GeriKitap Sanat Bizi açık kafa ve kalple izleyin
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bizi açık kafa ve kalple izleyin

Bizi açık kafa ve kalple izleyin

Rock ve cazı harmanlayan Get The Blessing, 30 Nisan Uluslararası Caz Günü’nde Garanti Caz Yeşili kapsamında garajistanbul sahnesinde olacak. Basçı ve davulcuları aynı zamanda Portishead elemanı olan grup İstanbul’a üçüncü kez geliyor olmaktan çok memnun. Biz sorduk, saksofoncu Jake McMurchie yanıtladı.

Ustalığınız ve deneyiminiz bir yana, sanki sahnede kendiniz için, biraz daha fazla birlikte olabilmek için çalıyor gibisiniz. Nasıl bir araya geldiniz?
Tam dediğin gibi oldu. Birbirimizi farklı gruplardan tanıyorduk, birlikte çalmayı çok istiyorduk. Her şeyin başı; Ornette Coleman parçaları çalma, birlikte kahve içip yemekler yeme, müzik muhabbeti yapma arzusu. Bizce bütün gruplar böyle çalışmalı...

Son albüm ‘Astronautilius’un kayıt süreci önceki albümlere göre farklıydı diyebilir miyiz?
Tüyoyu almışsın... Evet, bu albümde çevresel faktörler büyük rol oynadı. İlk kez deniz kenarında bir evde kayıt yaptık ve bu durum ruh halimizi, dolayısıyla da kayıtları çok etkiledi.

Bristol’lıları yakalamışken şu meşhur soruyu sormak isterim; gerçekten Bristol’dan olmanızın sound’unuz üzerinde bir etkisi var mı?
Bristol, özgürlüklere ve çoksesliliğe değer veren yaratıcı bir şehir. Snopluğa nadiren rastlarsınız orada. Müzik ya da sanat anlayışı; neyin trend ya da ‘cool’ olduğundan bağımsızdır. Yaptığınız müzik iyi olabilir, kötü olabilir ama Bristol inandığınız, duymak istediğiniz müziği yapmanız noktasında sizi cesaretlendirir. Bize de bu anlamda çok faydası oldu.

Peki; nedir şu Bristol sound’u? Bir şehir efsanesi mi yoksa...
Black Roots, Rip, Rig + Panic gibi reggae ve punk grupları ya da 80’lerin indie ve caz sahnesinin etkisi yadsınamaz. 90’ların ilk yarısında yapılan trip hop’a etki eden sayısız müzisyen ve yaklaşım olmuştur. Üç ya da dört gruptan söz edip “İşte bu Bristol sound’u” demek hata olur.

Hangisi daha önemli; prestijli bir caz rock grubu olmak mı müziğinizin ahengi ve duygusal mesajı mı?
Elbette ikincisi. Her zaman iyi müzik yapabiliyor olmayı birinci sıraya koyduk. Dediğim gibi bunun yolu birlikte iyi bir öğlen yemeği yiyip üzerine kahvemizi içerken şahane muhabbet edebilmekten geçiyor.

Davulcu Clive Deamer ve basçı Jim Barr Portishead’de de çalıyorlar. Clive geçen yıl turnede Radiohead’le de çaldı. Get The Blessing için turne planı yapmak zor olsa gerek...
Evet, bazen zor olabiliyor. Neyse ki Portishead bu aralar çok sık çalmıyor. Aslında hepimiz ayrı ayrı son derece meşgul müzisyenleriz. Elimizden geldiğince Get The Blessing’i öncelikler arasında tutuyoruz.

Clive ve Jim için GTB ile çalmanın Portishead ve Radiohead’le çalmaktan en temel farkı nedir sence?
İkisi de Portishead’de sahip olmaları mümkün olmayan bir müzikal özgürlüğe sahip grupta. GTB hepimizin grubu ve yaptığımız hepimizin müziği.

garajistanbul konserinizi bekleyen hayranlarınıza mesajınız var mı?
Açık bir kafa ve kalple gelin ve bizi canlı izleyin. Dinleyeceğiniz müzik hayat enerjisiyle dolu. Get The Blessing cazseverlere büyük keyif verebilir ancak caz sevmediğini düşünenlere de iyi gelecektir. Sabırsızlıkla buluşacağımız günü bekliyoruz.

Get The Blessing, 21.30’da garajistanbul’da...

Yorumları Göster
Yorumları Gizle