GeriKitap Sanat Cemal Süreya hâlâ ‘Göçebe’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cemal Süreya hâlâ ‘Göçebe’

Cemal Süreya hâlâ ‘Göçebe’

Cemal Süreya’nın yeniden basılan, ‘Göçebe’sinde hâlâ değişmeyen yalın bir şeyler var: Jest, ironi, erotizm ve 'göçebelik’.

Jest ve ironi ‘Göçebe’de bütün berraklığı ile sadece açığa çıkmış olmaz. Cemal Süreya şiirinin kültürünü kuracak olan ‘kültürel jest ve ironiye’ temel olur. Nedir tam olarak bu? İlk kitabı Üvercinka’da yine jest ve ironiye rastlarız ama bu bireyden çok bedenin refleksleri gibidir. Kendisini açığa çıkarmaktan çekinmeyen erotizm, içine sığacağı kültürel bedeni, jest ve ironinin ham yükünden de ayrılarak, tam da jest ve ironi kişiliğiyle Göçebe’de kendisini tamamlar.

İlk kez 1965 yılında 'De Yayınevi' tarafından basılan Göçebe, hem bir şiir kitabına isim olan ‘göçebe’yi artık kentleştirir hem de o kentin yeni, modern kişiliğini yaratır. Flanuer’den sorumluluk şuuruyla ayrılan bu eğitimli, yetkin ve yaşam neşvesiyle dolu kişi, Türkçe şiire özgüven duygusunu da taşır. Resim, gözlem, renk, ses, kültür, bellek, jest ve ironinin kazanında, artık şairine özgü sentaks kazanır ve şaşırtıcı buluşlarını zarifçe mısralara yayar.

Bir yandan da iki öncü şiirden söz etmek gerekir. Ülke ve Göçebe şiirleriyle Cemal Süreya, daha sonra ‘Beni Öp Sonra Doğur Beni’ kitabında göreceğimiz tarih ve coğrafya bilincini getirir şiirine. Ortadoğu, Akdeniz ve Anadolu, Moğollar, Fenikeliler, yakın ve uzak geçmiş ne kadar kalıt varsa onun güncel arkeolojisinden süzülecek, antropolojik bir mermeriyet kazanacaktır. Ülke ve Göçebe şiirlerini ayrıca, çağdaşları T. Uyar, S. Karakoç ve E. Cansever gibi bazı isimlerin geliştirdiği destansı yönelimle de birlikte okumak gerekir. Kitapta yer bulan Kars, Resim şiirleri, henüz soyut derecede, yaşamın tecrübesi ile tartılmamış Anadolu okumaları diye de yorumlanabilir.

Kıvrak dil, kibriti, sigara yakmak gibi doğal bir refleksle yakmakta ve bizi kibritin aydınlattığı yüzle buluşturmaktadır. Doğal akış o denli canlıdır ki, duraklarını iyi ayarlamış ritmik vuruşlarla kalbe doğru yol almakta, jestini sona saklamış bir söylem yumuşaklığıyla nefes alıp vermektedir. Abartısız, Göçebe, salt Süreya şiiri içinde değil modern şiir içinde de, içten ve samimi bir ayrışma özelliği taşır.

Göçebe’nin yeni, tıpkı, ayrı baskısını, şairin adını taşıyan sokakta, üstelik oturduğu son evin pencerelerini de gören bir balkonda oturarak okudum. İnsan bazen bu dilden, bu sokaktan, bu şehirden bu denli bir yalınlığın geçtiğine inanamıyor. Her şey o kadar basit ama şiir. Bu yüzden Cemal Süreya Göçebe, hala Göçebe.

Cemal Süreya hâlâ ‘Göçebe’GÖÇEBE
Cemal Süreya
Yapı Kredi Yayınları, 2019
48 sayfa, 8 TL.  

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle