GeriKitap Sanat Bir savaşın ‘çinko’ tarihi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir savaşın ‘çinko’ tarihi

Bir savaşın ‘çinko’ tarihi

‘Çinko Çocuklar’da Svetlana Aleksiyeviç, iki tarafta da büyük kayıplara yol açan ‘Sovyet-Afgan Savaşı’nı merkeze alarak cephedeki Sovyet askerinin ve cephe gerisinde görev yapmış sağlık personelinin bireysel tanıklıklarına ve yakınlarının sağ salim dönüşünü hasretle beklemiş olan annelerin, eşlerin, kardeşlerin acılarına ve trajedilerine kulak veriyor.

Svetlana Aleksiyeviç’in ‘2015 Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldıktan sonra yaptığı konuşmada kullandığı “Flaubert, kendisi için ‘kalem-insan’ demiş. Ben de kendim için ‘kulak-insan’ diyebilirim. İnsanın konuşmasını seviyorum, insan sesini seviyorum. En büyük aşkım ve tutkum bu” ifadeleri, ödülün kendisine veriliş sebebini açıklar nitelikteydi. İkinci Dünya Savaşı, Sovyet-Afgan Savaşı, Çernobil faciası, SSCB’nin dağılma süreci gibi faciaları yaşayan araştırmacı gazeteci Svetlana Aleksiyeviç bu olaylara tanık olmuş binlerce kişiyle de röportajlar yaptı. Aleksiyeviç ülkenin resmi tarihine karışarak yitip giden sokaktaki insanların hikâyelerini özgün dokümanter tarzıyla kayıt altına aldı. İsveç Akademisi, Aleksiyeviç’e Nobel Ödülü verdiğinde yazarın ‘yeni bir edebi tür’ yarattığını belirterek, eserlerini de ‘duyguların ve ruhun bir tarihi’ sözcükleriyle betimledi.

MÜHÜRLÜ ÇİNKO TABUTLAR
Sovyetler Birliği 1979-1989 yılları arasında Afganistan’da, sistemin çöküşüne yol açan bir savaşa girdi. Toplam dokuz yıl, bir ay, 12 gün süren bu savaşta yarım milyondan fazla asker görev yaptı. Sovyet Silahlı Kuvvetleri’nin toplam kaybı 15 bin 51 kişi oldu. Sistem tarafından ‘enternasyonal görev!’ diye tabir edilen süreçte 417 subay ve asker kayboldu veya esir düştü. Svetlana Aleksiyeviç, savaşın gerçek tanıklarından dinledikleri ve dinlediklerinin izlerini taşıyan ‘Çinko Çocuklar’da böyle bir savaşı resmi tarihin ötesinde gözler önüne seriyor. Mühürlü çinko tabutlarla ailelerine teslim edilen ‘Çinko Çocuklar’, savaşın ilk kaybedeni aslında. Peki diğer kaybedenler kim? İşte Aleksiyeviç savaşın kalıcı etkilerini anlatan gaziler, doktorlar, hemşireler, anneler, eşler ve kardeşlerin acı ve trajedilerden gelen seslerine kulak veriyor kitabında. Tarihin emniyetli bir şekilde mühürlendiğine inanmanın rahatlığını elimizden alıyor. Mühürlü çinko tabutlar aralanınca roman gibi hayatlar ortaya çıkıyor. Bu insanların hikâyelerini birbirine bağlayarak anlatımını sürdürüyor Aleksiyeviç. O aralıktan Sovyet-Afgan savaşının gerçeğini gösteriyor. Geri dönmüş gazilerin utancı, geride kalanların endişe ile dolu yaşamları. Yazının sonunu da o tanıklara bırakmak en iyisi olacak galiba.

Topçu alayı propaganda görevlisi bir binbaşı şunları söylüyor mesela: “Kimin savaşıydı bu? Annelerin savaşı, onlar savaştılar. Ve gözyaşları akıncaya kadar savaşacaklar. Bizlere bakacaklar, bizler için yalvaracaklar. Ruhlarımız için.” Bir anne ise “Tabuta refakat edene soruyorum: ‘İçinde oğlumun cenazesi var mı gerçekten?’ - ‘Ben onu tabuta yerleştirirlerken gördüm. Oğlunuz orada.’ Ona bakıyor, ısrarla bakıyorum, sonunda başını eğerek: ‘Tabutta ondan kalanlar var...’ diyor.” Savaşa giden fakir askerlerden bir topçu er de, “Ben bir tek kez bile savaşta insan öldürülmez diye bir şey duymadım. Sadece barış zamanında insan öldürenler yargılanır. Onlar katildir. Ama savaşta yapılan bu işe başka bir isim veriliyor: ‘Bir oğulun anavatan önündeki borcu’, ‘Kutsal erkek görevi’, ‘Yurdun müdafaası’.”

Bir savaşın ‘çinko’ tarihi
ÇİNKO ÇOCUKLAR
Svetlana Aleksiyeviç
Çeviren: Serdar Arıkan, Fatma Arıkan
Kafka Kitap, 2018
392 sayfa, 29 TL.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle