GeriKitap Sanat Bize kalan hisler koleksiyonu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bize kalan hisler koleksiyonu

Bize kalan hisler koleksiyonu

Unutulmaya, unutmaya direnendir koleksiyoner; gözden kaçanı fark eden, geçmişin külleriyle gizlenmiş olanı bulan, yeni bir hikâye yazan kişidir. Şermin Yaşar da, ‘Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu’ adlı kitabıyla, daima bizimle kalan hislerin koleksiyonunu yapıyor.

Kendimi genellikle ‘m’ harfinde buluyorum. Meraklı, mütezahim, müteferric... En iyisi müteferric. Osmanlı Türkçesinde ‘sıkıntısını dağıtmak için gezinen kimse’ demek.
Bir yakınım ölünce, sevdiğim birinden ayrılınca, üzülünce, sıkılınca, daralınca, korkunca, ülke yüreğime basınca giderim ben; uzanabildiğim kadar uzağa. Kimi zaman başka koltuğa, kimi zaman başka toprağa. İnsan insan huy var; Murakami koşmasa yazamıyor, ben acıma uzaktan bakamazsam dayanamıyorum.

Oysa kimi insan var, nasıl oluyor da oluyor acının tam da gözüne dikiyor gözünü. Korkuyor, titriyor, bitiyor, eriyor ama yine de gözlerini bir an olsun çekmeden o canavarın üzerine üzerine gidiyor.
Elini uzatıp yana yana dokunuyor, o canavarı tanımaya çalışıyor, ona baka baka yazıyor. Şermin Yaşar, ‘Tarihi Hoşç Kal Lokantası’nın ardından, son kitabı ‘Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu’nda da bunu yapıyor; kalplerdeki derin sızılara sızıyor, kör kuyularda merdivensiz kalmışların hislerine tercüman oluyor.
Genellikle ‘kaybeden’ karakterleri var Yaşar’ın; tutunamayan, tutulmayan, bir saatten sonra tutunmak ister gibi de görünmeyen ya da kaybettiklerine tutunan, bu şekilde yaşayan karakterler.
Tıpkı hayat gibi, müteferric hallerimizle bakmaktan korktuğumuz çevremizdekiler gibi, çoğumuz gibi. Kitabı okuyan bizler, belki de bu yüzden ‘Remzi’sini kaybeden Nimet Hanım misali biraz da sepyayız. Biraz soluk, biraz hüzünlü ama geçmişte de olsa mutlaka var olmuş.

MÜJGÂN ÇATLAK DEĞİL, ONU FENA KIRMIŞLAR
Elâlem göndere göndere evreni dilekle doldurdu... Şermin Yaşar karakterleri içinse dilemek de bir lüks sanki; onlar, acılarından iki ters bir düz kazaklar örer de yaz kış o kazakları giyer gibi...
Şahsımla ilgili, mutlu-umutlu son merakımla ilintili, biraz da kızıyorum karakterlere, kalksınlar, yaksınlar, yıksınlar, dönüştürsünler istiyorum.
Tam da bu yüzden, o kadar karakter var, kitabı bitirdiğimde en çok Nurşen’i sevdiğime karar veriyorum; her şeyle yüzleşebildiği, olan bitenin kendisiyle ilgili olmadığını görebildiği ve kendi kendine rol biçebildiği, “Bana artık Nurşen değil, Ayşen deyin” diyebildiği için.
Ama ne kadar anlayabiliriz ki başkalarını, hele de acılarını... Misal, belki de anıldığı gibi çatlak değil Müjgân. Müjgân’ı fena kırmışlar!
Şermin Yaşar’ın, Doğan Kitap tarafından yayımlanan 166 sayfalık kitabı ‘Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu’, âşık olduğu Reyhan Hanım’ı gönlünde, cenazelerde yakamıza iliştirdiğimiz vesikalıklardan oluşan koleksiyonuyla yaşatan bir beyefendi ile başlıyor... Yaklaşık 2.5 yıldır yaptığım koleksiyonerler röportajları vesilesiyle çokça kafa yorduğum bir kavram koleksiyonerlik.
Koca koca adamlar, kadınlar, nasıl oluyor da kimimize enteresan gelen objelere takılıyor, bir şeylerin temeline iniyor, araştırıyor, bakıyor, biriktiriyor ve onları kendi bakış açılarıyla bir araya getirip yeni birer hikâye yazıyorlar. Çokça söylendiği gibi ‘gündelik hayatın acı gerçekliğinden kaçarak nostaljiye sığınma çabasından’ mı? Salt bu mu? Hiç sanmıyorum!
Unutulmaya, unutmaya direnendir koleksiyoner. Gözden kaçanı fark eden, gizlenmişi bulan, yeni bir hikâye yazan ve yeni bir hayat kuran kişidir. Hatta kendisi de koleksiyoner olan Walter Benjamin’e göre koleksiyonerlik, bir devrimci tavırdır. ‘Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu’, 18 öykünün ardından bir mektup ile son buluyor.
Şermin Yaşar’ın, evlendikten kısa bir süre sonra kaybettiği eşi Dr. Nedim Arda’ya yazdığı, onsuz geçen ilk 40 gününü anlatan mektupla...
“Büyük geçmiş olsun var ama büyük Allah rahmet eylesin yok”. Bu yüzden söylemek isteyeceklerim ufalanıyor, küçük küçük kalıveriyor. Zaten belki de konuşmadan, okumamız yeterli.
Yaşar, ‘bu koleksiyonla’ bir araya getirdikleriyle unutmaya başkaldırmış, zor da olsa gerçekleri kabullenmiş, onları geçmişin külleriyle örtmeden yeni bir hikâye yazmaya başlamış gibi görünüyor.

Bize kalan hisler koleksiyonu

GÖÇÜP GİDENLER KOLEKSİYONCUSU
Şermin Yaşar
Doğan Kitap, 2018
166 sayfa, 24 TL.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle