GeriKitap Sanat Fringe Festivali ilk yılında İstanbul’da!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Fringe Festivali ilk yılında İstanbul’da!

Fringe Festivali ilk yılında İstanbul’da!

Fringe, Türkiye’den ve dünyadan 20 ekibin tiyatro, dans ve performans disiplinlerinde üretilen alternatif işlerini ilk kez İstanbul’da, 12 farklı sanat alanında ağırlayacak...

‘Alternatif’, ‘keşfedilmemiş’, ‘sınır’ anlamına gelen Fringe, 18 – 22 Eylül tarihleri arasında İstanbul’da olacak. İlk kez 1947’de Uluslararası Edinburg Festivali’ne katılan 8 misafir ekiple başlayan oluşum her yıl dünyanın farklı şehirlerinde 170 bin sanatçıyı, 250 farklı mekanda ve 60 bin etkinlikte, yaklaşık 19 milyon kişiyle buluşturuyor. Her şehirde farklı ölçek ve formlarda düzenlenen Fringe Festivalleri alternatif ve yenilikçi işler üreten genç sanatçılara işlerini uluslararası platformda sergileme imkanı sunuyor. Uluslararası Fringe Topluluğu’nun bir parçası olan Istanbul Fringe Festival’in ilk senesinde İtalya, Macaristan, Yunanistan, Belçika, Tayvan, Fransa, Polonya, ABD, İsviçre, Hong Kong, İran ve Türkiye’den ekipler yer alıyor. Programda tiyatro, dans ve performans gösterilerinin yanı sıra yerli ve yabancı ekiplerin vereceği workshop’lar ve partiler de bulunuyor.

Akbank Sanat, Anahit Sahne, Beykoz Kundura, Boa Sahne, Caddebostan Kültür Merkezi, Craft Tiyatro, DasDas, Feriye, Iparho, Kumbaracı 50, Mecra, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Bomonti Kampüsü, Moda Sahnesi, NoAct Sahne, Sakıp Sabancı Müzesi ve Tuhafier’in desteklediği festival birlikte çalışacağı gönüllülerini arıyor. Üniversitelerin sanat bölümlerinde eğitim gören ve sahne sanatlarına ilgi duyan gençler, Fringe İstanbul sitesinden başvuru yapabilecek.

Fringe Festivali ilk yılında İstanbul’da

Festival Programı:

Ama – Nadir Sönmez (Türkiye)

Meltem bir oyuncu, Zafer bir prodüktör, İlhan bir galeri sahibi ve Emel bir çağdaş sanatçı. Sohbetleri İstanbul' daki tiyatro, sinema ve sanat dünyasındaki insanların güncel meseleleri ve özel hayatları etrafında dönüyor.

Amunini – Ocram Dance Company (Italy)
Ebeveyn sevgisinden partnere duyulan sevgiye, arkadaş sevgisinden, yuva sevgisine her sevgi formunda, büyümemizi durduran ve kimliğimizi yalnızca bu çevrede, ihanet etmememiz gereken sadakat içinde oluşmaya zorlayan bir sahip olma biçimi vardır. Ancak, ihanet bilmeyen, hatta
ihanet ihtimalini sadece varsayan her sadakat, kendi gücüyle yaşamaktan çok fazla korku duyuyor.


Awakening – Ladder Art Company (Hungary)
İki oyuncu ve dört müzisyen insanoğlunun dualitesi üzerine bir hikaye anlatıyor. Sahnede iki farklı karakter iki farklı dünyada var oluyor: biri büyülü, rüya gibi; diğeri ise daha fiziksel ve gerçekçi. Mizahi diliyle bir insanlık hali üzerine eğilen bu performans, hem ne kadar küçük ve korkak hem de ne kadar cesur olduğumuzu anımsatıyor. Bu hikaye bizi, insanlığın farklı iki yanının ortak bir zemin bulmaya çalıştığı, sözsüz ama canlı müzik, görsel şiir, zekâ, mizah, sirk ve oyunculukla bir yol gösteren sihirli bir dünyaya götürüyor.

Cute (Skin) – Matroos Dance Company (Italy)
Her vücut üzerinde, önceki bir ana veya jeste ait işaretler, yaralar, izler barındırır. “Skin“ bugüne kadarki karşılaşmalarımızdan, kelimelerimizden, duygularımızdan, derimize kazınmış görülemez izlerin hikayesini anlatıyor. Derimiz dünya ile ilk temas noktamızdır. Sarar ve korur, emer ve salar, hükmeder ve katılır, dokunma sayesinde tanır, bilir, duyar ve iletişim kurar, kendini ifade eder, nefes alır, muhafaza eder ve nöbet tutar. Dev bir bez tuvalin arkasındaki gizli dansçının sürekli temasları, derinin iç hareketlerini, eğilip, bükülmelerini, derin kesik yaralanmalarını, bir değişim hikayesini, ayrılmaları, hatıraları ve görselleri seyirciye aktaracak.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle