GeriKitap Sanat Düşlerinde ‘tıngır mıngır’ bir dünya
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Düşlerinde ‘tıngır mıngır’ bir dünya

Düşlerinde ‘tıngır mıngır’ bir dünya

Çocuk edebiyatının sevilen yazarı Sevim Ak’ın son kitabı ‘Sirk Kızı’, çocukluğun anı defterlerinde yankılanan sayfaları tek tek açarken, aile bağları ve ebeveynlik gibi konuları derin ve çarpıcı bir konuyla ele alıyor. Başkarakter Rüya ise dramatik hayatına inat kendine inanan ve mizah yönü kuvvetli bir genç kız olarak çıkıyor karşımıza...

2017 yılında yazın hayatının 30’uncu yılını kutlayan Sevim Ak, Cumhuriyet gazetesinden Ezgi Atabilen’e yine aynı yıl verdiği söyleşide şöyle diyordu: “Ben idealize edilmiş olanı değil, hayatın içindeki kırılgan, düşleri olan çocuğu anlatmak istiyordum.”
Çocuk edebiyatının hiç kuşkusuz en çok sevilen yazarı Sevim Ak’ın son kitabı ‘Sirk Kızı’nı okurken hep bu cümlesini düşündüm. Belki de içimdeki kırılgan, düşleri olan çocuğun da bunda etkisi vardı, bilmiyorum. Masalsı bir dünyanın hikâyesini yazmak yerine gerçeğe kollarını açan, bunu yaparken cümlelerini sakınmayan Ak’ın yarattığı yepyeni karakterlerin peşine düşerken ‘Sirk Kızı Rüya’yı nasıl sevdim, anlatamam. Muhtemelen onu bu kadar sevmem, hüzünlü denebilecek bir kitabın eğlenceli başkarakteri olmasından dolayıydı.
Öyle güçlü, öyle tuhaf, öyle bıcırık bir ‘kahraman’ ki Rüya, tam arkadaş olunası bir tip. Dramatik hayatının içinde ağlak ve acınılası olmak yerine tüm yükleri göğüsleyen, kendine inanan ve mizah yönü kuvvetli bir genç kız olarak. Özgüveni çok yüksek ve aslında hep bildiğini okuyor. Hayat onu şaşırtsa da üzse de yenilmiyor, kuyruğu hep dik tutuyor. Soru sormayan insanlara şaşırıyor, onların aksine Rüya hep sorular soruyor. Çünkü böyle böyle tanıyor dünyayı, böyle böyle keşfediyor. Acıyı da, mutluluğu da...
Şimdi gelin size biraz, aslında bir ‘dağ hikâyesi’ olan kitaptan ve benim ‘Sirk Kızı’ndan daha detaylı bahsedeyim.
Rüya’nın anası babası, kimsesi yok. Varmış da yok! Belediyenin haftada bir ücretsiz çıkardığı Benimköy gazetesini dağıtıyor trende. Ama kimse onun sesini duymak istemiyor. Çünkü dedim ya Rüya hep sorular soruyor. Üstelik sesli sesli... Bir de üstüne gazeteyi sesli sesli okumaz mı... Çünkü içinden okursa hayalleriyle karışıyor haberler, anlamıyor. Ara sıra cebine üç beş kuruş sıkıştıran oluyor neyse ki, Rüya da gidip kendine mis gibi döner alıyor. O an dünyada Rüya’dan daha mutlusu yok!

‘ANISIZ AİLE EVİ’ OLUR MU?
Derken bir gün gazetede okuduğu haberle dünyası değişiyor, Rüya’nın. Belediyenin çocuk koruma evinde kalan genç kız, yedi yıl sonra anne babasından aldığı haberle neye uğradığını anlayamıyor. Geçmiş düşüyor aklına, anne babasının silüeti görünüyor, kardeşleri, ablası, ağabeyi beliriyor. Rüya’nın ‘tıngır mıngır’ giden hayatında bir sirkin izleri ortaya çıkıyor. Sirk mi? Evet evet, Rüya’nın ve ailesinin yaşadığı bir sirk ve hatta onların sirki!
“Yedi uzun yıl boyunca yalnız, uykusuz gecelerimde, ‘Bir aile evimiz olsun’ dedim ve çok istedim. Anısız aile evi olur muymuş?”
Can Çocuk Yayınları etiketiyle raflarda yerini alan ’Sirk Kızı’, çocukluğun anı defterlerinde yankılanan sayfaları tek tek açarken, aile bağları ve ebeveynlik gibi konuları oldukça derin ve çarpıcı bir konuyla ele alıyor.
Bir dağın altında sırlarla birlikte parçalanan, darmaduman olan bir ailenin ama en çok da Rüya’nın hikâyesinin anlatıldığı ‘Sirk Kızı’, Sevim Ak’ın her zamanki içten sesi, yalın anlatımı ve insanın içine işleyen duygu yaratımlarıyla bir çocuk kitabının ötesinde yaşsız bir romana dönüşüyor. Yazarın birinci tekil anlatım yolunu seçerek hikâyeyi Rüya’nın ağzından okuyucuya aktarması da romanın samimiyetini güçlendiriyor. Karakterlerin her şeye rağmen mutsuz olmayan, hayata tutunan, direnen insanlar olması, kitabın ruhunu karartmıyor; aksine, betimlenen hayatların yüreğe dokunurken umut aşılamasını sağlıyor.
Ben ‘Sirk Kızı Rüya’yı çok sevdim. Hayallerini, anılarını, sorularını, sorgulamalarını, dünyaya kafa tutuşunu sevdim. Arkadaşım olsun, konuştukça bana bir şeyler öğretsin, ben de onun yaralarını sarayım istedim. O yüzden “Neyi çok isterse o olsun” diye diledim hep içimden... Neyi çok isterse o olsun! 

Düşlerinde ‘tıngır mıngır’ bir dünyaSİRK KIZI
Sevim Ak
Resimleyen: Ayşe Deniz Şahin
Can Yayınları, 2019
104 sayfa,14 TL

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle