Kitap Sanat Haberleri

    Bir matador ve bir tarih

    NAZLI YILDIRIM
    04.03.2018 - 16:36 | Son Güncelleme:

    Dominique Lapierre ve Larry Collins’in ortak eseri ‘Yasımı Tutacaksın’, İspanya İç Savaşı’nı konu edinen, güçlü bir roman. İspanya’nın bir iç savaşta nasıl yok olduğunu, yok oluşunun insanlığın üzerindeki etkilerini tüm çıplaklığıyla sergilemesi, insanın kendisini unuttuğu, nefretin zirveye ulaştığı bir süreçte neler olabileceğini en iyi şekilde izah edebilmesi açısından önemli bir değer...

    Larry Collins ve Dominique Lapierre

    “Burada İspanya’nın yarısı yatıyor: Öbür yarısının kurbanı oldu.” Mariano Jose De Larra

    İki dünya savaşı arasında yaşanan İspanya İç Savaşı birçok esere yansımıştır. İspanya’nın iç savaş ile nasıl bölündüğünü konu edinen, çağa birinci dereceden tanıklık eden Hemingway’in eseri ‘Çanlar Kimin İçin Çalıyor’ belki de bunlar içinde en bilinenidir. İspanya’yı en yakından anlatan bir diğer önemli eser ise detaylı ve titiz örgüsüyle ‘Yasımı Tutacaksın’dır. Nazım Hikmet’in İspanya’nın iç savaşından bahsettiği ‘Karanlıkta Kar Yağıyor’ şiiri de etkileyicidir:
    “Karanlıkta kar yağıyor/Sen Madrid kapısındasın/Karşında en güzel şeylerimizi/Ümidi, hasreti, hürriyeti/Ve çocukları öldüren bir ordu.”
    ‘Yasımı Tutacaksın’ yoğun incelemelerin, sayısızca yapılan mülakatların ürünüdür. Kitapta ünlü matador El Cordobes’in hayatı anlatılırken, arka planda bir ülkenin, bir ulusun ve insanlığın savaşı ve hüznü de işlenir.
    Ablasına bir ev satın almak için boğalarla kıyasıya mücadele eden, matador olma hayalini gerçekleştirme hırsıyla defalarca dayak yiyen, hapishaneye düşen, derin yaralar alan, doğduğu kentten kovulan Manuel Benitez’in, nasıl ünlü El Cordobes olduğunun hikâyesidir ‘Yasımı Tutacaksın’. Günün birinde önemli biri olmak isteyen Manuel Benitez, “elinde puro tutan, bir arabası ve hasır şapkası olan bir adam” olarak o anı tadabilmek için hayatın en çetin mücadelesini İspanya’nın iç savaş yıllarında verir. Darbe üstüne darbe yiyen Cumhuriyetçiler yenilir. Milliyetçilerin kazanması ile üç yıl süren savaş nihayete erer. Çarpışmalarda yaklaşık “altı yüz bin İspanyol öldü, iki milyondan fazlası yaralandı ya da sakat kaldı. Yarım milyon ev yıkıldı veya hasar gördü. Yüz seksen üç kasaba yerle bir oldu, iki bin kilise yakıldı, ülkedeki besi hayvanların üçte biri katledildi, demiryollarının neredeyse yarısı tahrip edildi. Ama en kötüsü, üç yıl süren bu savaş yüzünden İspanya’nın ödediği ahlaki ve manevi bedeldi. (…) Kardeşin kardeşi öldürdüğü bir savaşın psikolojik mirasının silinmesi için on yıllara ihtiyaç olacaktı.”
    Savaş bittikten sonra başlayan açlık, ablasıyla birlikte yaşayan Manuel Benitez’in en zor yılları olacaktır. “Alaydaki candan bir asker, Angela Benitez’in avucuna bir çikolata parçası sıkıştırırdı. Çikolatayı, sanki bu mütevazı hediyeyi kısa hayatlarındaki bütün acıları yok edecekmiş gibi, zaferle çocuklarına götürürdü.” Başa geçen General Franco, otuz altı yıl boyunca demir yumrukla, yaptığı katliamlarla ve insan onuruna aykırı davranarak yönetir ülkeyi. General Franco dönemi, Manuel Benitez için içe kapanma ve hesaplaşma dönemidir. Para kazanmanın, zenginliğe erişmenin yolu arenalardan geçer. Benitez gibi para kazanma hayaliyle binlerce genç arenalarda matador olmak için kıyasıya yarışırlar. Manuel Benitez, birçok başarısızlığın ardından üne kavuşur ve İspanya tarihinin en çok ücret alan matadoru unvanına sahip olur.

    BİR İSPANYA FOTOĞRAFI
    Hayatla bir kumar oynayacağını ablasına söyleyen Benitez’in hayatı, İspanya’da yaşanılan zorlukların bir aynası gibidir adeta. Kitapta, Benitez’in hayatından bahsedildiği kısımlar tek solukta okunacak denli yoğun iken, İspanya tarihinden bahsedilen kısımlar ise durağandır. İki yazarın tarihe yansız yaklaşımı, olayları milliyetçi ya da cumhuriyetçi taraftar penceresinden bakarak anlatmamaları önemli bir açıklık getirir kitaba. Bölüm bölüm ilerler eser. Benitez’in hayatı bölümlere ayrılır ve araya konulan bölümlerde de İspanya tarihi anlatılır. İspanya tarihi denilse bile bu kitabı bir tarih kitabı olarak okumak mümkün değil. Tarihte kırılma yaratmış bir dönemin El Cordobes’in gözünden kağıda dökümüdür ‘Yasımı Tutacaksın’.
    Toplumsal, ekonomik, siyasi, dinsel güçlerin yerle bir edildiği İspanya’da El Cordobes’in düşsel yolculuğunda nasıl yürüdüğüne, yolculuğunda nelerle karşılaştığına tanıklık ederek serüvenin sonuna kadar okurunu yanı başında tutar kitap. Kimi zaman duyarsız ve acımasız kimi zaman sevecen ve iyi niyetli devam eder. İspanya’nın bir iç savaşta nasıl yok olduğunu, yok oluşunun insanlığın üzerindeki etkilerini tüm çıplaklığıyla sergilemesi, insanın kendisini unuttuğu, nefretin zirveye ulaştığı bir süreçte neler olabileceğini en iyi şekilde izah edebilmesi açısından önemli bir değerdir bu yapıt.
    İlk olarak 1972’de Payel Yayınevi’nden çıkan ve geçtiğimiz günlerde Filiz Çakır’ın akıcı ve sade çevirisiyle Alakarga Yayınları tarafından okura sunulan ‘Yasımı Tutacaksın’ ile Dominique Lapierre ve Larry Collins ikilisi bir tarihi eser oluşturmanın ötesinde bir sanat eseri ortaya çıkarmışlar. El Cordobes’in hayatına yansıyan dönemin kültürel değerleri, ‘büyük medeniyet’in bir parçasıdır aslında. İnsanlığın karşı karşıya kaldığı olayların ayrıntısına kadar anlatısı, kahramanın yaşantısına sıçrayan yerlerin ışığında devam eder. İspanya’nın birçok açıdan çekilmiş fotoğrafıdır ‘Yasımı Tutacaksın’.

    YASIMI TUTACAKSIN Bir matador ve bir tarih
    Dominique Lapierre, Larry Collins
    Çeviren: Filiz Çakır
    Alakarga Yayınları, 2017
    536 sayfa, 32 TL.

     

     

    Etiketler:
    Son Dakika Haberler
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı