GeriKitap Sanat Bizi biz yapan kadın kahramanlar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bizi biz yapan kadın kahramanlar

Bizi biz yapan kadın kahramanlar

Mutlaka herkesin okuduğu romanlarda, yaptıklarıyla, duruşuyla, meydan okumasıyla, sözleriyle, düşüncesiyle veya sadece susmasıyla iz bırakan bir kadın karakter olmuştur. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Türk edebiyatının yedi kadın yazarına hayatlarında en çok iz bırakan kadın roman karakterini sorduk.

Bizi biz yapan kadın kahramanlar

Mine Söğüt
Sevgili Arsız Ölüm - Latife Tekin
DİRMİT
Latife Tekin’in ‘Sevgili Arsız Ölüm’ündeki Dirmit müthiş bir kadın karakterdir. Çok çocuklu bir ailenin okuyan tek çocuğudur ve kendisine dayatılan hayatı yaşamamaya kararlıdır. Delidir, akıllıdır, hayalperesttir ve mantıklıdır. En önemlisi iyi kalplidir. Hem ait olduğu hem de hiç ait olmadığı bir iklimde yapayalnızdır. Köyde havadaki rüzgârla, karla, ağaçlarla, yıldızlarla, bahçedeki tulumbayla dertleşir. Bize özgürlüğün ve bağımsızlığın kıymetini en masum ve haklı yerden yeniden öğretir. Bir de yazarının kısmen de olsa otobiyografik gölgesidir. O yüzden, çok sevdiğim birçok kadın roman karakterinden hep bir nebze daha değerlidir.

Bizi biz yapan kadın kahramanlar

Nermin Yıldırım
Ölmeye Yatmak - Adalet Ağaoğlu
AYSEL
Adalet Ağaoğlu’nun ‘Ölmeye Yatmak’ adlı romanının Aysel’i, bir kadın, bir okur, bir yazar olarak hayatımda derin izler bırakmış bir karakterdir. İlk okuduğumda üniversite öğrencisiydim, kuvvetli bir ışıkla aydınlanmış gibi büyülendiğimi hatırlıyorum. İçinde büyüdüğü ailenin, toplumun ve zamanın dar kalıplarına sıkışan Aysel’in, bir gün perdeleri sıkı sıkı kapalı bir otel odasında çırılçıplak yatağa girip ölmeye yatışı, yattığı o yatakta tüm hayatının incelikli bir kazıya benzeyen muhasebesini yapışı ve en nihayet oradan daha özgür bir kadın, daha özgür bir birey, daha özgür ruh olarak, yani en azından buna karar vermiş olarak bir tür uyanışla kalkışı, bugüne dek tanık olduğum en ilham verici şeylerden biridir. Adalet Ağaoğlu’na ve Aysel’inden Tezel’ine bizi büyüten bütün kadın karakterlerine gönülden teşekkür ederim!

Bizi biz yapan kadın kahramanlar

Şebnem İşigüzel
Saatler - Michael Cunningham
LAURA BROWN
Romanın Bayan Dalloway ve Virginia Woolf gibi güçlü kadın karakterlerinin yanında Laura Brown itirazı olan kadın olarak sivrilir. Yazar ‘sevilen ve ihanet eden’ kadın kahramanının hikâyesini 1949’dan yakın tarihe kadar getirir. Bayan Brown pek çok kadının evliliğe, anneliğe, eş olmaya, ev içi vazifelere, bir kadın olarak düzenin ondan beklediklerine sessiz itirazıdır. Sükûnetle kendisinden istenilenleri yerine getirirken hiç beklenmedik bir şeyi yapar: Çeker, gider. Brown toplumsal cinsiyet tuzaklarından, evlendirilmeye özendirilen kız çocuklarına kadar düzenin kadının önüne sürdüğü pek çok engelin sessiz ama güçlü bir öfkeyle nasıl aşılabileceğinin cevabı gibidir.

Bizi biz yapan kadın kahramanlar

Gaye Boralıoğlu
Sefiller- Victor Hugo
COSETTE
‘Sefiller’in kadın kahramanı Cosette beni çok etkilemişti. Yaşadığı yoksulluk, zorlu hayat koşulları, gördüğü zulüm ruhuma işlemişti. Sanırım ‘Sefiller’ okuduğum ilk büyük romandı. Yıllar sonra Latife Tekin’in ‘Sevgili Arsız Ölüm’ündeki Dirmit’le tanıştım. O da yoksuldu, acı çekiyordu ama bir yandan da hayata muzipçe gülümsüyor, dalgasını geçiyordu. Ne harika! Böylece Dirmit, Cosette’in melankolisini dağıttı, gönlümün başköşesine oturdu.

Bizi biz yapan kadın kahramanlar

Neslihan Önderoğlu
Madam Bovary - Gustave Flaubert
EMMA BOVARY
Edebiyatta en etkileyici bulduğum kadın karakter Gustave Flaubert’in ‘Madam Bovary’ romanındaki Emma Bovary’dir. Yazıldığı zaman için hayli sıradışı sayılabilecek romanda, Emma’nın ihtiraslı, zayıf ve hayalperest kişiliği realist romanın romantiklere bir cevabı niteliğindedir aslında. Okuduğu kitapların etkisiyle aristokrasi ve büyük burjuvaziye hayranlık duyan ve hayalinde kurduğu aşk vasıtasıyla bunun bir parçası olmak isteyen Emma’nın kocası, onun içindeki bu ihtiras ve arzunun yönleneceği bir kaynak olmaktan çok uzaktır. Büyük hayalleri evlendikten sonra küçücük bir dünyaya sıkışan Emma erk isteğini ancak ihanetle ortaya çıkarırken kendisi de erkekler için bir arzu nesnesi olmanın ötesine gidemez. Bütün erkeklerin kendi yaşamını belirleme ve değiştirme hakkı vardır ancak Emma bir kadın olarak bunu tek başına gerçekleştiremeyeceği için ancak yine bir erkek aracılığıyla istediği hayatı elde etmeye çalışır. ‘Madam Bovary’yi hem yazıldığı dönemin bir kadın üzerindeki toplumsal ve ahlaki baskılarını hem de Emma’nın iç çalkantılarını yansıtmaktaki başarısından ötürü çağının çok ötesinde bulurum. Flaubert’e göre insanı tüketen ve yozlaştıran, çabalarını ve umutlarını anlamsızlaştıran burjuva yaşamıdır. ‘Madame Bovary’de bir küçük burjuva kadınının acılarını, çöküşünü ve bu dramın arkasında yatan bayağı, köhnemiş ve küçük dünyayı anlatır. Toplumdaki yozlaşma, Emma karakterinde simgeleşmiştir. Bu anlamda bana göre hiç solmayacak ve eskimeyecek bir karakterdir.

Bizi biz yapan kadın kahramanlar

Fatma Barbarosoğlu
Kahramanım yazarlar
Kadın karakter değil o kadın karakterleri inşa eden yazar kadınlar etkiledi beni...
Roman kahramanlarından ziyade romanlara konu olmuş kadınların gerçek hikâyesi ya da birbirinden güzel romanlar yazmış olan yazar kadınların hayat hikâyesi etkilemiştir beni.
Mesela Piyer Loti’nin ‘Bezgin Kadınlar’ romanındaki Zeynep Hanım, roman kahramanı olarak pek etkileyici değildir. Ama Zeynep Hanım gerçek bir karakterdir. Ondan geriye kalan mektuplarda gördüğümüz, hayat hikâyesinin hiçbir romanın kaldıramayacağı kadar dramatik ve trajik oluşudur. Namık Kemal’in hangi kadın karakteri torunu Selma Ekrem’in hatıratı kadar etkileyici olabilir ki!
Fatma Aliye’nin ‘Muhadarat’ının Fazıla’sı onu anlatan/inşa eden Fatma Aliye olduğu için unutulmaz bir karakterdir benim için. Halide Edip’in hiçbir karakteri Halide Edip’in kendisi kadar etkilememiştir beni. Salih Zeki’ye, iki oğlunun babasına o kadar âşık iken üzerine kuma gelmesini kabullenmeyerek boşanması ve bu boşanmanın ardından aylarca hasta yatması... Erkek yazarların inşa ettiği kadın karakterlere gelince... Galiba bu durumu en iyi ifade eden Attilâ İlhan’ın dizileri: “Ne kadınlar sevdim zaten yoktular”. Türk edebiyatında erkek yazarların kaleminden çıkmış kadınların neredeyse tamamına yakını ‘plastik’tir. ‘Huzur’un Mümtaz’ı ve Suat’ı canlıdır. Ama hayatın içinde bir Nuran yoktur mesela. Keza Orhan Pamuk’un Kırmızı Saçlı kadını ya da ‘Masumiyet Müzesi’nin Füsun’u da...

Bizi biz yapan kadın kahramanlar

Sevin Okyay
Küçük Kadınlar - Louisa May Alcott / Gurur ve Önyargı - Jane Austen
JO / ELIZABETH BENNET

Beni hayatımda etkilemiş ilk kadın kahraman, ‘Küçük Kadınlar’ın biraz erkek çocuk gibi, süse püse aldırmayan, sonradan benim gibi kısa saçlı olan, okumaya pek meraklı ve elbette asi Jo’sudur. Sonraki yıllarda, herhalde Edmond Rostand’ın kahramanı (ve maalesef erkek olan) Cyrano de Bergerac aklımı aldığı, idolüm olduğu için onunla mukayese edilecek bir kadın kahraman bulamamıştım. Ta ki Jane Austen imdadıma yetişene kadar. ‘Gurur ve Önyargı’da Mr. ve Mrs. Bennet’in ikinci kızları Elizabeth, benim için idol olmasa da, gerçekten arkadaş olmayı istediğim bir kızdı. Zekiydi, kendisiyle dalga geçmekten korkmuyordu (cesaret ister).Kusurları da vardı elbet: Çabucak yargıda bulunmaya eğilimi vardı. O da Jo gibi sivri dilliydi. Aslında bunlara kusur demeye de dilim varmıyor. Halen bende mevcut oldukları için...

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle