GeriKitap Sanat Gündelik hayat ve film yapmak
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gündelik hayat ve film yapmak

Gündelik hayat ve film yapmak
Nuri Bilge Ceylan (solda) ve Ercan Kesal.

Gözlem metodu uygulayan bir antropolog gibi yazan Ercan Kesal sadece ‘Bir Zamanlar Anadolu’da’yı değil, kendi hislerini ve gözlemlerini de paylaşıyor, ‘Evvel Zaman’da. Filmin yolculuğunda yaşadığı tüm hayal kırıklıklarını, iniş çıkışları, ümitlerini, vazgeçişlerini, kabullenişlerini ve itirazlarını birinci elden anlatıyor.

Ercan Kesal’ın Nuri Bilge Ceylan’a anlattığı üç cümlelik hikâyenin Cannes’da Jüri Özel Ödülü alan ‘Bir Zamanlar Anadolu’da’ filmine dönüşme sürecini anlattığı kitabı ‘Evvel Zaman’, Tanıl Bora editörlüğünde yenilenen haliyle İletişim Yayınları’ndan çıktı. Kesal’ın Anadolu’da hekimlik yaptığı yıllardan başlayan serüvenini kaleme aldığı bu güncede, filmin nasıl kotarıldığına dair bir yolculuk da bizi beklemekte. Kitabın adı, film için düşünülen isim alternatiflerinden biriymiş, kapağı ise Ercan Kesal’ın arşivinden, ‘Bir Zaman Anadolu’da’ filminin kamera arkasına ait bir fotoğraf. Nitekim Ercan Kesal, bu filmde oynadığı muhtar rolü ile akıllara kazınmıştı.
‘Evvel Zaman’ın türü günce olsa da sinema külliyatında önemli bir yere sahip olacağı kesin gözüküyor. Zira kitap kendi alanında Türkiye’de türünün tek örneği ama bu kitabın değeri sadece bununla da sınırlı değil; her şeyden önce filmin yaratım sürecini, bu süreçte yer alan başat bir isimden öğrenme fırsatını sunuyor. İlk olarak ‘Uzak’ filmiyle başladığı sinema icraatine ‘Bir Zamanlar Anadolu’da’ filminin öncesinde ‘Üç Maymun’la devam eden Kesal, o süreçte yaşadıklarını yazmaya karar veriyor. Ve yazmanın öğretici gücünden faydalanırken, yazdıklarını bizlerle paylaşmayı da ihmal etmiyor.

Avanos’ta doğup büyüyen Ercan Kesal, tıp fakültesini bitirdikten sonra Ankara, Keskin ve Bala köylerinde doktorluk yapmış. Günceye döktüğü ‘Bir Zamanlar Anadolu’da’nın’ hikâyesi de tam o yıllara dayanıyor aslında. ‘Evvel Zaman’ ise Ercan Kesal’ın doktor kimliği ile yaşadığı bir gece yolculuğunun, uzun yıllar sonra onun hafızasında nasıl canlandığına ve anlatmak istediği meselelerin ne olduğuna dair açık bir kaynak haline bürünmüş. Hikâyenin filme dönüşmesine karar verilince, 25 yıl önce hekim olarak atandığı yere, bu sefer oradaki insanların hikâyelerini anlatmak için geri dönmüş Kesal. Fakat bunu yaparken, bir yandan da “Umarım bu kasabadaki insanlara haksızlık etmiyorumdur...” demeyi ihmal etmiyor. Hikâyenin nasıl kurulduğunu, oyuncu seçiminde yaşanan süreci, filmin çekileceği mekânlara karar verilmesini ve set sürecini günü gününe, kendi deyimiyle “üzerine uyumadan” okurlara aktarıyor. Gözlem metodu uygulayan bir antropolog gibi yazan Ercan Kesal sadece filmi değil, kendi hislerini ve gözlemlerini de paylaşıyor. Filmin yolculuğunda yaşadığı tüm hayal kırıklıklarını, iniş çıkışları, ümitlerini, vazgeçişlerini, kabullenişlerini ve itirazlarını birinci elden anlatıyor. Bu nedenle ‘Evvel Zaman’ için öznel bir çalışmanın sonucu demek doğru olur.
“Ne zor işmiş bu film işi. Bazen her şeyi yanlış ve gereksiz yaptığımız düşüncesine kapılıyorum. O zamanlar derin bir ümitsizlik içine düşüyorum. Ama ne olursa olsun, sabır ve inatla elimizdeki metne, düşündüklerimize, hayallerimize sarılmamız gerektiğini de çok iyi biliyorum” diye özetliyor Kesal bir filmin yapım sürecini. Ve eklemeyi de ihmal etmiyor: “İyi ki doktor olmuşum.”
Ercan Kesal, yaşadığı olaylardan kendine notlar çıkarıyor; çıkardığı dersleri okur ile paylaşıyor ve böylece bize bir sanat yapıtının nasıl oluşturulduğunu anlama fırsatı sunuyor. ‘Evvel Zaman’, sinemaya ilgi duyan herkesin okuması gereken bir yol haritası...

Gündelik hayat ve film yapmak
EVVEL ZAMAN
Ercan Kesal
İletişim Yayınları, 2018
216 sayfa, 20 TL.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle