GeriKitap Sanat Çözdükçe dolanan bir polisiye
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çözdükçe dolanan bir polisiye

Çözdükçe dolanan bir polisiye

Çağının en üretken yazarlarından, polisiye ustası Agatha Christie’den, Türkçeye ilk kez çevrilen bir roman: Örümcek Ağı. Tüm karakterleri, hepsinden şüphelendirebilecek kadar iyi tanıtan bir kapalı oda polisiyesi bu...

Polisiye edebiyatın en önemli isimlerinden Agatha Christie, sadece romanlarıyla değil oyunlarıyla da biliniyor. ‘Örümcek Ağı da (Spider’s Web), Christie tarafından yazılan ve sonrasında tiyatroda sahnelenen oyunlardan biri. 1954 yılında kaleme alınan ve Londra’da, Savoy Tiyatrosu’nda 774 kez sahnelenen oyun, 2000 yılında Charles Osborn tarafından romanlaştırılarak yurtdışında yayımlandı. Çiğdem Öztekin tarafından çevrilen roman şimdilerde Türkçede.
Kısaca özetleyecek olursak; Clarissa adlı bir diplomat eşi, bir gün salonunun orta yerinde bir ceset bulur. Evde çok önemli bir toplantı yapılacağından ve diplomat eşi olarak kocasına karşı bir sorumluluğu olduğunu düşündüğünden dolayı Clarissa bu cesedi saklar, fakat bir süre sonra eve gelecek dedektifin kendisini ve arkadaşlarını sorgulayacağından bihaberdir.
Roman bu yönüyle salon polisiyesi (kapalı oda polisiyesi) diyebileceğimiz, klasik Christie romanlarında da sıkça rastladığımız bir polisiye alt türü. Bir oda etrafında dedektifler tarafından sorgulanan arkadaş grubunun içerisinde, katilin kim olduğunu dedektiflerle birlikte okur da çözmeye çalışıyor.
Bu noktada, romanın bir oyundan uyarlandığının ayırdına varabiliyoruz. Halihazırda var olan cinayetin nasıl çözüleceğine dair duyduğumuz meraka, bir de az detay ve çok diyalog eklenince; basit, hızlı, takibi kolay bir okuma çıkıyor ortaya. Teatral atmosfer, elimizdekini bir roman olmaktan uzaklaştırmaktan ziyade, kitabı polisiyenin o hızlı ritmine uyumlu, dinamik bir roman haline getiriyor. Bu teatral hava yer yer, karakterler arasındaki hızlı diyalogları bir tiyatro sahnesinde canlandırmamızı da sağlıyor.
Salonunda ceset bulan Clarissa, arkadaşlarından yardım ister ve neticede ortaya, altı-yedi ana karakter etrafında dönen bir cinayet kurgusu çıkar. Clarissa’nın sıradan bir karakter olarak hem bir cinayeti çözmek hem de bu cinayetten başını derde sokmadan kurtulmak istemesi, fakat bu süreçte eve gelen dedektiflere aklına gelen ilk –haliyle kolaylıkla çürütülebilecek- yalanı söyleyerek başını daha çok belaya sokması, ana karakterle bizleri daha çabuk özdeşleştiriyor. Kitabın adına da uygun olarak, Clarissa kendini kurtarmak için –aslında tam da evinin ortasında ceset bulan bir okurun söyleyeceği türden– basit yalanlar söyledikçe, örümcek ağına daha çok dolanıyor ve bataklıkta debelenen biri gibi dibe çok daha kolay batmaya başlıyor. Haliyle bir yandan Clarissa’nın kendini bu durumdan nasıl kurtaracağını düşünüyor, bir yandan da asıl katilin kim olduğunu bulmaya çalışıyoruz.
Oyundan uyarlanan kitaptaki teatral havayı güçlendiren bir diğer öğeyse, her bölümün kritik noktalarda sonlanması. Tabiri caizse her bir bölüm, bir dizinin sezon finali gibi bizi ayakta tutacak –sahnelenen bir oyunun izleyicisini de, keza- bir soru işaretiyle bitiyor ve polisiyenin olmazsa olmazı şüphe unsuru, her bölümde bizi farklı bir karakteri sorgulamaya itiyor.
‘Örümcek Ağı’, karakterlerin tamamını detaylı bir şekilde aktaramasa da tüm karakterleri, hepsinden şüphelendirebilecek kadar iyi tanıtan bir kapalı oda polisiyesi. Dedektiflerin her Agatha Christie romanındaki gibi küçük detaylarla sonuca ulaşmaları ve doğru soruları sorarak okuru da cinayeti çözmeye dahil etmeleriyse, söz konusu Agatha Christie olunca, üstünde durulmayacak kadar beklendik oluyor. Polisiye tutkunlarının gözden kaçırmaması gereken bir kitap.

Çözdükçe dolanan bir polisiye

ÖRÜMCEK AĞI
Agatha Christie
Çeviren: Çiğdem Öztekin
Altın Kitaplar, 2018
192 sayfa, 17 TL.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle