizdiklerinde de açıkça görülür. Tolkien klasik dillerle ilgilendi, derken Anglosakson ve orta İngilizceyi keşfetti. Oxford’a İngiliz dili ve edebiyatı okumaya gitti, savaşa gönderilince okulda tanıştığı, hayatının aşkı Edith Bratt’la evlendi. Üç arkadaşını kaybettiği savaştan sonra New English Dictionary’de çalışmaya başladı, bir yandan da ‘The Lost Tales / Kayıp Hikâyeler’i yazıyordu, bunlar daha sonra ‘Silmarillion’a dönüştü. Leeds Üniversitesi’ne okutman olarak girdi, 1925’te ise Oxford’da Anglosakson dilleri profesörüydü.
‘Hobbit’ 1937’de yayımlandı. Popülerliğiyle onu şaşırtan ‘Yüzüklerin Efendisi’nin tamamlanıp basılması ise 1954’ü buldu. Tolkien emekliye ayrıldıktan sonra Oxford kentine yerleşti, 1973’te öldüğünde, oğlu Christopher’ın editörlüğünü üstlendiği ‘Silmarillion’u geride bırakmıştı. Üslubundan hoşlanmayanlara hayret etmese de, ‘Yüzüklerin Efendisi’nin yüzyılın kitabı seçildiğini duysa büsbütün şaşardı herhalde.


SONA ERMEK Mİ?
Kitapta Tolkien’in The Shire’a yansımış favori çocukluk çayırlarını, peri masallarına olan sevgisini görüyoruz. ‘Hobbit’in başlangıcı, çocuklarına anlattığı hikâyelerde; onun çocukluğunun kırlarını hatırlatan Shire’da yaşayan neşeli ama dayanıklı ‘Buçukluklar / Halflings’dadır. “Bütün mitlerin Gal, İskoç, İrlanda, Fransız ya da Alman miti olması beni üzüyordu. Bir İngiliz efsanesi yaratayım dedim.” Shire nasıl bizim kıymetlimizse, yazarın da gözbebeğiydi. Tıpkı sevgili Sarehole’u gibi yemyeşil, bereketli ve huzur içinde bir yer. Tolkien, çocukluğunun Sarehole’una hayalhanesinde sık sık dönmüştür. Köy yakınındaki bataklık, değirmen, değirmencinin onları kovalayan oğlu da (Beyaz Umacı/Ogr) ‘Hobbit’te ve ‘Yüzüklerin Efendisi’nde yer almıştır. ‘Kralın Dönüşü’nün sonunda Saruman’ın ihanetinin ceremesini çekerek harap olan Shire ise Tolkien için hem savaşın hem de sanayileşmenin yok ettiği eski yeşil İngiliz cennetlerini temsil eder.
J. R. R. Tolkien 2 Eylül 1973’te bu dünyayı terk etti. 81 yaşındaydı. Kendisi, “Sona ermek mi?” demişti. “Hayır, yolculuk burada sona ermiyor. Ölüm sadece bir başka yol, hepimizin geçmesi gereken bir yol. Bu dünyanın gri yağmur-perdesi geri çekilir ve hepsi gümüş cama dönüşür, sonra görürsün.”
‘Hobbit’ ile Orta Dünya’nın yaratıcısı Profesör Tolkien, kitap ya da dergi kapaklarına pek yakışıyor. En çok kullanılan resminde hele, saygın ama neşeli bir duruşu var. Humphrey Carpenter’ın yazdığı ‘Tolkien’in kapağında olduğu gibi. Ama J. R. R. Tolkien zaten mazbut, temkinli ve biraz da tutucu olarak tanınsa da, hayatın tadını çıkarmasını bilmiş biridir. Ne mutlu ona ki, çocukluğu ve gençliği zor maddi şartlar altında geçse de J. R. R. Tolkien, hep yapmaktan zevk aldığı şeyleri yapmıştır.

Hayal gücümüzün en kıymetlisiTOLKIEN
Humphrey Carpenter
Çeviren: Çiğdem Erkal
İş Bankası Kültür Yayınları, 2017
336 sayfa, 45 TL.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle