GeriKitap Sanat ‘Cehennem, inanan kimsenin kalmadığı zamandır’
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Cehennem, inanan kimsenin kalmadığı zamandır’

‘Cehennem, inanan  kimsenin kalmadığı zamandır’

Dünya edebiyat çevrelerinin ilgiyle takip ettiği Don Delillo’nun ‘Beyaz Gürültü’sü ölüm korkusu üzerine bir roman. Her tür tüketim çılgınlığıyla donatılmış hayat, tersinden okunduğunda ölümü saklayan bir mask durumunda romanda.

Bir ölüm ve ölüm korkusu romanı ‘Beyaz Gürültü’. Doğrudan ölüme odaklanarak değil, hayatın rengine ve cümbüşüne dayanarak anlatması dolayısıyla da göz doldurucu. Uzun süredir, dünya edebiyat çevrelerinin ilgiyle takip ettiği Don Delillo, bu dikkatin hakkını fazlasıyla veriyor. Handan Balkara’nın çevirisiyle onun sakin ama dolu anlatımı, yer yer şiirselliğe bürünen dilini hissediyoruz. Gerçekçiliğe sonuna kadar bağlı karakterleriyle de kendisini okutmayı başarıyor. Orta sınıf Amerikan ailesinden hareketle genel bir orta sınıf insan tipi yaratmayı ve onlara dünyanın pek çok yerinde benzerlerine rastlanabilecek mekânlarda hayat vermeyi biliyor.
Dört ana bölümlük yapıda, iki temel akış, anlatma yöntemi kullanıyor Delillo. Üniversitede kendi icadı ‘Hitler Çalışmaları’ bölümünü yürüten Jack Gladney’in dünyası ile iki evlilikle oluşmuş çok çocuklu ailesinin renkli yaşantısı paralel akıyor. Eşi Babette bu akışın temel karakterlerinden biri olurken, çocuklar, temsil ettikleri ayrı kişilik ve psikolojilerle bu yapıyı zenginleştiriyorlar. Aslında yazarın bütün derdinin, bunca hareket içinde ölümü saklamak olduğunu anlıyorsunuz roman ilerledikçe. ‘Hitler Çalışmaları’ bölümünün icat edilmesinin de Jack Gladney’in içinde taşıdığı ölüm meselesi olduğunu çözdüğünüzde ise romanın dokusu daha bir derinlik kazanıyor. Hele, her şeyi konuşabildiği eşi Babette’in de ölüm korkusu yaşadığını öğrenen Jack’in dünyası iyiden çetinleşiyor.
Her tür tüketim çılgınlığı/ kolaylığı ile donatılmış hayat, tersinden okunduğunda ölümü saklayan bir mask durumundadır romanda. Yaşamak için öldür düşüncesi kitlesel bir alışkanlığa dönüşmüştür çağımızda. Amerikalılar bir yandan ‘güzel kalıcı şeyler inşa edip olağanüstü uygarlıklar kurarken, görkemli kaçışlar, büyük firarlar içindedir’. Her şey olan çocuğun ıskalanıp hiçbir şey olan yetişkinlerin bir tüketiciye indirgendiği düşünüldüğünde bunun insana uygulanmış bir şiddet olduğunu görmemek imkânsızdır.
‘Teknoloji doğadan söküp alınmış bir şehvet’ olarak ölümü hızlandırmakta, hiçliğe karşı bir kozmoloji gibi işleyen hayat insanın elinden alınmaktadır. Don Delillo, Jack vasıtasıyla, Hitler’in de aslında kitle tarafından yaratılmış bir öldürme makinesi olduğunu ve bunun temelinde de insanın ölüm karşısındaki karmaşıklığının yattığını söylemektedir. Hitler’in konuşmalarını dinlemeye gidenler ‘Ölüme övgü gösterilerine katılmak için’ oradadırlar.
Erkeklerin, en çok onların öldürmeye ve ölüme eğilimli oldukları fikrini Babette’e söyletir yazar. ‘Erkekler, adam öldürmeye meyilli bir intikam yolu izler.’ Ölümü son derece uç noktalarda arayacaktır ayrıca Jack Gladney. “Ölümü kanlı canlı görmek, seni almaya geldiğini görmek nasıl bir duygudur?” diye soracaktır. Bir sabah vakti de, kayınpederi, onu almaya gelmiş ölüm kılığına bürünecektir. Cinayet işleyip kanın akışında ‘sözcüklerin ötesini’ görecektir.
Din, felsefe, tarih, antropoloji, psikoloji ve popüler kültür gibi pek çok kavramı birlikte ve alabildiğine yalın bir anlatım içinde işleten Delillo, süpermarketlere de ‘dalgaların ve radyasyonun dili bu, ya da ölülerin yaşayanlarla konuşma şekli’ diye bakarken, en çarpıcı cümlelerden birini de kuracaktır: “Cehennem, inanan kimsenin kalmadığı zamandır...”

‘Cehennem, inanan kimsenin kalmadığı zamandır’
BEYAZ GÜRÜLTÜ
Don Delillo
Çeviren: Handan Balkara
Siren Yayınları, 2018
411 sayfa, 28 TL.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle