GeriKitap Sanat Genç yıldızlar Millî Reasürans’ta parlayacak
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Genç yıldızlar Millî Reasürans’ta parlayacak

Genç yıldızlar Millî Reasürans’ta parlayacak
Ece Özer

İş Sanat, Parlayan Yıldızlar serisinin bu ay konukları, genç çellist Simge Keskin ve fagot sanatçısı Ece Özer oluyor. Simge Keskin ve Ece Özer konseri 25 Şubat Pazartesi akşamı saat 20.30’da Milli Reasürans Konser Salonu’nda ücretsiz olarak gerçekleşecek. Keskin ve Özer konser öncesi sorularımızı yanıtladı.

İş Sanat, Parlayan Yıldızlar projesiyle klasik müziğe gönül vermiş genç müzisyenlere destek vermeye devam ediyor. 2013 yılında başlatılan seride şimdiye kadar piyano, çello, kontrbas gibi enstrümanlara hâkim toplam 79 genç sanatçı sahne aldı. Genç müzisyenlere sahne deneyimi kazandırmayı ve onlara sanat hayatına attıkları ilk adımlarında destek olmayı amaçlayan Parlayan Yıldızlar serisi, Millî Reasürans Konser Salonu’nda düzenleniyor. Şubat ayının Parlayan Yıldızları, çellist Simge Keskin ve fagot sanatçısı Ece Özer oluyor. Keskin ve Özer’in 25 Şubat Pazartesi akşamı saat 20.30’da Millî Reasürans Konser Salonu’ndaki konserlerini ücretsiz olarak izleyebilirsiniz. Gelin İş Sanat’ın yıldızlarını yakından tanıyalım…

Genç yıldızlar Millî Reasürans’ta parlayacak

Simge Keskin

2009 yılında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nı yarı zamanlı olarak kazanan Simge Keskin, 2013 yılında kurulan “Ensemble Çellizm”in grup üyesi oldu ve bu grupla birlikte konserler verdi.

İş Sanat’ın bu ayki Parlayan Yıldızlar konserinin yıldızlarından biri sizsiniz, neler hissediyorsunuz?

Öncelikle kendimi çok şanslı hissediyorum, İş Sanat’ın sahnesinde yer almak benim için çok gurur verici bir şey, hayallerime bir adım daha yaklaşmanın mutluluğu içerisindeyim. Bize sağlanan tüm imkânlardan dolayı İş Sanat ailesine çok teşekkür ederim.

Gelecekteki müzik kariyerinize dair hayalleriniz neler?

Viyolonsel eğitimime başladığım ilk günden bu yana yurtdışında eğitimimi tamamlayıp, kendimi geliştirip, ülkemi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum.

Müziğe olan ilginizi nasıl keşfettiniz?

Aslında her şey ilkokul hocamın beni keşfetmesi ve yönlendirmesiyle başladı ardından İzmir Devlet Opera ve Balesi’nde başlayan koro hayatım içimdeki müzik sevgisini daha da ortaya çıkardı. Koro hocam sevgili İsmail Bilen beni TOBAV’a yönlendirdi ve orada konservatuvarı kazanmak için ciddi bir eğitime başladık ve onun ilgisi öncülüğünde konservatuvarı kazandım ve hep hayalim olan viyolonsel eğitimime başladım. Şimdi ise enstrüman hocam Doç. Can ELBİ sayesinde hayallerime kavuşmak için uzun bir yolculuktayız. “Müzik yapmak” kavramını bana gerçek anlamda hocam öğretti. Onun sayesinde yaşamdan çok keyif duyuyorum çünkü hayat benim için müzikten ibaret.

Ece Özer

2010 yılında Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Fagot Ana Sanat Dalı'na kabul edilen Ece Özer; Portekiz, İspanya, İtalya, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Macaristan ve Almanya başta olmak üzere yurt içinde ve yurt dışında birçok konserde yer aldı.

İş Sanat’ın bu ayki Parlayan Yıldızlar konserinin yıldızlarından biri sizsiniz, neler hissediyorsunuz?
Bu güzel salonda izleyenlerin beni dinleyecek olmaları müthiş mutluluk, heyecan ve bir o kadar gurur verici. İş Sanat Parlayan Yıldızlar Serisi’nde olmak büyük şans ve ayrıcalık. Bu güzel fırsatı tanıyan İş Sanat Parlayan Yıldızlar Serisi’nin mimarı Meriç Soylu’nun değerli anne-babası Sedef ve Murat Soylu’ya çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız…

Gelecekteki müzik kariyerinize dair hayalleriniz neler?

Üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra yüksek lisans eğitimimi yurtdışında devam ettirmeyi düşünüyorum.

Müziğe olan ilginizi nasıl keşfettiniz?

İlkokul dördüncü sınıf müzik öğretmenim Serap İşcan, gözlerimdeki ışığı fark etmiş ve müzik yeteneğimin olduğunu keşfetmişti. Hocam sayesinde bu güzel yolcuğum başladı.  Ben de her zaman en güzel mucizelerden biri kuşkusuz, küçükken iyi bir öğretmene rastlamaktır. Eserinin üzerinde imzası olmayan yegâne sanatkârlardır öğretmenler diye düşünmekteyim. 

Halen öğrencisi olduğum, öğrenmeye olan heyecanımı, telaşlarımı gören, bana yol gösteren, her anlamda bana destek olan sevgili öğretmenim Doç. Emre Hopa’ya minnettarım.

Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda sevgi, emek ve disiplinle geçen 9. yılım. Başarının başkalarının önüne geçmek ya da başkalarıyla yarışmak olmadığını, sadece kendimle yarışmak olduğunu öğrendim. Kişisel tecrübelerimden dolayı kişiliğim, mesleki tecrübelerden dolayı ise başarılı bir Fagot geçmişim ve bugünüm oldu. Ne mutlu ki bana mesleğim en sevdiğim hobim. 

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle