GeriKitap Sanat Bir mandolinden çok daha fazlası
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir mandolinden çok daha fazlası

Bir mandolinden çok daha fazlası

Grammy ödüllerine aday gösterilen ilk mandolin sanatçısı Avi Avital, 9 Ocak’taki İş Sanat konseri öncesi sorularımızı yanıtladı.

Mandolin, enstrüman olarak size ne ifade ediyor?
Mandolin çok net bir sistematiğe sahiptir. Ses, sıkı bir metal telle plastikten yapılmış bir parçanın birleşimiyle ortaya çıkar. Bu nedenle sesler çok net gelir. Bu sesleri orkestrayla çalmanın, tüm müzik enstrümanlarıyla bütünleşmesinin her zaman çok tatmin edici olduğunu görüyorum. Tellerin karakteri, notaların devamlılığı, mandolinin ön plana çıkması için güzel bir kontrast içerir.

◊ Müziğinizin uzandığı coğrafyalardan biraz bahsedebilir misiniz? Sizi en çok hangi kültürler etkiliyor?
Gerçekten de her zaman, farklı müzik türlerine, özellikle nesiller boyunca geleneklere dayanan müziklere ilgi duydum. Akdeniz’i çevreleyen kültürlere doğal bir ilgi duyuyorum: İsrail’de doğdum, ailem Fas’tan geliyor, onların kökenleri İspanya’ya dayanıyor ve 20’li yaşlarımın çoğunu İtalya’da geçirdim. Akdeniz’de kendimi evimde hissediyorum. Bir dolu çeşitlilik ve hepsini birleştiren bir unsur var. Sonraki projelerimde Akdeniz’in yeniden ilham kaynağım olmaya devam edeceğinden eminim.

◊ Mandolin dünyasının parlayan yıldızısınız diyebiliriz. Bu özel enstrümanla bağınız nasıl gelişti ve klasik müzik dünyasındaki yerini nasıl görüyorsunuz?
Mandolin için repertuvar gerçek anlamda sınırlıdır. Klasik müzik tarihi boyunca, mandolin neredeyse her zaman ‘amatör’ bir enstrüman olarak düşünüldü ve bu nedenle büyük bestecilerin neredeyse hiçbiri mandolini kullanarak önemli müzik parçaları yazmamıştı. Ancak mandolinin bu imajının son yıllarda büyük ölçüde değiştiğini hissediyorum. Mandolin için bir canlanma vakti geldi, tıpkı bir önceki yüzyılda klasik gitarda olduğu gibi. Geçen ay, Carnegie Hall’da, benim için yazılmış olan ‘No.100’ isimli eserin prömiyerini yaptık. Bu büyük bir kişisel başarı ama bundan daha fazlası; mandolinin bugünlerde müzik tarihinde kazandığı yer hakkında da çok şey söylüyor. Ayrıca farklı enstrümanlar için yazılmış klasik parçaların düzenlemelerini de birbirine entegre ediyorum.

◊ Omer Avital ile yakın iki dostsunuz. Beraber müzik yapma fikri nasıl ortaya çıktı?
Bu projede Omer Avital ile çalışmak, aramızda gerçekten özel bir bağ yarattı. Farklı olduğumuzu bilerek bu projeye girdik. Ben klasik müzik üreten bir müzisyenim, Omer Avital ise esas olarak bir caz müzisyeni. Ancak süreç boyunca, aslında ne kadar ortak noktaya sahip olduğumuzu keşfettik. Benzer kökenler (ikimizin de ailesi Faslı), benzer bir müzik keşfi ve müzik yapmadaki benzer tutkumuz... Dünyayı turlayarak çok daha yakın arkadaş olduk. Bu hissin, albümde ve sahnede de duyulduğunu düşünüyorum.

◊ Klasik müzik dışında hangi müzik türlerini dinliyorsunuz?
Lisede çok fazla rock dinlerdim ve hâlâ klasik müziğin yanı sıra en çok dinlediğim şey. 90’lardan Nirvana, Pixies, Pearl Jam ve elbette The Doors, The Beatles... Son zamanlarda çokça caz dinliyorum, özellikle Ortadoğu cazının cazibesine kapıldım.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle