GeriKitap Sanat Fotoğrafın ilk kraliçesi: Yıldız Moran
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Fotoğrafın ilk kraliçesi: Yıldız Moran

Fotoğrafın ilk kraliçesi: Yıldız Moran
Yıldız Moran

Türkiye’nin akademik eğitim almış ilk profesyonel kadın fotoğraf sanatçısı... Fotoğrafın siyah beyaz dünyasınaküçük yaşlarından itibaren kapılmış bir isim... Türk fotoğrafının gelmiş geçmiş en büyük değerlerinden olan, 12 yıla sığdırdığı fotoğrafçılık yaşamından sanat dünyamıza unutulmaz kareler armağan eden Yıldız Moran, Eczacıbaşı Fotoğraf Sanatçıları Dizisi’nden çıkan retrospektif kitapla anılıyor.

Yıldız Moran, Türk fotoğrafının gelmiş geçmiş en büyük değerlerinden biri olarak, tamamını 12 yıla sığdırdığı fotoğrafçılık yaşamından, sanat dünyamıza unutulmaz kareler armağan etmiştir. Moran’ın farklı bakış açısı onu dönemin diğer fotoğrafçılarından kesin çizgilerle ayırmaktadır. Özellikle Anadolu fotoğraflarında yaşamla olan ilişkisini büyük bir doğallıkla yansıtmıştır Moran. Samimiyeti ve estetik anlayışı ise onu bugünlere taşıyan en büyük özelliğidir. Kendi coğrafyasında ve bu topraklarda yaşayan insanları obje olarak değil, birer değer olarak ele almış, toplumsal gerçeklere sadık kalarak ve hiçbir kurguya gitmeden fotoğraflarını çekmiştir.
Yıldız Moran, fotoğraflarıyla bakış açımızı değiştirmiş bir fotoğrafçıdır. Akademik eğitim aldığı İngiltere dışında İskoçya, Portekiz, İspanya ve İtalya’da da fotoğraflar çekmiştir. Tüm fotoğraflarını aktif olarak fotoğrafçılık yaptığı 1950-1962 yılları arasında üretmiştir. Türkiye’ye döndüğünde yolu, fotoğraflarını kartpostal olarak bastırmak üzere Özdemir Asaf’ın matbaasına düşer. Takvimler 4 Kasım 1954’ü, saat 11.00’i göstermektedir. Ülkenin en ünlü şairiyle fotoğrafımızın kraliçesinin yıldızlarının buluştuğu zaman dilimidir bu.
Yıldız Moran’ın 1955 yılında Adalet Cimcoz’un Maya Sanat Galerisi’nin üst katında açtığı stüdyoya, dönemin önemli sanatçıları sıkça uğramaktaydı. O günlerde Yıldız Moran, eğitimi sırasında kazandığı tecrübeleri stüdyoda başarıyla kullanmış ve portre gereksinimi olan sanatçılar tarafından tercih edilen bir fotoğrafçı olmuştu. Moran, 1963 yılında, henüz fotoğraf hayatının baharında Özdemir Asaf ile evlenmiş ve fotoğrafı bırakmıştır. Artık hayatını tamamen üç çocuğu Gün, Olgun ve Etkin’e adamıştır. Ama fotoğrafı bu kadar erken bırakmasına rağmen, Yıldız Moran’ın çektiği bu fotoğraflar zaman içinde daha değerlenecek, sadece ülkemizde değil, dünyada da büyük ilgi görecektir.

Fotoğrafın ilk kraliçesi: Yıldız Moran


ZAMANSIZ VE ÖZGÜR FOTOĞRAFLAR
Türkiye’nin akademik eğitim almış ilk profesyonel kadın fotoğraf sanatçısı olan Yıldız Moran’ın fotoğraflarında ışık daima başrolde olmuş ve fotoğrafın siyah beyaz dünyası Moran’ı küçük yaşlarından itibaren içine çekmiştir. Yıldız Moran Anadolu insanıyla bir kadın fotoğrafçı olmaktan daha fazla, iki insan olarak ilişki kurmuş, onların dertlerine ortak olmuştur. Moran aynı zamanda yaşadığı İstanbul’un da olağanüstü güzellikteki fotoğraflarını çekmiştir.
Sanatçı bir aileden gelen Yıldız Moran, akademik eğitimden de çok fayda sağlamıştır. Moran, dünyayı siyah beyaz görmüş ve film düzlemine bu şekilde aktarmıştır. İngiliz fotoğraf geleneğini iyice özümseyen Moran, hem portre hem de manzara fotoğrafları çekimi konusunda takdir kazanmıştır.
Stüdyoda çektiği portrelerinde kişinin özelliklerini ortaya çıkaran kontrast ışık kullanmış, manzara fotoğraflarında ise konusunu rahat anlatacak boşluklu kompozisyonları yeğlemiştir. Fotoğraflarını, karşısındaki kişileri tedirgin etmeden çekmiştir. Hiçbir zaman üç ayak kullanmamış, hem böylelikle hareket özgürlüğü kazanmış hem de fotoğrafını çektiği kişiyle arasına fotoğraf makinesinden başka bir şey sokmamıştır.
Doğu ile Batı geleneğini uyum içinde başarıyla kullanmış ve fotoğrafın evrensel bir dil olduğunun her fırsatta altını çizmiştir Moran. Anadolu’da fotoğraf çekerken asla oryantalizmin tuzağına düşmemiştir. Söylemini hiçbir yere bakmadan oluşturduğu için, fotoğrafları zamansız ve özgündür. İçinde, ileride onları daha da çok kıymetlendirecek maya fazlasıyla mevcuttur. İşte bu yüzden, günümüzde Yıldız Moran’ın fotoğrafımıza sağladığı katkılar tüm ayrıntısıyla iyice ortaya çıkmıştır. Yıldız Moran yaşamının en güzel dönemini fotoğrafa ayırarak, bizlere yepyeni bir dünyanın ipuçlarını sunmuştur.
2000’li yıllar Yıldız Moran’ı ve fotoğraflarını yeniden değerlendirecek bir altyapının oluştuğu önemli bir dönemdir. 21’inci yüzyılı yaşadığımız bu günlerde ise yalnızca küratörleri ve fotoğrafçıları değil, sanat izleyicilerinin de gönüllerini fethetmeyi sürdürmektedir Yıldız Moran...

Fotoğrafın ilk kraliçesi: Yıldız Moran


LONDRA’DAN İSTANBUL’A...
Yıldız Moran Arun 1932 yılında İstanbul’da doğdu. Nemide Moran ile A. Vahid Moran’ın üç çocuğunun en küçüğüdür. 1950 yılında dayısı sanat tarihçisi Mazhar Şevket İpşiroğlu’nun önerisiyle İngiltere’ye fotoğraf eğitimi almaya gitti. Bloomsbury Technical College’da ve Ealing Broadway Technical College’da fotoğraf eğitimi gördü; Old Vic Tiyatrosu’nun meşhur fotoğrafçısı John Vickers’in yanında fotoğrafçılığa başladı. Asistanlık dönemlerinden sonra sanatçı portreleri, lobi fotoğrafları çekti. İlk sergisini 1953’te Cambridge’te açtı, 1954’te Londra’da beş sergi gerçekleştirdi. Sergileri büyük ilgi gördü. 1954’te Türkiye’ye döndü. 1955-1962 arasında beş kişisel sergi hazırladı. 1963’te Özdemir Asaf ile evlendi ve yaşamını çocuklarına ayırdı. Son sergisini 1970’te İstanbul’da açtı, sonra yalnızca retrospektif sergilerde yer aldı. Profesyonel fotoğrafçılığı bırakarak sözlük yazarlığı ve çevirmenlik yaptı. 15 Nisan 1995’te aramızdan ayrıldı.

Fotoğrafın ilk kraliçesi: Yıldız Moran


‘24 SAATİMİ ÇOCUKLARIMA ADADIM’

“24 saat düşünülen, yaşanılan, ikinci plana atılamayacak bir konudur fotoğrafçılık. İnsana, hayata özgün, bir aşamanın bir yerini kavramsal olarak dolu, yoğun, ağırlıklı olarak verebilen kişidir fotoğrafçı. Birden 24 saatimi bu konuya mı vereceğim, yoksa daha önemli konular var mı benim için diye düşündüm. Daha önemli şeyler olduğuna karar verdim ve 12 yıl sonra bıraktım bu işi. Evliliğim ve çocuklar. Özdemir Asaf gibi bir baba bulmuşsa bir insan başka ne yapabilir. Dört yıl içinde üç çocuk sahibi oldum ve artık tüm 24 saatlerimi çocuklarıma adadım.”
‘Bir Konuğumuz Var: Türkiye’nin İlk Kadın Fotoğrafçısı Yıldız Moran’, Ses dergisi, 15 Haziran 1983 tarihli sayısından...
Fotoğrafın ilk kraliçesi: Yıldız Moran
 
Eczacıbaşı Fotoğraf Sanatçıları Dizisi’nin sekizinci kitabı olan ‘Yıldız Moran’ın konsept ve tasarımı Bülent Erkmen’e ait. Türkçe ve İngilizce olarak iki dilde sunulan kitabın editörlüğünü Merih Akoğul üstlendi.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle