GeriKitap Sanat Dışavurumcuların huzursuz düşleri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dışavurumcuların huzursuz düşleri

Dışavurumcuların huzursuz düşleri

‘Patlayan Kuyrukluyıldızlar - Ekspresyonist Öyküler’, 20. yüzyılın başında genelde görsel sanatlarda etkin olduğu düşünülen bir akımın, savaşlar asrında edebiyat dünyasındaki varlığının tadımlık bir seçkisini sunuyor.

Franz Kafka’nın Gregor Samsa’sı bir sabah ‘huzursuz düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu’. Dünyanın en çok bilinen öykülerinden biri ‘Dönüşüm’ böyle başlayacaktı. ‘Diğerleri’ gibi sadece izlenimlerini anlatmakla yetinmeyen Kafka, sabah böcek olarak uyanan Samsa üzerinden sistemin köleleştirdiği, yerine getirmesi istenen sorumlulukları yerine getirmediğinde toplumun dışladığı insanı en mahreminde, yatağında resmetti. Kafka farklıydı. Kafka’nın metinlerini o zamanların gözde edebi akımları pozitivizm, natüralizm ve empresyonizmin içine koymak düşünülemedi bile. Kafka’daki cevheri ilk gören ekspresyonistlerden Ehrenstein olmuştu. 1914 öncesi, ekspresyonist (dışavurumcu) dergilerde pek çok öyküsü, Birinci Dünya Savaşı sürerken çok ses getiren ‘Dava’ ve ‘Dönüşüm’ yayımlandı. Edebiyat çevreleri bu metinleri yazan yazarı nereye oturtacağını bilemiyordu. Kafka biricikti. Hep ayrıksıydı. Ama... Üslupta olmasa da grotesk dünyasında ekspresyonistlerle ortak noktaları vardı. Peki kimdi bu ekspresyonistler?

20. yüzyıl başlarında önce Almanya, hemen ardından diğer Avrupa ülkelerine yayılan sanat akımı ‘eksprestonilizm’, ‘empresyonizm’e karşı bir başkaldırı hareketi olarak sadece resim, heykel gibi görsel sanatları değil edebiyat, dans, mimari, müzik ve sinemada da var oluyordu. Ekspresyonist sanatçılar doğanın olduğu gibi izlenimlerle verilmesi yerine duyguların ve iç dünyanın ön plana çıkarılmasından yanaydı. Genelde görsel sanatlarda etkin olduğu düşünülen akımın bir de edebiyat boyutu vardı. İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıkan ‘Patlayan Kuyrukluyıldızlar - Ekspresyonist Öyküler’ okuyucuya akımın çokça tanınmış ya da hiç tanınmayan önemli isimlerinden tadımlık bir seçki sunuyor. Mesela eski değerlere her yerde ve her zaman karşı gelen ekspresyonizmin öncü yazarlarından Franz Held, nesnel betimlemeler yerine, giyotin sepetinden çıkmaya başlayan kesik başların altınla birlikte nasıl patladığını ve en sonunda patlamaların Paris’i yok etmesini anlatıyor.

Öznel bakışlarını okuyucusuna sunan yazarlar fantastik öğeleri de, gerçeküstü betimlemeleri de sıkça kullanıyor. Mesela Paul Scheerbart ‘Patlayan Kuyrukluyıldızlar’dan dünyaya saçılan tuza maruz kalan insanlığın sonunu ortaya koyuyor. Oskar Panizza’nın ‘Tavistock Meydanı’ndaki Suç’luları güller ve manolyalar. “Kendi kendilerini döllüyorlardı, gerçek bir bitki mastürbasyonuydu” diyen polis memuru gördüğü bu manzaranın ardından tımarhaneye düşerken, ona inanan amiri, yüksek yargıçlık mevkiine getirilebiliyor. Dışavurumcular, groteski sisteme karşı bir saldırı aracı olarak kullanıyorlar. İmparatorlukların yıkılacağı, sınırların yeniden çizileceği yeni çağın başlangıcında dışavurumcu yazarlar, insanlık için tehlike çanlarının çaldığını yazıyor. Çoğunlukla da savaş öncesi yaşanan toplumsal krizler, yeni insan, kültürel devrim, delilik, yalnızlık, bohem hayat ve mizah üzerine... Kitapta Kafka’nın öldükten sonra 1936 yılında yayımlanan ‘Akbaba’ öyküsü de yer alıyor. Yüzyılın en önemli yazarlarından Robert Musil’in ‘Dev Agoag’ı da okuyucusuna katıksız bir dışavurumculuk sunuyor. Bazıları yüzyıl önce yazılmış, yaşadıkları çağdan radikal bir kopuş, yeni bir başlangıç isteyen kara mizah ustası yazarların kısa öykülerinden oluşan ‘Patlayan Kuyrukluyıldızlar’, ekspresyonist akımın edebi boyutunu keşfetmek isteyen okuyucuya yol gösterici olacak, eşsiz bir okuma deneyimi sunacak.

Dışavurumcuların huzursuz düşleri

PATLAYAN KUYRUKLUYILDIZLAR - EKSPRESYONİST ÖYKÜLER
Çeviren: Zehra Aksu Yılmazer
İş Bankası Kültür Yayınları, 2018
96 sayfa, 8,33TL.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle