GeriKitap Sanat Bir zamanlar Bâb-ı Âli’deki yayınevleri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir zamanlar Bâb-ı Âli’deki yayınevleri

Bir zamanlar Bâb-ı Âli’deki yayınevleri

Yeni bir kitap fuarının açılması beni anılarımda kalmış, artık yaşamayan yayınevlerinin olduğu hayali bir kitap fuarına götürdü...

Yarın TÜYAP 37. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı kapılarını açıyor. Bir çok yayınevi standlarında kitaplarını sergileyecekler. Ya kapananlar... Anılar yumağımdan tek tek söküldüler. Önce kendimden başlamalıyım. Hürriyet Yayınları’nda üç kişi çalışıyorduk. Yönetmen Adnan Semih, klâsiklerden sorumlu Selâhattin Hilâv, yerli yazarlardan sorumlu da bendim. Kitap toplantılarını Semih’in oturduğu Kınalıada’da yapardık. Oturduğu ev İhap Hulusi’nindi, o da zaman zaman toplantılara katılırdı. Caddenin adı da orada oturan Fazıl Ahmet Aykaç adını taşıyordu. İki dost da Kulüp Rakısı’nın etiketinde yer almışlardı. Daha sonra Adnan Semih emekliye ayrıldı ve Bodrum’a yerleşti. Yönetimi Nezih Demirkent bana vermişti, ben ayrıldıktan sonra da yerime önemli çevirileri olan Aydın Emeç gelmişti. Selim İleri’nin, Melih Cevdet Anday’ın kitaplarını yayınlamıştık. İleri’nin ‘Destan Gönüller’ine de arka kapak yazısı yazmıştım. Semih de, Selâhattin de aramızdan ayrıldılar.
Hüsamettin Bozok’un kurduğu Yeditepe Yayınevi, kitapları desenli olarak yayımlardı. Her kitabın bir yazarı bir de çizeri vardı. Yönetim yeri aynı zamanda yazarların da buluşma yeriydi. Kendi de yazar olan Bozok, sonradan arşivini yanılmıyorsam Yapı Kredi Yayınları’na verdi. Cemal Süreya’nın Papirüs’ü de listede önemli bir yer alıyor. Dergide yayımlanan şiirleri beğenmedikleri için bir gün Metin Eloğlu gelip Bozok’a bakın ne diyor? “Yahu Hüsamettin dergiden bize iki sayfa ver de Edip’le ‘(Cansever ) edebiyat sayfası yapalım.”
Sedat Simavi, Hürriyet gazetesi yönetimine geçince Simavi Yayınları’nı kurdum. Edebiyat dünyasının iki önemli adı da editörlük yapıyorlardı yayınevinde. Yerli yazarları Konur Ertop, yabancı yazanları da Ataol Behramoğlu seçiyordu. Üretim editörlüğünü de rahmetli arkadaşımız şair Enver Ercan üstlenmişti. İyi bir eleştirmen olan Fahir Onger’in de bir yayınevi vardı. Akba Yayınevi’nin çıkardığı polisiye kitaplardan bazıları hâlâ kütüphanemde durur. Ararat Yayınevi, özellikle Yaşar Kemal’in kitaplarını yayımlardı.

Çeviri kitaplarla tanınan Güven Yayınevi’ni kendisi çeviri yapan Vahdet Gültekin yönetiyordu. Hayati Asılyazıcı’nın Sinan Yayınevi çıkardığı yıllıklarla tanındı. Vedat Günyol’un yönettiği Yeni Ufuklar Dergisi’nin yayınları da Çan Yayınları adını taşıyordu. Gerçek Yayınları’nı da Fethi Naci kurmuştu, ‘100 Soruda’ dizisi bir çok alandaki önemli adların hazırladıkları kitaplarla gelişmişti. Raşit Gökçeli, babası Yaşar Kemal’in kitaplarını yayımladığı Toros Yayanları’nı kurmuştu, Alpay Kabacalı ile beraber. Yıllar öncesinin kitaplarını Semih Lütfü Erciyes’in yayınları arasında bulmuştum. Hilmi Kitabevi, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kitaplarını yayımlardı. Ahmet Halit Yaşaroğlu da bir zamanların tanınmış yayınevlerinden biriydi. Bâki Hoca’nın ilk Yunus Emre kitabını o yayınevinden almıştım. Bir araya gelen yazarların kitaplarını çıkaran Yazko Yayınları’nı Mustafa Kemal Ağaoğlu yönetiyordu. Felsefeci Aslan Kaynardağ’ın kurduğu yayınevinin adı da Elif Kitabevi’ydi. Memet Fuat’ın yayınevi de genç kuşağın ustalarla buluşma yeriydi. Necdet Sander de kitapçılığın ardından Sander Yayınları’nı kurmuştu. Şükran Kurdakul’un yönettiği Ataç Yayınevi de zamanın önemli yazarlarının kitaplarının yer aldığı bir yayıneviydi. Nazar Büyüm’ün Adam Yayınevi şiir kitaplarıyla da öne geçmişti.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle