GeriKitap Sanat Halit Ziya’nın izinde bir 19’uncu yüzyıl okuması
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Halit Ziya’nın izinde bir 19’uncu yüzyıl okuması

Halit Ziya’nın izinde bir 19’uncu yüzyıl okuması

Yeni nesil ve yetkin akademisyenler, ‘Siyah Endişe’de, ‘Türkçede romanın kurucu ismi’ Halit Ziya Uşaklıgil ve edebiyatını teşrih masasına yatırıyor. Halit Ziya’nın eserleri üzerinden, 19’uncu yüzyıldan bu yana yaşadığımız değişim ve dönüşümün de izi sürülüyor.

Birinci sınıf bir kurucu yazar değil de aktif politik bir figür olsaydı Halit Ziya Uşaklıgil’i hem daha iyi bilir hem de çokça tartışıyor olurduk. Edebiyatın üst politikası ile ideoloji ve günlük siyasetin konuları bir olmuyor elbette. Üstelik, gündelik siyaset bir şekilde edebiyatı ve onun politikasını da kendisine göre yönlendirip tanımlıyor. Yaratıcılığın üzerinden bir asır geçmiş değerli özneler üzerindeki kafa karışıklılığının sebebi hem akademi dünyasının hem de kültür hayatının iç dinamikleridir. Bu bağlamda, yeni nesil akademisyenler zengin ve özgür bağlamlarla, Halit Ziya gibi şahsiyetleri yeniden ve cesaretle irdelerken berraklaştırma işlevi de görürler.

İçlerinde Zeynep Uysal, Seval Şahin, Erol Köroğlu, Zeynep Arıkan, Fatih Altuğ, Olcay Akyıldız, Veysel Öztürk, Pelin Aslan Ayar, Monica Katipoğlu gibi pek çok yeni nesil ve yetkin akademisyen Halit Ziya ve edebiyatını teşrih masasına yatırıyorlar. Zeynep Uysal’ın vurgusuyla ‘deneyimlenmekte olan değişimin içinde’ bir yazar olarak o, deneyimi tökezletmekten kurtarmakla kalmaz, yepyeni bir deneyimin başlangıç noktası olur. O, edebiyatın salt edebiyat olarak ayakta durabilmesinin adıdır. ‘Her bir romanla biraz daha gelişen romancılığı’, ‘derdinin insanı anlamak ve anlatmak’ noktasında kilitlenerek, ‘Türkçede romanın kurucu ismi olma’ vasfına yükselir. Bilerek yazar artık o, deneyerek bulmaz. Bu, 19’uncu yüzyıl arayışçısı (her yönden) Osmanlı insan tekli bilincine değerli bir armağandır.

Akademisyenlerin Halit Ziya’nın değerini teslim ederken onu kıyasıya eleştirdikleri gözleniyor. Pelin Aslan Uyar dikkat çekici çalışmasında, ‘Bir Acı Hikâye’de onun nasıl da ‘örtücü’ bir yazar olduğunu, özgürlük içinde bir tür ‘kapatma’ tavrına sığındığını bunu da üst derecede üslup ile gerçekleştirdiğini açığa çıkarıyor. Üzerine gidilecek nice soru/sorunu imliyor Pelin Aslan Uyar.
Veysel Öztürk, kendisinin de uzman olduğu şiir ekseninden hareketle Halit Ziya’daki şiiri tartıştırıyor. Mensur şiir bağlamı üslup ve kalem işlekliği yönünden biraz hızlı geçilen konulardan sayılır bizde. Erol Köroğlu ise onun Tanzimat romanını nasıl sonlandırdığını ve modern romanımızı nasıl kurduğunu gösteriyor. ‘Bir yeniden yazış’ın bir yeni başlangıca evrilmesi tesadüfi değildir. ‘Mai ve Siyah’ kendisinden önceki adımların izinde kendi silinemez ayak izini bırakır. Uyguladığı ‘odaklanma tekniği’ ile, ‘Mai ve Siyah bir coda, bir kuyruk olarak Tanzimat romanını yeniden yazmakta, yeniden yazarak sonlandırmaktadır.’
Siyah Endişe’ bir yazar ve onun eseri/eserleri üzerinden, 19’uncu yüzyıldan bu yana yaşadığımız değişim ve dönüşümleri izlemek açısından okunaklı bir toplam sunuyor. Çoğul yapısı, bütün bir yüzyılın dağınıklığını bir öznede birleştirmeyi başarıyor.

 

Halit Ziya’nın izinde bir 19’uncu yüzyıl okuması
SİYAH ENDİŞE
BİR ASIR SONU ANLATISI OLARAK
HALİT ZİYA UŞAKLIGİL
EDEBİYATI
Derleyenler: Deniz Atkan Küçük, Murat Narcı
İletişim Yayınları, 2019
360 sayfa, 40 TL.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle