GeriKitap Sanat Bir görüntünün çağrıştırdıkları
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir görüntünün çağrıştırdıkları

Bir görüntünün çağrıştırdıkları

Televizyonda karşıma çıkan bir kare. İstanbul’dan giden genç bir kadın, kızaklı faytonda oturmuş, donan Çıldır Gölü’nde dolaşmanın tadını çıkarıyor. Bu görüntü beni de o coğrafyaya götürdü.

Son yıllarda kış turizminin gözde mekânlarının başında geliyor Kars. Özellikle Çıldır Gölü üzerinde kızaklı faytonla dolaşmak, donmuş gölün üzerinde balık tutmak. Çıldır Gölü’ne yıllar önce gitmiştim, kıyısındaki bir lokantada akşam yemeği yedim. Köy Enstitüsü kuşağının iyi yazarı Dursun Akçam’ın adına kurulan kültür merkezinin açılışı için Ardahan’a gitmiştim. Çile çeken yazarlar kuşağındandır. Akçam, 12 Mart’ta hapse girmiş, Yargıtay kararıyla aklanmıştı. 12 Eylül’den sonra Almanya’ya göç etmek zorunda kalmış, 11 yıl sürgünde yaşamıştı. Sonra Türkiye’ye dönüp Kuşadası’na yerleşmişti. 1930’da Ardahan’da doğmuş, 2003’te de Kuşadası’nda ölmüştü. Toplumcu gerçekçi edebiyatın Anadolu coğrafyasındaki temsilcisiydi.

Açılış programını oğlu Alper Akçam düzenlemişti. Her yıl daha genişleyen ilgiyle şenlikleri sürdürüyor. Ardahan’ın Dursun Akçam için önemi büyüktü. Oradaki Cılavuz Köy Enstitüsü’nde okumuştu. Seyahate arkadaşımız Doğaner Gönen’le birlikte gitmiştim. Kars’ta uçaktan inip kiraladığı otomobille Ardahan’a hareket etmiştik. Ardahan’da açılan Dursun Akçam Kültür Merkezi’ne o günden itibaren çocuklar gelmeye, bilgisayarların başında çalışmaya başladılar. Bu sahneyi görmek beni fazlasıyla mutlu etti. Bu ana tanık olsaydı, çektiği çilelerin, verdiği emeklerin hasadını görmüş olurdu.

Enstitülerin okuma koşullarını, çektikleri sıkıntıları bildiğim, okuduğum için, oradaki gençleri şanslı görüyordum. Soğukta ısınmak için odunlarını bile kendileri temin eden enstitülüleri her zaman saygıyla anmışımdır. Kızak faytonda gezenleri görünce şöyle düşündüm; şimdi sefa sürdükleri bu yerlerin insan tarihini merak ettiler mi hiç? Turistik gezilerin insanın o coğrafyanın tarihini de tanıması için bir fırsat olduğunu düşündüler mi? Ben gidilen, gezilen her yerin tarihinin, edebiyatının okunmasını, tarihi yapılarının görülmesini umuyorum. Acaba Kars’ı gezdiren rehberler tarihini ne kadar anlatıyor? Yoksa sadece Kars kaşarı tavsiyesinde bulunmakla mı yetiniyorlar? Cılavuz Köy Enstitüsü’nün adı geçti mi anlatımlarında? Ben açıklamasız gezilerden asla zevk almam.

Gelelim yazımızın amacına: Dursun Akçam’ın kitaplarını okuyun. Özellikle ‘Kanlı Derenin Kurtları’nı. Doktorluğu bırakıp kendini edebiyata adayan oğlu Alper Akçam’ın da okunmasını salık veririm. Roman, öykü, deneme alanında kitapları var. ‘Karnaval ve Türk Romanı’, ‘Dilin Dört Atlısı’ mutlaka okunmalı. Dursun Akçam’ın kuşağını, Köy Enstitülerini tanımadan Türkiye’yi, Türk edebiyatını anlayamazsınız.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle