GeriKitap Sanat ‘Bomonti eskiden gerçekten dutluktu’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Bomonti eskiden gerçekten dutluktu’

‘Bomonti eskiden gerçekten dutluktu’

İstanbul’un en köklü semtlerinden Bomonti, tarihi mirasıyla şehrin simgelerinden biri. Geçmişten günümüze semtin kültürüne ait anılar Burçak Madran küratörlüğünde Deniz Müzesi’nde açılan ‘Kendine Has Sergi’de bir araya getirildi.

19. yüzyılda Feriköy adıyla bilinen Bomonti, İstanbul’un en köklü yerleşim yerlerinden biri. Bölge, dönemin zengin bir tarım alanıyken, hem sosyal hem de ekonomik anlamda büyük bir değişim yaşıyor. Değişimin nedeni ise Alman Bomonti Kardeşler’in kendi isimlerini vererek kurdukları bira fabrikası... İşte Deniz Müzesi’nde açılan ‘Kendine Has Sergi’, Bomonti’nin yaşadığı değişimlere tanıklık ederek, İstanbul tarihinden sosyal bir kesit sunuyor. Küratör Burçak Madran, “Bazı yerler için ‘Eskiden dutluktu oralar’ denir ya; Bomonti eskiden gerçekten dutluktu” diyerek hem semtin eski günlerini anlatıyor hem de bir sanayi tesisinin, bölgeyi ve sosyal hayatı ne denli etkileyebileceğini özetliyor.
‘Kendine Has Sergi’, Bomonti’nin yaşadığı bu değişime tanıklık eden bir zaman tüneli gibi. Sosyal yaşamdan kesitler sunarak, dönemi yakından inceliyor. Madran, “Hikâyeyi, yalnızca bir içeceğin tüketimi olarak değil; sosyalleşme ve bu sosyalleşmenin yayılması şeklinde görmeliyiz. Bomonti Fabrikası dönemin oldukça gelişmiş bir işletmesi ve kesintisiz devam eden bir hikâyesi var. Biz de bu süreci anlatmak istedik” diyerek serginin amacını özetliyor.

‘Bomonti eskiden gerçekten dutluktu’

Burçak Madran

Sergi, fabrikayı andıran tasarımıyla da dikkat çekiyor. Girişte, fabrikanın ikonik görüntüsünden yola çıkarak hazırlanan bir illüstrasyon bulunuyor. Kronolojik bir düzende ilerleyen sergide görsel öğeler ön planda. Madran bu durumu şöyle açıklıyor: “Kendi kendini anlatan bir sergi yapmak istedik. Ben, ziyaretçilerin gördükleri karşısında bir şeyler hissetmesini önemsiyorum. Elimizde döneme ve fabrikanın tarihine belge olabilecek nitelikte malzemeler vardı, hepsini göstermek istedik.”

SOSYALLEŞMENİN ADRESİ: BOMONTİ BAHÇELERİ
Fabrikanın yanına kurulan Bomonti Bahçeleri ise mahallenin çehresini değiştiren bir başka gelişme. Başlarda sadece fabrika olarak hizmet veren yapı, yüzyılın sonuna doğru eklenen bahçeyle İstanbul sosyal hayatının popüler noktalarından biri haline geliyor. Bomonti Bahçeleri birçok etkinliğe ev sahipliği yaparak dönemin en popüler mesireleninden biri oluyor. Öyle ki hem İstanbul’un farklı noktalarında hem de diğer şehirlerde aynı isimle bahçeler kuruluyor. Madran serginin Türkiye’deki farklı şehirleri de gezmesini istediğini dile getirerek, “Serginin İzmir’e gitmesini çok istiyoruz, çünkü Bomonti Kardeşler’in orada da kurdukları bir bahçe var, aynı şekilde Ankara’da da böyle bir bahçe var” diyor.
İstanbul’un bir döneminin sosyal yaşantısına ilişkin bazı anıları göstermek istediklerini belirten Madran, “Bu sergi, ülkenin sosyal tarihini anlatan bir kesit. Özellikle İstanbul sosyal tarihi konusunda bizlere birçok bilgi veriyor” diyor. Madran’a göre serginin en önemli özelliği yaygın olan bir yanlışı düzeltmesi. Madran birçok kaynakta Bomonti Bahçeleri’nin 1930’lu yıllarda kurulduğu bilgisinin olduğunu belirterek, “Bomonti Bahçeleri Osmanlı döneminde var olan yerler. Buna en büyük kanıt, II. Wilhem’in Bomonti Bahçesi’nde düzenlediği 1899 tarihli doğum günü etkinliğinin davetiyesi” diyor.

‘Kendine Has Sergi’, 12 Nisan’a kadar Deniz Müzesi’nde görülebilir. 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle