GeriKitap Sanat Düş ile gerçek ya da Hakan Bıçakcı gerçekliği
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Düş ile gerçek ya da Hakan Bıçakcı gerçekliği

Düş ile gerçek ya da Hakan Bıçakcı gerçekliği

Bu hayatta artık yalnız kalmış bir televizyon kumandası satıcısının hikâyesi, Hakan Bıçakcı’nın yeni romanı ‘İki Rüya Dokuz Gerçek’. Gerçekçi düşlerle düş gibi bulanık bir gerçeklikte ilerleyen bir dünya yaratıyor Bıçakcı romanında.

Hakan Bıçakcı’nın yazdıklarında dikkat çeken ilk unsur genelde gerçeklik algısıyla okuruna yaşattığı şaşkınlıklar olur. Fantastik diyebileceğimiz boyutları da vardır bu durumun ama Bıçakcı’nın gerçekdışılığı garip bir şekilde gerçeğe sıkı sıkıya bağlıdır ve yazdıklarını farklılaştıran, özgün kılan da tam olarak budur. Yakın zaman önce okur karşısına çıkan romanı ‘İki Rüya Dokuz Gerçek’te de bu özelliğinin altını çizmek isteyen bir metin koymuş ortaya Bıçakcı.
Klişe tabirle ‘düş ile gerçek arasında’ diye özetleyebiliriz ‘İki Rüya Dokuz Gerçek’in atmosferini. Fakat buradaki esas mesele Bıçakcı’nın düş ile gerçek arasındaki o ince çizgide seyrettiği yol. Gerçekçi düşleri yüzünden düş gibi bulanık bir gerçeklikte yaşayan kahramanı bu anlamda öne çıkıyor Bıçakcı’nın. ‘İki Rüya Dokuz Gerçek’in içinde de bu isimsiz kahramanın izinden yol alıyor okur.
Bu hayatta artık yalnız kalmış bir televizyon kumandası satıcısının hikâyesi Bıçakcı’nın kaleminden çıkan. Havasız ve renksiz bir pasajda olan “bir balkondan daha dar” dükkânında günlerini geçirip gitmektedir. Babasından kalan bir evde yaşayıp kira ödemediğinden hali vakti yerinde sayıyordur kendini ancak yaşadığı hayatın sıkıcılığının kokusu kilometrelerce öteden duyuluyordur. İsimsiz kahramanın tek renkli yanı ise gördüğü kâbuslar olarak dikkat çekiyor. Bu durgun yaşantısını değiştirecek şey de bir gece gördüğü kâbusun, ertesi gün yaşanacak sanması ve ortalığı ayağa kaldırdıktan sonra yaşadığı rezillik anında lisedeki platonik aşklarından birine rastlaması olacaktır. Fakat bu rastlantı da onu bir başka kâbusa itecek, o sıkıcı günlerin yerini korku dolu ve hareketli günler alacaktır.

TERS KÖŞE
‘İki Rüya Dokuz Gerçek’in kahramanının yaşadıklarına ‘korku dolu’ dendi az önce ama okura geçen duygu bu değil. Kendisi için korku dolu, evet ama okurlar, naif birinin başına gelen trajikomik ve akıl oyunlarıyla dolu macerası olarak ele alacak romanı.
Bıçakcı da tam olarak bunu yapmak istiyor aslında; yani ters köşe. Tüm roman, bir sonraki sayfada nasıl bir duyguya, nasıl bir dünyaya açılacağı merakıyla okunuyor. Hayatı ‘kumandacılık’ olan birinin kendi kumandasını bir başkasının peşinden gitmek için kenara bıraktığında olacakların düşüncesi de sayfaların çevrilme hızını artırdığı muhakkak.
Sonucunda gerçeküstü bir roman mı ya da gerçekçi bakış açısıyla kaleme alınmış fantastik bir kitap mı okuduğunuza siz karar verin. Hakan Bıçakcı gerçekliği içinde olduğunuzu unutmamanızı ise ısrarla salık veririm. Çünkü bu gerçeklikte ne gerçek bir düşten, ne düş gibi bir gerçekten ne de kesin bir gerçeklikten bahsetmek zor. O nedenle adını koymaktansa sayfalarda akıp giden dünyaya dahil olmak en iyisi.
Bu arada Hakan Bıçakcı’nın kalemine Kutlukhan Perker’in çizgilerinin eşlik ettiğini de eklemek gerek. Bıçakcı’nın bir sonraki sayfada kaleminden ne çıkacağını merak ettiğimiz gibi Perker’in çizimlerini de merak ediyoruz.

Düş ile gerçek ya da Hakan Bıçakcı gerçekliği

İkİ Rüya Dokuz Gerçek
Hakan Bıçakcı
İllüstrasyonlar: M. Kutlukhan Perker
Karakarga Yayınları, 2019
94 sayfa, 16 TL.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle