GeriKitap Sanat Bir ‘seyahat arsızı’nın gözünden dünya
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir ‘seyahat arsızı’nın gözünden dünya

Dünyanın dört bir ucuna gitti, her biri farklı renkte onlarca kent gezdi. Gazeteci Serkan Ocak, yıllardır yaptığı seyahatlerin bir kısmını ‘Gezeceğin Varsa Göreceğin de Var’da anlatıyor. 19 ülkeden 25 farklı lokasyona uğrayan kitap, aynı zamanda iyi bir seyahat arkadaşı adayı...

Bu yazıyı yazmadan sadece birkaç saat önce, gazetede, karşılıklı oturduğumuz masamızda sohbet ediyorduk. Yeni pasaportum yetişirse Paris’te bir koşuya gideceğimi söyledim, yazmakta olduğu e-mail’i bırakıp iştahla “Ne zaman?” diye sordu. Gazeteci arkadaşımız Serkan Ocak’ı daha nasıl anlatabiliriz bilmem. Her tür doğa sporu onun radarında, herhangi bir ülkeyi merak etmemesi gibi bir şey söz konusu dahi olamaz. Seyahat etme heyecanı dinecek gibi değil; bütün ülkeleri gezip bitirse bu kez “denizden nasıl dünya turu yapabileceğinin” hayallerini kurmaya başlayacağından adı kadar emin.

Serkan, kendi deyişiyle bir seyahat arsızı. İlkokul beşinci sınıfı tamamladıktan sonra her yaz bir yerlere gitmeye başladı, seyahat alışkanlığının temelleri de işte o yıllarda atıldı. Bugün, çalışma masasının karşısında duran haritada 70 civarı ülke işaretli. Ve hâlâ o haritaya bakıp yeni ülkeler görmek için hayal kurmaktan kendini alamıyor. Gezeceğin Varsa Göreceğin de Var’, o seyahatlerin bir kısmını bizimle paylaştığı yazıların bir derlemesi. Kitapta 19 ülkeden 25 farklı lokasyon yer alıyor.

Dünyada yalnızca 880 birey kalan gümüş sırtlı dağ gorillerini görmek için Ruanda’ya gidiyor ve dört saat yürüyor mesela. Yere izmaritin dahi atılmadığı bu yemyeşil ülkede ‘Ruanda Soykırımı’nın izini sürmeden de edemiyor. Olaylar sırasında 1200’den fazla kişinin sığındığı Ruanda Oteli’nde soykırıma dair en ufak bir iz göremeyince şaşırıyor; kurtulanların bu kanlı olayın her an karşılarına çıkmasını istemediklerini öğreniyor.

Kutup ayılarını görmek için gittiği Norveç’te, bir dağın 130 metre altında, yaklaşık 4.5 milyon tohum bulunan Svalbard Tohum Deposu’nu anlatıyor. Kırgızistan’da kartalla avcılık yapan son ailelerle buluşuyor, Hindistan-Myanmar sınırında, kabileler arasındaki savaşta dört kafa kesen, kestiği başlardan birini bir mızrağın tepesine diken 82 yaşındaki kabile üyesi Yanwang Wangsha’yla tanışıyor. Finlandiya’nın Rovaniemi kentinde gördüğü ilk mekânın Marmaris Büfe olduğunu görünce, Poulinki Restoran’ın başaşçısının Hataylı Ahmet Yavuz Usta olduğunu öğrenince neredeyse küçükdilini yutuyor. Karadağ, İsviçre, Viyana, Midilli, Kuzey Kıbrıs, Torino... Kimisinde yamaç paraşütü ve kaya tırmanışı yapıyor, kimisinde bungee jumping...

Serkan’a bilgisayarının başında Google Earth’ten yeni yerler keşfetmeye çalışırken denk gelebilirsiniz. Bu yerler onu bazen hayal kırıklığına uğratsa da kendini yeni bir yer bulup oraya seyahat etmekten alıkoyamıyor. Bir de hazırlık süreci var... Ruanda hazırlıklarına, gitmeden yedi hafta önce başlamış mesela. Gorilli filmler, belgeseller izlemiş, bilgi toplamış. Diana Fossey’in ‘Sisteki Goriller’ini mutlaka görmemizi söylüyor. Ha bir de The North Face Mountain Festival (Dağ Festivali) bileti için “Dünyanın en güzel hediyelerinden biri” diyor. Eğer Maldivler’e bakıp iç çekenlerdenseniz, bir tavsiye de size: “Tamam, gitmek ucuz değil, gidiş dönüş bir kişilik uçak bileti 1000 dolara yakın. Otellerse en düşük 100-150 dolardan başlıyor. O halde Türkiye’de 2-3 yıl tatil yapmamayı göze alıp onun yerine aynı parayla Maldivler’e tatile gidebilirsiniz; en azından benim tezim bu.” 

 

GEZECEĞİN VARSA GÖRECEĞİN DE VAR Bir ‘seyahat arsızı’nın gözünden dünya
Serkan Ocak
Hürriyet Kitap, 2019
280 sayfa, 39 TL.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle