GeriKitap Sanat Freud Belgeleri: Freud’un kendini inşası
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Freud Belgeleri: Freud’un kendini inşası

Freud Belgeleri: Freud’un kendini inşası

Jacobsen ile Shamdasani’nin kaleme aldığı ‘Freud Belgeleri-Psikanaliz Tarihi Hakkında Bir İnceleme’, psikanalizin tarihi üzerine bir kitap değil, psikanalizin tarihinin tarihi üzerine bir kitap. Temel sorunsalını şöyle belirlemek mümkün: Psikanaliz, seçkin kültürel konumuna nasıl erişti?

Elisabeth Roudinesco, ‘Kendi Çağından Bizim Çağımıza Sigmund Freud’ (çev. Nesrin Demiryontan) adlı kitabında, “Freud’un yaklaşık elli dile çevrilen yapıtları 2010 yılında kamu malı haline geldi ama bugün hâlâ Freud’un hakikatte kim olduğunu anlamakta büyük güçlük çekiyoruz. Sonunda bu kadar yorum, fantezi, efsane ve söylenti fazlalığı, düşünürün kendi çağındaki ve bizim çağımızdaki paradoksal yazgısının üzerini örter hale geldi” der. Roudinesco, Freud’la ilgili başka durumların da altını çizer: “Her psikanaliz ekolünün kendi Freud’u var ve her ülke kendi Freud’unu yarattı. Freud’un yaşamının her anı defalarca ele alındı ve yapıtının her satırı farklı şekillerde yorumlandı.”

Freud bugün yeniden entelektüel bir ilgi merkezi. Bu ilginin, iki problem üzerine odaklandığını söylemek mümkün. Birincisi, fantezi, efsane ve söylentilerin dışındaki gerçek Freud’un kim ve ne olduğunu irdeleyen ilgiler; Roudinesco’un çalışması bu bağlamda yer alıyor. Diğeri ise, denilebilir ki söz konusu bu efsane, söylenti ve fantezilerin maddi temelinin ne olduğuna yönelen ilgiler. Mikkel Borch-Jacobsen ile Sonu Shamdasani’nin ‘Freud Belgeleri - Psikanaliz Tarihi Hakkında Bir İnceleme’ (çev. Reha Kuldaşlı) adlı çalışması, bu ikinci bağlamda yer alıyor. ‘Freud - Görüntünün Ortasındaki Karanlık’ (çev. Aslı Biçen) adlı Freud biyografisinin yazarı Louis Breger, bu efsane konusunda, okuru iki bakımdan uyarır:

1- “Onun hayran oldukları, hastalıkların yayılmasını kontrol etme konusunda büyük işler başaran Louis Pasteur ya da Robert Koch gibi bilim adamları değil, teorileriyle dünyayı tepetaklak eden Kepler ve Darwin gibi bilim adamlarıydı.”

2- Freud’un 60 yaşlarındayken çektirdiği ve herkesin zihninde kolaylıkla kalan ‘elinde purosu, bakımlı sakalı ve iyi kesimli takım elbisesiyle görmüş geçirmiş kır saçlı deha’ izlenimi veren fotoğrafındaki görünümünü hocalarından uyarladığını söyler.
Jacobsen ile Shamdasani’nin ‘Freud Belgeleri’, psikanalizin tarihi üzerine bir kitap değil, psikanalizin tarihinin tarihi üzerine bir kitap. Temel sorunsalını şöyle belirlemek mümkün: Psikanaliz, seçkin kültürel konumuna nasıl erişti? Rakip psikoloji ve psikoterapileri nasıl gölgede bıraktı ki Freud’u, Kopernik ve Darwin ile birlikte değerlendirmek doğal oldu? Freud nasıl böyle büyük bir ‘zafer’ kazandı ki rakiplerini neredeyse hiç hatırlamıyoruz?

Jacobsen ile Shamdasani’nin ‘Freud Belgeleri’, bir eleştirel irdeleme değil bir tarih çalışması, tartışmaların konferans metinlerine, yazışmalara, bunların belgelerine dayanıyor. Bu belgelerin, psikanalizin mitleştirilerek kitlelere yayılmak üzere uygun hale getirildiği, bu kitabın önemli bir bulgusu. Söz gelimi Freud, 20 bin civarında mektup yazmış ama bunların yarısı bugüne ulaşmamış, diğer kısmında ise ‘uygun olmayan gerçekler çıkarılmış, utanılacak sırlar örtbas edilmiş, eleştirenler susturulmuş, hastaların adları gizlenmiş.’

Jacobsen ile Shamdasani’ye göre, psikanalizin, Kopernik ve Darwin’in gerçekleştirdikleri türden bir bilimsel devrimi psikolojide gerçekleştirdiği tezi, başkalarının değil, bizzat Freud’un görüşü ve inşası.

HAFTANIN ÖNERİSİ:

‘Yahudi Felsefesi Tarihi’, Daniel H. Frank-Oliver Leaman, Türkçesi: Abdullah Şevki, 944 sayfa, Hece Yayınları. ‘Yahudi Felsefesi Tarihi’, bence bu yılın en önemli kitaplarından biri. Yahudi filozoflar var ama bir Yahudi felsefesi var mı? Ama bir Yahudi düşüncesi var. Oliver Leaman, aynı zamanda bir İslam felsefesi tarihçisi. Editörlüğünü Seyyid Hüseyin Nasr’la birlikte yaptığı üç ciltlik ‘İslam Felsefe Tarihi’ [Açılım Kitap] kitabını da burada özellikle anmak isterim. Her iki kitap da, konularında uzman olan felsefecilerin söz konusu filozofların düşüncelerini irdeledikleri yazılarından oluşuyor. Böyle bir çalışma keşke Hint felsefesi üzerine de yapılmış olsa.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle